Hayat hikayesi tam anlamıyla bir peri masalını andıran ünlü model, 44 yaşında hayatının en özel dönemlerinden birini yaşadığını duyurdu. Dünyanın en zengin ailesi olarak bilinen Arnault ailesinin gelini olan güzel model, dergi kapağından verdiği o pozla hayranlarına büyük bir sürpriz yaptı.
Pazarda meyve sebze satarken keşfedilen ve podyumlarda "Supernova" lakabıyla fırtınalar estiren Rus model Natalia Vodianova'nın hayat hikâyesi, tam anlamıyla modern bir peri masalını andırıyor.
Yoksullukla mücadele ettiği gençlik yıllarını geride bırakıp gıpta edilecek bir yaşam kuran ünlü model, şimdilerde lüks imparatorluğunun tam merkezinde, hayatının en özel dönemlerinden birini yaşıyor.
PAZAR TEZGAHINDAN PARİS PODYUMLARINA
Natalia Vodianova, Sovyetler Birliği'nin (şimdiki Rusya) Gorki şehrinin yoksul bir bölgesinde dünyaya geldi. Biri otizmli, diğeri ise serebral palsili olan kardeşleri vardı.
Vodianova, çocuk yaşta ailesinin geçimine katkı sağlamak için pazarda meyve sebze satıyordu. Ancak 16 yaşında bir model ajansı tarafından keşfedilmesi, hem kendi kaderini hem de ailesinin hayatını tamamen değiştirdi. Keşfedildikten kısa süre sonra Paris'e taşınan ünlü model dev dergilerin kapaklarını süslemeye başladı.
Bugün o çocuklar çoktan annelerinin boyunu aşmış durumda. İlk eşiyle yaşadığı birliktelik ise 2011 yılında önce ayrılıkla, aynı yılın sonlarında da resmi olarak boşanmayla sonuçlandı.
MİLYARDER VELİAHT İLE İLK GÖRÜŞTE AŞK
Ünlü model, şimdiki eşi Antoine Arnault ile tam da bu dönüm noktasında, 2011 yılında tanıştı. Tanışma yeri, Arnault'nun sahibi olduğu lüks markalardan biri için gerçekleştirilen fotoğraf çekiminin setiydi. 48 yaşındaki ünlü CEO Antoine Arnault, Natalia Vodianova'ya ilk görüşte vurulmuştu.
"ETRAFINDA BİR AURA VAR"
Çiftin büyük yankı uyandıran ilişkisi zamanla derinleşti. Vodianova, 2017'de W dergisine verdiği bir röportajda, zengin sevgilisi hakkında "İlk randevumuzdan beri, harika bir inişli çıkışlı yolculuk oldu." ifadelerini kullanmıştı. Antoine Arnault ise güzeller güzeli aşkı için duyduğu hayranlığı şu sözlerle dile getirmişti: