Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kayısının peşinde Malatya turu

Kayısı bahçeleriyle sarılı bir şehir düşünün. 44 derece sıcağın altında şehrin sokaklarında dolaşıyor, camilerini, müzelerini ve çarşılarını geziyoruz. Bunalınca o meşhur Beydağı’ndan çıkan buz gibi suları kana kana içiyoruz

Giriş Tarihi: 12.8.2018
Kayısının peşinde Malatya turu
Artık gelenekselleşen Sabah İl Buluşmaları kapsamında Malatya'ya gitmek için İstanbul'dan yola çıkıyoruz. Uçakla yolculuğumuz yaklaşık 1,5 saat sürüyor. Havaalanından şehir merkezine giderken sabahın erken saatleri olmasına rağmen şehrin canlılığı göze çarpıyor. Otobüsler, minibüsler ağzına kadar işe giden insanlarla dolu.
Bünyemizi Malatya'nın sıcak ama nemsiz havasına adapte ettikten sonra şehri gezmeye başlıyoruz. Kahvaltı mekanımız Yeşilyurt'taki Su Sesi Kır Lokantası. Şelalelerle çevrili, yeşillikler içinde... Adına yakışır şekilde kahvaltımıza su sesleri eşlik ediyor.
İlk durağımız Malatya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü'ne bağlı Kaptaj Tesisleri. Tesise inanılmaz bir sistem kurulmuş. Beydağı'ndan çıkan sular bu noktadan şehre dağıtılıyor. İçme suyu buradan tedarik ediliyor.



FİLM SETİ GİBİ SANAT SOKAĞI
Tesis gezisinin ardından Malatya'nın merkezinde yer alan Sanat Sokağı'nda soluğu alıyoruz. Minyatür gibi görünen, küçük pencereli, küçük kapılı evlerin sıralandığı bir sokak burası. Belediye tarafından açılan Radyo ve Gramofon Müzesi'nin kapısından giriyoruz. 700 civarında radyo müzede yerini almış. Müzede sadece radyo sergilenmiyor, asıl amaç radyonun topluma olan etkisine dikkat çekmek.
Öğle yemeği için bu kez meşhur Bakırcılar Çarşısı'na uğruyoruz. Öz Güngör Kebap Lokantası'nda menü tek çeşit; kebap, salata, pide ve içecek. Minik bakır taslarda ev yapımı ayran ikram ediliyor. Dışarıda çalışan bakır ustalarının çıkardığı ses sizi Osmanlı Dönemi'nden kalma bir hayata taşıyor. Adım başı bakır dövülüyor.



Biraz ileride Şire Pazarı'nda tüm esnaf sağlı sollu yerini almış durumda. İnsanları çok misafirperver ve cana yakınlar. Girdiğimiz her dükkanda bize ikramlar yağıyor. Hayatımda kayısıyla yapılabilen bu kadar lezzeti bir arada görmemiştim. Kayısıyla alakalı ne varsa yedik. Yaşı, kurusu, pestili...
Türkiye'nin en büyük fotoğraf makinesi müzesi de Malatya'da bulunuyor. Baki Tamer Selçuk 30 yıl boyunca dünyanın dört bir yanından fotoğraf makinaları toplamış. Kişisel merakla başlayan serüveni bugün 1965 fotoğraf makinesinden oluşan koleksiyonla gözler önüne seriliyor. Eğer ziyaret etme şansınız olursa üst katta 'Malatya Hatırası' yazan bölümde fotoğraf çektirin. Çünkü fotoğrafınız tarihte üretilmiş ilk fotoğraf makinesinin replikası ile çekilecek. Aylık ortalama 8 bin ziyaretçi ağırlayan müze, Malatya için eşsiz bir değere sahip.



YAVRU KÖPEKLER EMİN ELLERDE
Battalgazi ilçesinin Yeniköy Mahallesi'nde bulunan kocaman bir hayvan barınağı bir sonraki durağımız oluyor. Belediye tarafından 128 dönüm bir arazi üzerine kurulan Sokak Hayvanları Bakım Merkezi ve Doğal Yaşam Alanı'nda kedi ve köpek evleri, ameliyathaneler ve tedavi üniteleri bulunuyor. Kimisi çok hareketli kimisi çok sakin binbir türlü güzel hayvana orada müthiş bir bakım yapılıyor.
Malatya'daki son durağımız Orduzu beldesinde bulunan Arslantepe Höyüğü oldu. Malatya için bu höyük oldukça önemli. İlk kazılar 1930'lu yıllarda Fransız arkeologlar tarafından yapılmış ve hâlâ devam ediyor. Kazılardan çıkan şeyler ise ilginç; aslan ve kral heykelleri ve bir saray bulunmuş bugüne kadar. Çalışmalar, Malatya'nın Hitit İmparatorluğu'nun şehri olarak kullanıldığını kanıtlar nitelikte.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Kayısının peşinde Malatya turu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN