derbisini kazanamazsa düşme stresi ağır gelir

SABAH Spor yazarları dev maç öncesi haftanın analizini yaptı

Giriş Tarihi: 19.2.2019
Beşiktaş derbisini kazanamazsa düşme stresi ağır gelir

Fenerbahçe bu hafta da puan kaybetti. Önünde çok kritik karşılaşmalar var. Bu dar boğazdan çıkabilir mi? Eleştiriler artmaya başladı. Krizden çıkamazsa yönetim de gider mi?

ÖZBOSTAN: Ali Koç'un dışında başka bir yönetim olsaydı, Fenerbahçe çoktan olağanüstü kongreye gitmişti. Şu yaşanılan duruma bile Fenerbahçeliler artık şaşırmıyor, tepki göstermiyor. Fenerbahçe, tarihinde görülmemiş bir başarısızlık girdabında… Tabii ki önümüzdeki maçlar hem zor hem de stresli. Beşiktaş maçını kazanamazlarsa düşme korkusunu buram buram yaşamaya başlayacaklarını düşünüyorum. Endişe, stres ve panik daha da artacak. Beşiktaş maçı Fenerbahçe için ya ayağa kalkacağı, moral bulacağı bir derbi olur ya da iyice dibe vurur. Beşiktaş'tan sonra Rize ve Başakşehir ile oynayacak sarı-lacivertli takım bana göre bu üç maçtan 9 puan çıkartabilmeli. Çıkartabilir mi onun da yanıtını vereyim, ihtimal vermiyorum. Kadro istikrarı hâlâ yok, Ersun Yanal da başarısız. Fenerbahçe'nin tek dayanağı taraftarı. Şartsız ve koşulsuz destek vermeye devam ediyorlar.

BİLGİÇ: Kayseri maçında oyunu değil hakemi konuştuk. Konya karşılaşması ise takımın kazanmak adına her şeyi denediği ama santrforunun rakip defans rolünü aldığı bir 90 dakikaydı. Ben Fenerbahçe'nin oyun olarak artık güçlü hale geldiğini gördüm. Beş lig maçında rakiplere en fazla beş pozisyon veren savunma düzenini de yakaladılar. Problem performanslarda. Aynı Belhanda-Feghouli ikilisi gibi, formda iki oyuncu yakaladıklarında, sonuçları da alacaklar. Yönetim açısından çok sorun görmüyorum, en az iki dönem Ali Koç ve ekibini görürüz kulübün başında.

TÜZEMEN: F.Bahçe'nin nasıl bir oyun oynayacağını kestirmek mümkün değil. Çünkü standart bir sistemi yok, ayrıca istikrarlı bir kadrosu yok. Her maça farklı 11 ile çıkmak oyunculara birbiriyle oynama alışkanlığı kazandırmıyor. Ersun Yanal, şapkasını önüne koyup ideal 11'ini belirlemeli, skorlara göre hareket etmeden kadroda ısrar etmeli. Başarı için omurgayı oturtmak şart. Atan-tutan, oyunu yöneten değişmemeli.

TİMURLENK: Ersun Yanal'ın paniği yakın zamanda; Nisan ayında şampiyon yaptığı takımın başında gelecek sezon olamama ihtimali. Ne çıkardığı 11 ne de değişikliklerle oyuna damga vurabiliyor. Ocak ayındaki takviyelerle Okan Buruk, Mehmet Özdilek ve Hikmet Karaman'ın yaptıklarına bakın, Sergen Yalçın'ın oyun analizlerine dikkat edin. Yanal daha Fenerbahçe'ye hiçbir şey vermedi. Fenerbahçe'de yönetim değişmez ama Comolli yönetimin zımparası. O kaldığı sürece Ali Koç ve yönetimi yıpranmaya devam edecek.

ÇAKAR: "Ersun Yanal geldi her şey düzelecek" dediler, Yanal geldi, futbolcular talep etti ve Koç yönetimi de imkanlar dahilinde istediği oyuncuları aldı. Tolgay, Moses, Zajc, Sadık, Serdar Aziz gibi önemli oyuncular F.Bahçe'ye katıldı. Ama F.Bahçe'de değişen fazla bir şey yok. Üstelik önlerinde 4 maçlık korkunç bir seri var. Önce Rusya'ya gidecekler, İstanbul'da aldıkları 1-0'lık skor önemli ama orası Rusya, hava soğuk, saha zor ve Zenit ne olursa olsun F.Bahçe'yi elemek için oynayacak. F.Bahçe oradan yorgun gelecek. Belki sakatı olacak ve pazartesi gecesi Beşiktaş maçına çıkacak. Allah korusun, Rusya'dan kötü bir skorla geldiler, elendiler. Ardından da Vodafone'da Beşiktaş'a kaybedince hem camiada bir panik başlayacak hem Yanal, daha da tartışılır hale gelecek. Tabii ki bunların tersi de olabilir. Rusya'dan zaferle gelirler, Beşiktaş'a kaybetmezler, o zaman da sular büyük oranda durulur, camiada kısmi bir kenetlenme olur. F.Bahçe şu anda tam anlamıyla bıçak sırtında. Önündeki 4 maç F.Bahçe'nin sadece bu sezonunu değil, gelecek sezonunu da belirler. Kötü senaryoda Yanal'ın bir mesih olmadığı ortaya çıkar ve zaten kötü senaryoda Beşiktaş mağlubiyeti Başakşehir mağlubiyeti ve olası bir Rize puan kaybında F.Bahçe tam anlamıyla da düşme potasına girer.



2 MAÇTA 4 GOL ATARSA SUAREZ Mİ DİYECEKLER!

Galatasaray'da Feghouli ve Belhanda'nın yaptığı bu büyük çıkışta Diagne'nın etkisi oldu mu?

TİMURLENK: Belhanda ve Feghouli zaten çıkıştaydı ama skor yapmalarına elbette ki Diagne yardımcı oldu. Forvetin değeri gol ve asistle ölçülecek diye bir şey yok. Futbol topla olduğu kadar topsuz da oynanan bir oyun. Diagne 1.5 ay sonra 2 maça çıktı, 4 gol atsa Luis Suarez gibi diyecekler, şimdi Lukunku gibi diyorlar. Diagne'nin problemi iki maçta da kırmızıyı hak eden oyun karakteri. Diagne'nin saçı başıyla uğraşanlar, geçen sezon 29 gol atan Gomis 15 atsa kes o saçları diyeceklerdi demek ki... Santrfor, kontörlü hat değildir. "10 milyonu verildi, hemen 5 gol at" mı diyorsunuz adama!

TÜZEMEN: Diagne güçlü bir fiziğe sahip. Senegalli golcü rakip savunmalar önünde mükemmel duvar oluyor ayrıca çakılı santrfor gibi oynamayıp geziniyor ve rakip savunmaların dikkatini dağıtıyor. Oynadığı 3 maçta da Diagne'nin başında iki savunmacı vardı. Senegalli'nin bu özelliği sayesinde Belhanda-Feghouli ikilisi daha boş alan bulabiliyor. Feghouli'nin attığı goller tam bir gizli santrfor tipi. Kasımpaşa savunması Diagne'ye endeksli bir önlem alınca verdiği boş alanları Feghouli-Belhanda ikilisi akıllı kullandı. Emre Akbaba ilk 11'e girdiğinde Diagne'nin de golcülüğü ön plana çıkacaktır.

ÇAKAR: Feghouli ve Belhanda'nın çıkışının Diagne ile bir alakası yok. Özellikle bu maç gösterdi ki Türkiye'nin en kötü takım savunmasına sahip ekip Kasımpaşa. Böyle olunca da bazı oyuncular yıldızlaşabiliyor. Feghouli'nin Kasımpaşa maçında attığı gollere bakalım. Tamam, doğru koşular yapıyor ama rakip savunmanın duruşu, karşılayışı, markajı çok hatalı.

GÜRCAN BİLGİÇ: Bu oyuncular devreye girmeden önce Onyekuru skor yapıyordu. Diagne'den ziyade iki futbolcunun da müthiş formunun altını çizmek daha doğru. Belhanda sıfır isabetli şutla oynuyordu, Feghouli kaleden uzaktı. Şimdi daha farklı görevlere geri döndüler ve arkalarındaki orta sahalar da onları rahatlattı. Bence; Galatasaray takımı topu Diagne'ye oynamak yerine, kendi inisiyatifi ile değerlendiriyor. Bu tartışmayı üç hafta sonra daha net yaparız.



ADEM'İN ZEKASI YUKARI TAŞIDI

Beşiktaş üst üste üç maç kazandı. Siyahbeyazlılar için iyice toparlandı diyebilir miyiz?

ÖZBOSTAN: Toparlanma sürecinde... Beşiktaş sahaya odaklanırsa başarılı olabileceğini gösterdi. İkinci yarıda şampiyonluk iddiası yokken, kazandığı üç maçla açıkçası tekrar potaya girdi. Bu fırsatı kaçıracaklarını düşünmüyorum. Fakat Beşiktaş da üç maç istikrar yakalamasına rağmen, sürpriz sonuçlar alabiliyor. Fenerbahçe maçını kazanırlarsa tamamen yarışta varız mesajını verirler.

ÇAKAR: Beşiktaş bana göre; şu anda ligin en iyi top oynayan takımlarından birisi haline geldi. Bunun en önemli nedeni Burak Yılmaz. Fizik olarak diri olduğunda Türkiye'nin en önemli hücum oyuncusu. Sadece gol atmıyor, ileride geziyor, alan yaratıyor, top tutuyor ve son vuruşları çok etkili. Tabii ki ona Adem Ljajic eklendi. Kagawa geliyor, olumlu katkı yapacağını düşünüyorum. Üstelik Beşiktaş'ın haftada bir maç oynamak gibi bir rahatlığı var. Fenerbahçe'yi yenerlerse kesinlikle tepeyi zorlarlar.

BİLGİÇ: Sezon başı ile çok farklı bir takım var artık . Önemli oyuncular kaybettiler ama transferleri de takıma monte ettiler. Her şeyden öte oyuncuların vücut dili agresif ve istekli. Yani; kazanmak için oynadıklarını rakibe hissettiriyorlar. Özellikle son iki maçta önemli bir geri dönüş yaşıyorlar. İbreyi yukarı çevirdiler. Bu net...

TİMURLENK: Caner'in yükselen formu, Burak'ın skor gücü ve Adem Ljajic'in oyun zekası, elbette Beşiktaş'ı yukarı taşıdı. Atiba ve Dorukhan ligde bu bölgenin en iyi ikilisi olarak yola devam ediyorlar. Şenol Güneş'in durumu netleşirse, yakın geleceklerini daha net görebilecekler. Verimsizlik Burak'ın sağı ve solunda. Quaresma-Lens-Güven- Kagawa'ın iyi performansı Beşiktaş'ı yarışta tutar, tabii önce derbiyi kazanma şartıyla...

PFDK KAMU VİCDANINI YARALIYOR

PFDK farklı ve tutarsız cezalar veriyor. Bir yönetici konuşuyor ceza alıyor, konuşan başka bir yöneticiye ceza yok. Soldado'nun küfrüne 1 maç ceza verilirken, aynı eylemi yapan başka bir futbolcu farklı ceza alıyor (daha önce benzer sevklerde Gökhan Töre 3 maç, Caner Erkin 6 maç ceza almıştı). Trabzonspor, Başakşehir maçında 27 bin taraftar (stadın 4'te 3'ü) ceza aldı. Bu ceza bordo-mavilileri çileden çıkardı… Ayrıca son G.Saray maçında yine Trabzon'a 130 bin TL ve kart bloke cezası çıktı… Sizce MHK gibi PFDK'da da bir değişim olabilir mi?

MURAT ÖZBOSTAN: Olması gerekiyor. Kulüplerin, yönetici ve futbolculara göre bir ceza anlayışları var. Bu kararları almalarındaki etken ne bilmiyorum. Mesela Trabzonspor – Başakşehir maçında hiçbir taşkınlık olmamasına rağmen 27 bin kişinin kartını bloke ettiler, bu anlatılabilir bir şey değil. Siz hukukçusunuz, bir takım yöneticisi ağır açıklamalar yapıyor, ceza almıyor. Bir diğerine 90 gün ceza veriyorsunuz, böyle saçmalık mı olur? TFF yönetimi PFDK'yı da değiştirmelidir. Hatta Tahkim Kurulu'nu da. Disiplin Kurulu Başkanı Enver Polat Yılmaz, Yusuf Namoğlu gibi istifasını vermelidir.

LEVENT TÜZEMEN: Türkiye Futbol Federasyonu sadece MHK'yi değiştirmekle kalmamalı. Çünkü oyunculara ve kulüplere verilen cezalara baktığımız zaman ciddi bir adaletsizlik gözlemliyorum. Yakışan; Disiplin ve Tahkim Kurulu'nu da değiştirmektir. Çünkü bu iki kurumun verdiği ya da onayladığı cezalar maalesef kamu vicdanını yaralıyor.

AHMET ÇAKAR: Kesinlikle değişim olmalı. PFDK, çoğu zaman kulüp ve kulüpçülerin etkisinde kalıyor. Zaman zaman da TFF, PFDK'ya dilediğini yaptırabiliyor. Oradaki insanlar hukukçu. Takım ayrımı gözetmeden aynı eyleme aynı cezaları vererek standardı yakalamak zorundalar.

GÜRCAN BİLGİÇ: Soldado ile Gökhan Töre aynı cümleyi söylemediler. Birisi "F. Off " dedi, öteki "F. You"... İngilizce'de itiraz ile hakaret gibi bir fark var arada. Bunu göz ardı etmek, insanları kandırmaya çalışmaktır. Bizim ceza kurulu da buna uyuyor. Tribün cezalarına gelince, kurulların gözlemci ve temsilci raporları ile hareket ettiğini bilmek gerekir. Bir sürü kıstas koymuşlar aslında. Tepkinin derecesi ne, kelimeler hakaret mi yoksa bir gelenek şarkının parçası mı diye. Eğer tüm tribünlerden küfür gelmişse, hepsi ceza alacak. Tribünün yüzde 10'undan fazlası bunu yapmışsa, kural herkese uygulanıyor maalesef. PFDK'yı aslında kendilerine gönderilen dosyalardaki ceza maddelerini 'daha hafif cezaya göre uyarlama' yetenekleriyle eleştirmemiz gerekiyor.

BÜLENT TİMURLENK: MHK gibi PFDK da sorunlu. Hukukçulara hukuk öğretecek halimiz yok ama verdikleri kararların çifte standartlı olduğunu herkes görüyor. Eskisi, yenisi MHK yanlış yolda. Türk futbolunun herkese uzak bir yabancı MHK başkanına ihtiyacı var. Hakemleri de torbadan çekeceksiniz ve VAR hakemliğini özel bir grup haline getirip orta hakemleri VAR odasında kullanmayacaksınız. Bir de elbette her stadyumda hakem odasına cep telefonu görüşmesi ve mesajları engelleyen teknolojiyi (Jammer) getirin. İlk yarıda çalmadıkları için devre arasında telefonu çalan, mesaj alan hakemlerin, maçların ikinci yarısında neden kimyası değişiyor sanıyorsunuz ki!

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Beşiktaş derbisini kazanamazsa düşme stresi ağır gelir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN