El bahrür raik nedir?

Müellifin kendi eseri el-Vâfî'nin özetidir. Hanefîler arasında çok muteber olan ve Osmanlı medreselerinde yıllarca ders kitabı olarak okutulan eser bugün bile sahasında en çok başvurulan metinlerdendir. Kudûrî'nin el-Muḫtas̱ar'ı ve Tâcüşşerîa'nın Viḳāyetü'r-rivâye'si ile beraber "el-mütûnü's-selâse" içinde, Abdullah b. Mahmûd el-Mevsılî'nin el-Muḫtâr'ı, Tâcüşşerîa'nın el-Viḳāye'si ve Muzafferüddin İbnü's-Sââtî el-Ba'lebekkî'nin Mecmaʿu'l-baḥreyn'i ile birlikte "el-mütûnü'l-erbaa" arasında sayılmıştır. Kenzü'd-deḳāʾiḳ'in temel özelliği, mezhepteki muteber ve tercih edilen görüşü seçip genellikle delilleri zikretmeden meseleleri kısaca ortaya koymak şeklinde özetlenebilir. Kitabın mukaddimesinde böyle bir muhtasarın hazırlanmasının gerekçesi, hacimli eserlerden kaçınan insan psikolojisinin sık karşılaşılan meseleleri bir araya getiren muhtasarlara yönelmesi olarak gösterilmektedir.

Kenzü'd-deḳāʾiḳ'in mukaddimesinde kaynakları hakkında bilgi verilmezse de el-Vâfî'nin kaynakları arasında İmam Muhammed'in özellikle el-Câmiʿu'ṣ-ṣaġīr, el-Câmiʿu'l-kebîr ve ez-Ziyâdât'ı gibi zâhirü'r-rivâye kitapları, Burhâneddin el-Mergīnânî'nin el-Hidâye'si, Tahâvî'nin el-Muḫtaṣar'ı, Necmeddin en-Nesefî'nin el-Manẓûme'si ve Ebü'l-Leys es-Semerkandî'nin en-Nevâzil'i yanında Halvânî, Necmeddin en-Nesefî, Velvâlicî ve Kādîhan'ın fetva mecmuaları bulunmaktadır.

Muhteva bakımından klasik fıkıh literatürünün özelliklerini yansıtan Kenzü'd-deḳāʾiḳ'in tertibi kitap-bab-fasıl şeklindedir. Muhtasar olması sebebiyle tamamen meseleci yöntem izlenmemiş, benzer hukukî münasebetlere, genel ve ortak niteliklere göre umumi esasları düzenleme tarzı olan soyut kural usulüne de başvurulmuştur. İhtisardan dolayı bazan metinde konunun uzmanları dışındaki okuyucuların anlamakta zorlanacağı muğlak ifadelere yer verilmiştir. Eser üzerine pek çok şerh ve hâşiye yapılmasının sebeplerinden biri de budur. Satır arası Farsça tercümesiyle birlikte basılan eser (I-IV, Delhi 1306/1888; Peşâver-Lahor 1330, 1331) muhtelif şerhleriyle de birçok defa yayımlanmıştır. Kenzü'd-deḳāʾiḳ üzerine birçok çalışma yapılmış olup Kâtib Çelebi'nin saydığı otuza yakın şerh ve hâşiyenin en önemlilerinden bazıları şunlardır: 1. Tebyînü'l-ḥaḳāʾiḳ (Leknev 1302; Kahire 1303; I-VI, Bulak 1313-1315, Şelebî'nin hâşiyesiyle birlikte). Osman b. Ali ez-Zeylaî (ö. 743/1342) tarafından hazırlanan bu şerh İslâm hukukunda güvenilir bir kaynak olma özelliği kazanmıştır. Ebû Hanîfe ve talebeleri yanında daha sonraki Hanefî hukukçularının görüşlerine de yer verilen eserde zaman zaman İmam Şâfiî, Mâlik ve İbn Ebû Leylâ'nın kanaatleri de zikredilmiştir. Fakihlerin ya isimlerini ya da eserlerini kaydeden Zeylaî görüşlerin delillerini de ele almış ve çok teknik hukukî tahlillerde bulunmuştur. Üzerinde Mergīnânî'nin el-Hidâye'sinin tesirleri hissedilen Tebyînü'l-ḥaḳāʾiḳ'te tercihlerin delillendirilmesinde hadislere büyük önem verilmiş ve kaynakları belirtilmiştir. Ebü'l-Abbas Şehâbeddin Ahmed b. Muhammed eş-Şelebî tarafından bir hâşiyesi yapılan eseri Cemâleddin Yûsuf b. Mahmûd er-Râzî ez-Zehrânî Keşfü'r-râʾiḳ (Keşfü'l-ḥaḳāʾiḳ [?], Keşfü'd-deḳāʾiḳ [?]) adıyla ihtisar etmiştir (Beyazıt Devlet Ktp., nr. 2441). 2. Remzü'l-ḥaḳāʾiḳ. Bedreddin el-Aynî'nin (ö. 855/1451) muhtasar bir şerhi olup birçok defa basılmıştır (I-II, Bulak 1285; Bombay 1294, 1299, 1302; Delhi 1287, 1884, 1298, 1315-1317; Leknev 1874, 1877, 1882; I-II, Kahire 1299, 1304, 1309, 1311, 1312, 1902). Eser, Seriyyüddin İbnü'ş-Şıhne'nin (ö. 921/1515) aynı adlı şerhiyle (Süleymaniye Ktp., Fâtih, nr. 1724) karıştırılmamalıdır. Burhâneddin Mevlevî tarafından Aynî şerhindeki terim ve deyimleri açıklayan Luġātü'l-ʿAynî adıyla Farsça bir eser kaleme alınmıştır (Delhi 1298/1881). 3. Müstaḫlaṣü'l-ḥaḳāʾiḳ. Sadrüşşerîf Ebü'l-Kāsım İbrâhim b. Muhammed es-Semerkandî el-Leysî'nin (ö. 907/1501'den sonra) şerhidir (Delhi 1287, 1882, 1313; Leknev 1870, 1874, 1877, 1882, 1884; Cihanpûr 1882; Bombay 1294, 1299; Kahire 1309, 1311). Aynı müellifin Şerḥu ebyâti Müstaḫlaṣi'l-ḥaḳāʾiḳ adlı Farsça şerhi de yayımlanmıştır (Peşâver 1292). 4. Keşfü'l-ḥaḳāʾiḳ ʿan esrâri Kenzi'd-deḳāʾiḳ. İbn Sultân'a (ö. 950/1544) ait olup üzerine talebesi Muhammed el-Behnesî tarafından bir ta'lîkāt hazırlanmıştır. 5. Şerḥu Kenzi'd-deḳāʾiḳ (Hüseynî'nin hâşiyesiyle birlikte, Bulak 1287; Kahire 1294, 1303, 1312, 1324, 1328). Molla Miskîn (ö. 954/1547) tarafından hazırlanmış olup Kenzü'd-deḳāʾiḳ'in önemli şerhlerinden biridir. Eser üzerine Ebü's-Suûd Muhammed b. Ali el-Hüseynî Fetḥullāhi'l-muʿîn, Ahmed b. Muhammed el-Hamevî Keşfü'r-remz ʿan beyâni (ḫabâye)'l-Kenz adıyla birer hâşiye hazırlamışlardır. 6. el-Baḥrü'r-râʾiḳ. Zeynüddin İbn Nüceym (ö. 970/1563) tarafından "el-İcâretü'l-fâside" bahsine kadar yazılmış olan bu şerhe Muhammed b. Hüseyin b. Ali et-Tûrî el-Kādirî bir tekmile, İbn Âbidîn Minḥatü'l-Ḫâliḳ ʿale'l-Baḥri'r-râʾiḳ adıyla bir hâşiye yazmıştır. Eser bu hâşiye ile birlikte basılmıştır (I-VIII, Kahire 1311, 1323, 1334; I-IX, nşr. Zekeriyyâ Umeyrât, Beyrut 1418/1997). Hayreddin b. Ahmed er-Remlî'nin de (ö. 1081/1671) Maẓharü'l-ḥaḳāʾiḳi'l-ḫafiyye adlı bir hâşiyesi vardır. İbn Nüceym, kitabının başında yazılış maksadını açıklarken Kenzü'd-deḳāʾiḳ'in en iyi şerhi olan Tebyînü'l-ḥaḳāʾiḳ'te hilâfiyat üzerinde çok durulmasına rağmen metnin izahının tatminkâr bir şekilde yapılmadığını söyler. Bu eksikliği fetva mecmuaları ve şerhlerden tamamlamayı amaçlayan İbn Nüceym atıflarda bulunduğu kaynakların bir listesini kitabın başında verir. Ayrıca konuları incelerken de kaynaklarını belirterek bunlardan iktibaslarda bulunur. Böylece kendi zamanına kadarki Hanefî fıkıh kitaplarının bir özetini meydana getirir. Eserin başında fıkıh ilminin tanımı, şer'î delillerden çıkarılan hükümlerle bunların hukukî vasıfları ve İslâm hukukunun kaynaklarına dair bir tahlil yer alır. Mezhep imamının, öğrencilerinin ve mezhebin sonraki âlimlerinin görüşlerine yer verilen şerhte tercih edilen ictihadlar belirtilir. Bu arada yer yer diğer mezheplerin görüşleri ele alınarak mukayeseler yapılır ve mezhebin benimsediği hükmün üstünlüğü delillerle gösterilmeye çalışılır. Sık sık tekrarlanan "şârih" kelimesiyle Zeylaî kastedilir. 7. en-Nehrü'l-fâʾiḳ. Sirâceddin İbn Nüceym (ö. 1005/1596) tarafından hazırlanan eser kitabın en pratik şerhi sayılabilir. Bölüm başlarında ilgili terimlerin filolojik ve ilmî izahları yapılmıştır. Şâfiî ve Mâlikîler başta olmak üzere diğer mezheplerin görüşlerine de yer verilmiş, bunların alındığı kaynaklar açıkça zikredilmiş, delil olarak kullanılan hadisler değerlendirilerek tahrîci yapılmıştır. Müellif eserinde kardeşi Zeynüddin İbn Nüceym'in el-Baḥrü'r-râʾiḳ'ine de eleştiriler yöneltmiştir. Ayrıca eserde secili ifadeler ve şiirlerle süslenen bir dil kullanılmış, fıkhî ahkâmla doğrudan alâkalı olmayan edep ve ahlâk ilkelerine de yer verilmiştir. Hükümlerin tesbitinde hukuk metodolojisi kurallarının rolü ve uygulanışı zaman zaman gösterilmiştir. Eserin çeşitli kütüphanelerde birçok yazma nüshası bulunmaktadır

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN