Yâzicî, ibrâhim b. nâsîf

2 Mart 1847 tarihinde Beyrut'ta doğdu. Aslen Humuslu olup daha sonra Lübnan'a göç eden hıristiyan bir aileden gelmektedir. Dedelerinden biri Osmanlı bürokrasisinde kâtiplik yaptığı için aile "Yâzicî" diye tanınmıştır. İlk eğitimini dönemin âlimlerinden olan babasından aldı. Şeyh Muhyiddin el-Yâfî'den Hanefî fıkhı okudu. Özellikle Arap dili ve edebiyatı üzerine yoğunlaştı, bu dilin gramer ve edebiyatının önemli eserlerini ezberledi. İngilizce ve Fransızca'yı iyi derecede öğrendi; matematik, fizik gibi ilimlerle de uğraştı. Bu alanlardaki çalışmalarıyla Avrupa'da şöhret kazandı, Paris ve El Salvador'daki astronomi derneklerine üye seçildi (Filib dî Tarrâzî, II, 90). Yeni bir yıldız keşfettiğinden kâşif astrologlardan sayıldı. İsveç Kralı II. Oskar tarafından bilim ve sanat ödülüne lâyık görüldü. Yazı hayatına el-Cinân ve en-Necâḥ dergilerinde başladı. Daha sonra yaklaşık dokuz yıl Cizvit papazları için Kitâb-ı Mukaddes'in ve diğer bazı dinî metinlerin Arapça'ya tercümeleriyle ve diğer tercümelerin tashihiyle uğraştı. Bu amaçla İbrânîce ve Süryânîce öğrendi. Başta el-Medresetü'l-bıtrîkıyye olmak üzere bölgedeki okullarda dil ve edebiyat dersleri verdi, pek çok edebiyatçının yetişmesine katkıda bulundu. Bu hizmetlerinden dolayı Sultan Abdülhamid tarafından Osmanlı nişanı ile taltif edildi. 1873'te Cem'iyyetü zehreti'l-âdâb ve 1875'te Gizli Beyrut Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı. 1884'te arkadaşları Beşşâre Zelzel ve Halîl Saâde ile birlikte bir yıl süreyle eṭ-Ṭabîb dergisini çıkardı.

Oymacılıkta da yetenek sahibi olan İbrâhim el-Yâzicî, 1886'da Halîl Serkis'in dökümhanesinde Beyrut'taki matbaa için bugün Serkis harfleri diye bilinen ilk Arap harfleri kalıplarını hazırladı. Onun kalıba döktüğü harfler Suriye ve Mısır'ın yanı sıra Amerika'da Arapça kitapların basımında yaygın biçimde kullanıldı. Gazeteciliğin önemini kavrayan, ancak bu mesleği Lübnan'da rahatça yapamayacağını anlayan Yâzicî 1894 yılında çıktığı Avrupa gezisinden sonra Mısır'a giderek burada 1897'de el-Beyân, 1898'de eż-Żiyâʾ dergisini çıkarmaya başladı. Birinci dergi uzun ömürlü olmadı; Arap dili ve edebiyatına dair makalelerini yayımladığı ikincisinin neşrini vefatına kadar sürdürdü. 28 Aralık 1906'da Mısır'da öldü ve Beyrut'taki aile kabristanına gömüldü.

İbrâhim el-Yâzicî eserleriyle yeni bir şey ortaya koymamakla birlikte bilhassa Arap dilinin inceliklerine yoğunlaşmıştır. Îsâ Mîhâîl Sâbâ, onun nesirde yenilikler yaptığına ve dönemindeki yazarlardan tamamen farklı bir üslûp kullandığına vurgu yapar (eş-Şeyḫ İbrâhîm el-Yâzicî, s. 8-9). Corcî Zeydân da üslûbunu İbnü'l-Mukaffâ'ın üslûbuna benzetir, hatta ondan daha üstün tutar (Terâcimü meşâhîri'ş-şarḳ, II, 111). İbrâhim el-Yâzicî zamanının dil ve inşâ üstadı olarak şöhret kazanmış, kaleme aldığı ağır eleştirilerle dönemin yazarlarını daha titiz yazmaya zorlayarak gazete dilinin seviyesini yükseltmiş, yazılarında son derece beliğ ve fasih bir dil kullanmıştır. Bunda, daha gençlik yıllarında iken el-Cinân dergisinde Ahmed Fâris eş-Şidyâk'ın, babası Nâsîf el-Yâzicî'ye yönelttiği eleştiriler ve babasının bu eleştirilere verdiği sert cevaplar sonucu ortaya çıkan tartışmaların etkili olduğu söylenebilir. "Aġlâṭü'l-müvelledîn" adlı makalesinde dil ve gramer âlimlerinin yaptığı dil hatalarını en büyük kusur olarak görmüş, pek çok kişiyi de eleştirmiştir. Ayrıca yeni ilmî terimlerin Arapça karşılıklarının bulunması çalışmalarına önemli katkılar sağlamıştır. Gençliğinde şiirle de uğraşmış, ancak daha sonra nesir üzerine yoğunlaşmıştır. Beliğ bir üslûpla nazmettiği az sayıdaki şiirini eski ve yeni üslûbun bir araya getirildiği, mecaz ve diğer edebî sanatların kullanıldığı, yer yer sosyal konuların işlendiği şiirler olarak tanımlamak mümkündür. Bazıları, "Tenebbehû istefîḳū eyyühe'l-Arab" (Uyanın ve kendinize gelin ey Araplar) diye başlayan meşhur şiirinden dolayı kendisini Osmanlı idaresine karşı çıkan, milliyetçi Arap şairlerinin öncüsü kabul eder. Gençliğinde yazdığı, çoğu vatan ve millet sevgisine dair hamâsî şiirlerden oluşan divanı el-ʿİḳd: Dîvânü İbrâhîm el-Yâzicî adıyla basılmıştır (Kahire 1907; Beyrut 1983). Ayrıca babasının başladığı el-ʿArfü'ṭ-ṭayyib fî şerḥi Dîvâni Ebi'ṭ-Ṭayyib adlı Mütenebbî divanının şerhini tamamlamıştır (I-II, Beyrut 1882; Beyrut, ts. [Dâru Sâdır]).

Eserleri: Arap Grameri ve Sözlük. 1. Muḫtaṣaru Nâri'l-ḳırâ fî şerḥi Cevfi'l-ferâ. Babasının nahve dair eserinin özetidir (Beyrut 1904).

2. Muḫtaṣarü'l-Cümâne fî Şerḥi'l-Ḫızâne. Yine babasının sarfa dair eserinin özetidir (Beyrut 1889, 1904).

3. Meṭâliʿu's-saʿd li-muṭâliʿi'l-Cevheri'l-ferd fî uṣûli'ṣ-ṣarf ve'n-naḥv. Babasının kaleme aldığı eserin şerhidir (Beyrut 1875, 1888).

4. Nücʿatü'r-râʾid ve şirʿatü'l-vârid fi'l-müterâdif ve'l-mütevârid. Üç cilt olup birinci ve ikinci ciltleri basılmıştır (3. bs., Beyrut 1985).

5. el-Ferâʾidü'l-ḥısân min ḳalâʾidi'l-lisân. "Ḥâ" harfine kadar gelen bir okul sözlüğüdür (Lübnan Hureysa'daki Cizvit manastırında bir nüshası bulunmaktadır).

6. Tenbîhâtü'l-Yâzicî ʿalâ Muḥîṭi'l-Bustânî (nşr. Yûsuf Şelfûn – Cibrân en-Nehhâs, Kahire 1933). Müellif bu eserinde Butrus el-Bustânî'nin Muḥîṭü'l-Muḥîṭ'inde tesbit ettiği yanlışları tashih etmiş, eksikleri tamamlamıştır. Eserin "Bâbü'l-hemze" kısmı Selîm Sem'ûn – Cibrân en-Nehhâs tarafından ayrıca yayımlanmıştır (Beyrut 1970).

Diğer Eserleri. 1. Tenbîhât ʿalâ luġati'l-cerâʾid. Gazete ve dergilerde yapılan dil hatalarına dair bir eserdir (Kahire 1901; Beyrut 1984).

2. Resâʾilü'l-Yâzicî. Dostlarına, zamanın önemli kişilerine, ilim ve edebiyat erbabına yazdığı mektupları içermektedir (nşr. Yûsuf Toma el-Bustânî, Kahire 1920).

3. Şerḥu'l-Maḳāmeti'l-Bedeviyye. Babasının Mecmaʿu'l-baḥreyn'inde yer alan bir makāmenin şerhidir (nşr. Cibrân en-Nehhâs, İskenderiye 1940).

4. el-ʿUlûm ʿinde'l-ʿArab (Tunus 1988).

5. Edebü'd-dâris fi'l-medâris. el-Medresetü'l-bıtrîkıyye'nin yıllık açılış töreninde verdiği konferansın metnidir (Beyrut 1890).

6. Silsiletü'l-aʿmâli'l-mechûle (li'l-Yâzicî, Unknown Works of Ibrahim el-Yâzicî, der. ve nşr. Michel Jehâ, London 1992).

7. Esʾile ilâ mecelleti'l-Beyân ve'ż-Żiyâʾ ve ecvibetü'ş-Şeyḫ İbrâhîm el-Yâzicî ʿaleyhâ 1897-1906. İki dergi okurunun dil ve edebiyata dair sorularına verdiği cevaplardır. Esere bu cevaplarla ilgili olarak el-Meşriḳ dergisinde kaleme alınan eleştiriler de eklenmiştir (nşr. Yûsuf Kuzmâ Hûrî, Beyrut 1993).

8. Ebḥâs̱ luġaviyye. el-Beyân, eż-Żiyâʾ, en-Necâḥ, eṭ-Ṭabîb dergilerinde yayımlanan dil, dil bilimi ve edebiyat eleştirileriyle ilmî araştırmalara dair makalelerinin bir kısmını kapsar (nşr. Yûsuf Kuzmâ Hûrî, Beyrut 1993).

Bunların dışında Yâzicî'nin el-Muḳteṭaf gibi dergilerde yayımlanan dil, dil bilimi, dil eleştirileri, edebiyata dair makale ve araştırma yazıları arasında "el-Emâli'l-luġaviyye, el-Luġa ve'l-ʿaṣr, et-Taʿrîb, Aġlâṭü'l-ʿArabi'l-ḳudemâʾ, Aġlâṭü'l-müvelledîn, Naḳdü lisâni'l-ʿArab, el-Luġatü'l-fuṣḥâ, el-Luġatü'l-ʿâmmiyye, Aṣlü'l-luġāti's-sâmiyye, el-Mecâz, en-Nebr, eş-Şiʿr" sayılabilir. Yâzicî birçok Arapça eseri dil ve üslûp açısından tashih, tenkih ve tehzip etmiştir. Bunların içinde Cizvit papazlarının Arapça'ya tercüme ettiği Kitâb-ı Mukaddes'i, Cemîl Nahle el-Müdevver'in Târîḫu Bâbil ve Âsûr'u, Şâhîn Atıyye'nin ʿUḳūdü'd-dürer fî şerḥi şevâhidi'l-Muḫtaṣar'ı, Şâkir el-Betlûnî'nin Delîlü'l-hâʾim'i ile Nefḥu'l-ezhâr'ı, iki Cizvit papazının derlediği beş ciltlik Nuḫabü'l-mülaḥ'ı anılabilir. Yâzicî ayrıca Ebü'l-Alâ el-Maarrî'nin Risâletü'l-ġufrân'ını yayımlamıştır (Kahire 1903).

İbrâhim el-Yâzicî'nin hayatı, eserleri ve görüşlerine dair birçok eser kaleme alınmış olup bazıları şunlardır: Mîhâîl Abdüsseyid, Sülvânü'ş-şecî fi'r-red ʿalâ İbrâhîm el-Yâzicî (İstanbul 1289/1872); Antunus Şiblî, eş-Şidyâḳ ve el-Yâzicî; Münaḳaşa ʿilmiyye edebiyye senete 1871 beyne'ş-şeyḫayn Fâris eş-Şidyâḳ ve İbrâhîm el-Yâzicî (Lübnan 1950); Fuâd Efram el-Bustânî, eş-Şeyḫ İbrâhîm el-Yâzicî, el-Fuṣûlü'l-ʿilmiyye: Ders ve münteḫabat (Beyrut 1952); Mîhâîl Savâyâ, İbrâhîm el-Yâzicî: Ḥayâtühû-âs̱âruhû (Beyrut 1960); el-Eb Kümeyyil Huşeyme el-Yesûî, Resâʾil mütebâdele beyne'ş-şeyḫ İbrâhîm el-Yâzicî ve Ḳusṭaki el-Ḥımṣî (Beyrut 1988); Michel Jehâ, İbrâhîm el-Yâzicî (Beyrut 1992).

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN