Mâlikî fakihi Cündî

Özellikle hayatının ilk devresi hakkında şöhretine kıyasla çok az bilgi bulunan Cündî'nin ata mesleği olan askerliğe meylederek Mısır ordusunda bir süre görev yaptığı anlaşılmaktadır. Daha sonra bu görevden ayrılmasına rağmen ömrünün sonuna kadar askerî üniformasını çıkarmadığı için "Cündî" (ordu mensubu) nisbesiyle tanınmıştır. Babasının da aynı meslekten olması sebebiyle İbnü'l-Cündî diye de anılır. Babası Hanefî olduğu halde kendisi hocalarından İbnü'l-Hâc el-Abderî'nin tesiriyle Mâlikî mezhebine meyletti. Abdullah b. Süleyman el-Menûfî'den fıkıh, Ebü'l-Ferec Abdurrahman b. Muhammed el-Makdisî'den hadis, Burhâneddin İbrâhim b. Lâcîn er-Reşîdî'den Arapça ve fıkıh usulü okudu. Hocası Menûfî'nin ölümü üzerine onun ders halkasını devraldı. Daha sonra Şeyhûniyye Medresesi'nde müderris oldu. Ders halkası talebelerle dolup taşan Cündî'ye fetva sormak için de pek çok kişi başvururdu. Talebeleri arasında Burhâneddin İbn Ferhûn, Behrâm b. Abdullah ed-Demîrî, Halef b. Ebû Bekir en-Nahrîrî, Cemâleddin Yûsuf b. Hâlid el-Bisâtî gibi âlimler bulunmaktadır.

Mısır'da Mâlikî mezhebinin önderliğini yapan Cündî, fıkıh yanında Arap dili ve edebiyatı, hadis ve ferâiz alanlarında da uzmandı. Talebelerinden Burhâneddin İbn Ferhûn onun hadis rivayetinde güvenilir olduğunu belirtmektedir. Hac için Mekke ve Medine'ye gitmesi dışında Kahire'den ayrılmamasına rağmen Mâlikî fıkhına dair el-Muhtasar adlı eseri Kuzey Afrika Mâlikîler'i arasında büyük itibar gördü. Bu bölgede Sîdî Halîl adıyla tanınan âlimin şöhreti İslâm dünyasının her tarafına yayıldı.

Bazı kaynaklar Cündî'nin Şevval 770'te (Mayıs 1369) İskenderiye'nin hıristiyan işgalinden kurtuluşu için savaştığını belirtmekteyse de bu bilgi ihtiyatla karşılanmalıdır. Zira 767 Muharreminde (Ekim 1365) İskenderiye'yi yağmalayan Frenkler'in kısa bir süre sonra kendiliklerinden çekildikleri bilinmektedir. Altmış dokuz yaşlarında iken Kahire'de vefat eden Cündî'nin ölüm tarihiyle ilgili rivayetler de farklıdır. Bazı kaynaklarda 749 (1348) ve 769 (1368) yılları verilmekle birlikte bunlardan birincisi hocası Menûfî'ye, ikincisi ise muhtemelen yine İbnü'l-Cündî künyesiyle tanınan Ebû Bekir Abdullah b. Aydoğdu b. Abdullah el-Cündî'ye aittir. Kaynakların büyük çoğunluğu 767 yılı üzerinde ittifak etmekle birlikte Ahmed Bâbâ et-Tinbüktî, Cündî'nin bir talebesinden gelen rivayete dayanarak 13 Rebîülevvel 776 (22 Ağustos 1374) tarihini benimsemiştir.

Eserleri. 1. el-Muḫtasar*. En meşhur eseri olup Mâlikî fıkhına dairdir. Cezayir, Fas, Tunus gibi Kuzey Afrika ülkelerinde "el-Kitâb" diye tanınan eser, bu bölge müslümanları arasında Mâlikî mezhebinin temel kitaplarından olan el-Muvaṭṭaʾ ve el-Müdevvenetü'l-kübrâ'ya tercih edilegelmiştir. Birçok baskısı bulunan eserin (meselâ Paris 1855; Bulak 1293; Fas 1300; Kostantîne 1878) altmışın üzerinde şerh ve hâşiyesi vardır. Bunlardan Bisâtî, Mevvâk, Hattâb, Muhammed b. Abdullah el-Haraşî, Zürkānî ve Derdîr'e ait olanlar en meşhurlarıdır. Çok erken tarihlerde müsteşriklerin de dikkatini çeken eser Fransızca'ya, İngilizce'ye ve İtalyanca'ya tercüme edilmiş, ayrıca çeşitli çalışmalara konu olmuştur. 2. et-Tavżîḥ. İbnü'l-Hâcib'in Mâlikî fıkhına dair el-Muḫtaṣar adlı eserinin şerhi olup özellikle Kuzey Afrika'da çok meşhurdur. 3. Kitâbü'l-Menâsik. Hac menâsikiyle ilgilidir. Brockelmann bu eser üzerine Hattâb'ın yaptığı bir şerhe ait yazma nüshayı kaydetmektedir (GAL Suppl., II, 99). Ancak kaynaklar, Hattâb'ın konuyla ilgili Hidâyetü's-sâliki'l-muhtâc li-beyâni fiʿli'l-mutemir ve'l-hâc adlı bir eserini zikretmekle birlikte bunun Kitâbü'l-Menâsik'in şerhi olduğuna dair herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır (ayrıca bk. GAL, II; 508, Suppl., II, 537); 4. Âdâbü's-sülûk. Cenneti kazanmanın yollarını anlattığı tasavvufî mahiyette bir eserdir. 5. Menâkıbü'ş-Şeyḫ ʿAbdillâh el-Menûfî. Hocası Menûfî'nin hayatı ve menkıbeleriyle ilgili bir risâledir. 6. Muḥazzirâtü'l-fühûm fîmâ yeteʿallak bi't-terâcim ve'l-ʿulûm (bu eserlerin yazma nüshaları için bk. GAL, I, 373; II, 102-103; Suppl., I, 538; II, 96-99; Muhammed Riyâz el-Mâlih, I, 37-38; Zeydân, III, 254).

Bunlardan başka kaynaklarda zikredilen diğer bazı eserleri de şunlardır: Şerḥu Muḫtaṣarı İbni'l-Ḥâcib (İbnü'l-Hâcib'in fıkıh usulüyle ilgili meşhur eseri Müntehe's-sûl ve'l-emel'in yine kendisi tarafından yapılan el-Muḫtaṣar adlı özetinin şerhidir); Şerhu'l-Müdevvene (Sahnûn'un Mâlikî fıkhına dair meşhur eseri el-Müdevvenetü'l-kübrâ'nın şerhi olup "Kitâbü'l-Hacc"a kadardır); Şerḥ ʿalâ Elfiyyeti İbn Mâlik (İbn Mâlik et-Tâî'nin Arapça grameriyle ilgili eseri Elfiyye'nin şerhidir); Zabtü'l-müveccehât ve taʿrîfühâ.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN