Adnânîler’e mensup bir Arap kabilesi Zübyân (benî zübyân)

Kabileye adını veren Zübyân'ın nesebi Zübyân b. Bagīd b. Reys b. Gatafân b. Sa'd b. Kays Aylân b. Mudar b. Nizâr b. Mead yoluyla Adnân'a ulaşır. Bagīd'in diğer oğulları Enmâr, Âmir ve Abs'ın soyundan Zübyân'ın kardeş kabileleri meydana gelmiştir. Gatafân'ın başlıca kollarından biri olan Zübyân'ın soyu oğulları Fezâre ve Sa'd yoluyla devam etmiştir. Fezâre, Mürre ve Sa'lebe b. Sa'd olarak üç kola ayrılır. Gerek mensuplarının çokluğu gerek İslâm tarihinin ilk dönemindeki rolleri dolayısıyla bu kabilelerin en meşhuru Benî Fezâre'dir. Benî Zübyân, önceleri Teymâ ve Havran arasındaki bölgeye yerleşmişti. İslâm'ın zuhuru esnasında kabile Medine'nin 175 km. kuzeydoğusundaki Rebeze ve Şerebbe bölgesinde yaşıyordu (Taberî, III, 243-248; İbn Abdürabbih, VI, 20-21; Yâkūt, I, 68).

Benî Zübyân'ın Câhiliye dönemindeki faaliyetleri, eyyâmü'l-Arab'ın en meşhurlarından Dâhis ve Gabrâ gibi çoğu Araplar arasında darbımesel haline gelmiş ünlü savaşlarla ilgilidir. Dâhis savaşı, Zübyân'ın ileri gelenlerinden Huzeyfe b. Bedr ile kardeş kabile Abslı Kays b. Züheyr'e ait atların yarışması sırasında Zübyânlılar'ın haksızlık yapması yüzünden patlak verdi. Zübyân ve Abs arasında başlayan savaş diğer bazı kabilelerin de katılmasıyla giderek büyüdü ve yaklaşık kırk yıl sürdü. Bu savaşlar iki kabileye mensup muallaka şairlerinden Nâbiga ez-Zübyânî ile Antere el-Absî'nin şiirlerinin başlıca temalarından biri olduğu gibi, iki kabile arasında barışın sağlanmasındaki rolleri dolayısıyla Hâris b. Avf el-Mürrî ile Herim b. Sinân el-Mürrî, yine muallaka şairlerinden Züheyr b. Ebû Sülmâ el-Müzenî'nin şiirlerinde sıkça övülmüştür. Benî Zübyân, Abs kabilesiyle barıştıktan sonra Gatafân'ın diğer kollarıyla birlikte hareket ederek güçlü rakipleri olan güney komşuları Hevâzin ile Süleym'i yendi (İbn Kuteybe, s. 606-607; Belâzürî, XII, 185-187; XIII, 156-170; İbn Abdürabbih, VI, 17-19).

Hz. Peygamber 8 (630) yılında Ci'râne'den döndükten sonra Benî Zübyân'ın Sa'lebe b. Sa'd kolu, 9 (630) yılında Tebük Seferi dönüşünde de Benî Fezâre ve Benî Mürre kendisine elçiler gönderip müslüman olduklarını haber verdiler. Fezâre ve Mürre heyetleri, yaşadıkları yerlerde kuraklığın hüküm sürdüğünü bildirerek Resûl-i Ekrem'den dua etmesini istediler; onun duası üzerine de yağmur yağmaya başladı. On üç kişilik Benî Mürre heyetinin başkanlığını daha önce Müslümanlığı kabul eden Hâris b. Avf yaptı. Heyettekilere çeşitli hediyeler veren Resûlullah, İslâm'ı öğretmek üzere ensardan birini onlarla birlikte gönderdi. Bu sahâbînin Benî Sa'lebe mensupları tarafından öldürülmesi Resûlullah'ı çok üzdü ve diyet olarak Hâris'in Medine'ye yolladığı yetmiş deveyi maktulün vârislerine teslim etti. Resûl-i Ekrem'in aynı yıl Benî Zübyân'a Abdullah b. Lütbiyye el-Ezdî'yi zekât âmili sıfatıyla gönderdiği rivayet edilmektedir (İbn Sa'd, II, 147; İbn Hacer, II, 363).

Resûlullah'ın vefatından sonra Benî Zübyân'ın Fezâre, Mürre ve Sa'lebe kolları Abs ve Kinâne kabileleriyle birlikte zekât ödemeyip Uyeyne b. Hısn el-Fezârî liderliğinde Medine'ye karşı saldırı teşebbüsünde bulundular. Halife Ebû Bekir, Cemâziyelevvel 11 (Ağustos 632) tarihinde Medineliler'den oluşan 100 kişilik süvari birliğinin başında isyancı kabilelerin üzerine yürüdü ve onları Zülkassa mevkiinde mağlûp etti. Zübyân ve Abs, kendi kabilelerine mensup müslümanları öldürmeye ve çevredeki müslümanlara saldırmaya başlayınca Ebû Bekir yeni bir ordu hazırlayıp Medine'nin doğusundaki Ebrakurrebeze'de Benî Zübyân'ı yenilgiye uğrattı ve bölgeden çıkardı. Ebrak'ı müslümanların atlarına mera olarak tahsis etti, Rebeze'nin geri kalan kısmını da genel otlak ilân etti (Taberî, III, 243-248). Dağılan Benî Zübyân ile Abs kabileleri Uyeyne b. Hısn liderliğinde birleşip peygamberlik iddiasında bulunan Tuleyha b. Huveylid el-Esedî'ye katıldılar. 27 Cemâziyelâhir 11 (19 Eylül 632) tarihinde Büzâha'da karargâh kurmuş olan Tuleyha üzerine gönderilen Hâlid b. Velîd kumandasındaki İslâm ordusunun âsileri bertaraf etmesiyle birlikte itaat altına alınan Benî Zübyân mensupları kendi kabilelerinden müslümanları katledenler hariç affedilince bunlar tekrar İslâmiyet'i kabul etti (a.g.e., III, 248-253). Hz. Ömer döneminde Irak ve Suriye fetihlerine katılan Benî Zübyân mensuplarından bazıları Basra, Kûfe ve Mısır'a, Benî Mürre kolundan bazı aileler Endülüs'ün fethinin ardından İşbîliye'ye yerleşti (İbn Hazm, s. 252-254). Benî Zübyân'a mensup önemli şahsiyetler arasında Horasan ve Sind valiliği yapan Cüneyd el-Mürrî, Harre Vak'ası'nın kumandanı Müslim b. Ukbe, Emevîler dönemi Medine valilerinden Osman b. Hayyân, Mansûr döneminin Medine valisi, oğlu Riyâh ve ünlü şair Nâbiga ez-Zübyânî sayılabilir (a.g.e., s. 253-259). Zübyân'ın Yerbû' b. Gayt b. Mürre b. Avf b. Sa'd kolunun bazı mensupları günümüzde Hicaz ve Tihâme'de yaşamaktadır.

Gatafân'dan başka Ezd, Becîle, Belî, Rebîa ve Hemdân kabilelerinin alt kollarından da Zübyân adını taşıyanlar vardır.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN