İbnü’l-habhâb

Hakkındaki ilk bilgiler başşehir Dımaşk'ta divan kâtipliği yaptığına dairdir. Kendisine değer veren Halife Hişâm b. Abdülmelik tarafından 105-109 (723-727) yılları arasındaki bir tarihte Mısır'ın haraç âmilliğine tayin edildi. Bu görevi sırasında Mısır'da tarımın gelişmesi için gayret etti, vergileri arttırdı ve yeni yerleşim merkezleri kurdu. Vali Hür b. Yûsuf ile arası açılınca vali onu Halife Hişâm'a şikâyet ederek azline sebep oldu. Rebîülâhir 116'da da (Mayıs 734) İfrîkıye valiliğine getirildi.

İbnü'l-Habhâb, yerine büyük oğlu Kāsım'ı vekil bırakıp Kayrevan'a hareket etti ve yaklaşık altı ay valiliğe vekâlet eden Ukbe b. Kudâme el-Kaysî'den görevi devraldı. Valiliği döneminde müslümanların Kuzey Afrika ve Endülüs'teki hâkimiyetlerini sağlamlaştırmaya, bunun için de güneydeki Sudan'a kadar Mağrib'i tamamen itaat altına almaya ve donanmayı güçlendirerek Akdeniz'de Bizanslılar'a karşı üstünlük kurmaya çalıştı. Ukbe b. Haccâc es-Selûlî'yi Endülüs'e, oğlu İsmâil'i Tanca'dan Mağrib-i Aksâ'ya kadar olan bölgeye, Müstenîr b. Habhâb el-Hareşî'yi Tunus'a vali ve Ömer b. Abdullah el-Murâdî'yi de Tanca'ya haraç âmili olarak tayin etti. Mağrib-i Aksâ'ya da Habîb b. Ebû Ubeyde el-Fihrî kumandasında bir ordu gönderdi ve bölgenin bir kısmını idaresi altına alırken Sudan'a giden yolları da kontrol imkânı elde etti. Bir taraftan da İfrîkıye sahillerini Bizans donanmasının saldırılarına karşı korumak, Batı Akdeniz'de hâkimiyeti ele geçirmek için Tunus'ta bir tersane kurdu ve yeni bir deniz gücü oluşturdu. Bu tersaneyi daha önceki valilerden Hassân b. Nu'mân'ın kurduğu ve onun sadece onartarak faaliyete geçirdiği de rivayet edilmektedir. İbnü'l-Habhâb 117'de (735) Mağrib seferine çıktı ve bol miktarda ganimetle döndü; aynı yıldan başlayarak 122'ye (740) kadar Bizanslılar'ın üs olarak kullandıkları Sardinya ve Sicilya adalarına da birçok sefer düzenledi. Bu seferlerin bazılarında gönderdiği kumandanlar mağlûp olmalarına rağmen Bizanslılar'a karşı genelde üstünlük sağlamayı başardılar. Ancak bunların sonuncusu olan Habîb b. Ebû Ubeyde el-Fihrî, Sicilya'nın başşehri durumundaki Sarakusa'yı fethederek halkıyla cizye anlaşması imzaladığı halde (122/740) ve adanın tamamını fethetmek için harekete geçeceği sırada İbnü'l-Habhâb tarafından bölgedeki Hâricî-Berberî ayaklanmaları sebebiyle geri çağrıldı.

İbnü'l-Habhâb'ın valiliği döneminde meydana gelen en önemli olay Hâricî-Berberî ayaklanmasıdır. İbnü'l-Habhâb'ın, kendisinden önce Arap-mevâlî çekişmesiyle başlayan mücadelelerden sonra Halife Hişâm'ı memnun etmek için Berberîler'in en güzel kızlarını seçerek Dımaşk'a göndermesi onların idareye kızgınlık duymasına yol açtı. Ayrıca bölgesinde bulunan Berberî ehl-i zimmeye güçlerinin üzerinde vergiler yüklerken Tanca haraç âmilliğine tayin ettiği Ömer b. Abdullah el-Murâdî de İslâm'a giren Berberîler'e gayri müslim muamelesi yapmaya ve mallarını ganimet, kendilerini esir saymaya başladı. Müslüman Berberîler daha önce görmedikleri bu uygulamaya karşı çıktılar ve bu arada Mağrib'de gittikçe yayılan ve devlet ile çatışma halinde olan Hâricîler'e katıldılar. Müslüman Berberîler'in Hâricîler'e katılması üzerine ordunun büyük bir kısmının Sicilya'da olmasını fırsat bilen Hâricî reisi Meysere el-Medgarî es-Sufrî 15 Ramazan 122 (13 Ağustos 740) tarihinde ayaklandı ve Tanca'ya saldırarak Vali İsmâil b. Ubeydullah'ı öldürdükten sonra "emîrü'l-mü'minîn" sıfatıyla halifeliğini ilân etti. İbnü'l-Habhâb onun üzerine Endülüs Valisi Ukbe b. Haccâc es-Selûlî'yi gönderdiyse de olumlu sonuç alınamadı. Bu başarılardan sonra Mağrib'deki müslüman-gayri müslim bütün Berberîler onların safında birleştiler ve Kayrevan'a, doğrudan İbnü'l-Habhâb'ın üzerine yürüdüler. Ancak güçlü Hâricî-Berberî ordusu şehri ele geçiremedi ve Tanca'ya geri dönmek zorunda kaldı; arkasından da Meysere öldürülüp Hâlid b. Humeyd ez-Zenâtî'ye biat edildi. Bu arada İbnü'l-Habhâb, Hâlid b. Ebû Habîb kumandasında bir orduyu Tanca'ya gönderdiyse de ordu Vâdîşelif (Qued Chélif) mevkiinde âsilere yenildi (Muharrem 123 / Aralık 740); Araplar'ın önde gelenlerinden pek çok kişi öldüğü için bu savaşa "Gazvetü'l-eşrâf" adı verilmiştir. Hâricî-Berberî isyanı kazanılan bu zaferden sonra Endülüs'e de sıçradı ve oradaki Berberîler İbnü'l-Habhâb'ın tayin ettiği Ukbe b. Haccâc es-Selûlî'yi indirip yerine daha önceki vali Abdülmelik b. Katan el-Fihrî'yi getirdiler (Safer 123 / Ocak 741 veya 121/739). Mağrib ve Endülüs'te meydana gelen bu olaylar, Dımaşk'ta devlet ricâlinin İbnü'l-Habhâb'ın aleyhine tavır almasına ve sonunda azline yol açtı (Cemâziyelevvel 123 / Mart-Nisan 741). Onun büyük bir kumandan ve iyi bir kâtip olduğu, eski Arap şiirini iyi bildiği ve valiliği sırasında (114/732) Tunus'taki Zeytûne Camii'ni yaptırdığı rivayet edilir

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN