Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Sararan yapraklar arasında

Sonbaharın tadını doyasıya yaşayacağınız şehirlerden biri . Parklarında yürümek, sokaklarında bisiklete binmek, tarihinde kaybolmak, kafelerinde ve restoranlarında zaman geçirmek çok keyifli. Bu renkli şehri keşfetmenin tam zamanı

Giriş Tarihi: 2.9.2018
Sararan yapraklar arasında Berlin
Ulusal Turizm Müdürlüğü'nün davetiyle gittiğimiz 'de bizi farklı bir program bekliyordu. Sadece Berlin değil, kaplıca ve sağlık turizmiyle öne çıkan Usedom ve Almanya'nın en eski şehirlerinden Potsdam'ı da görecektik. Bizi daha da heyecanlandıran da bu oldu.
Berlin'in yanında daha önce hiç gitmediğimiz bu iki şehri görecek olmak...
Berlin, 800 yıllık geçmişiyle eşsiz bir tarihe sahip.
1700 yılında Prusya Krallığı'na başkentlik yapan bu soylu şehir, 1920'li yıllarda kültür hayatı, tiyatro gösterileri ve eşsiz gece hayatı ile Altın Şehir ünvanını aldı.
1933 yılında Hitler'in iktidara gelmesi ve İkinci Dünya Savaşı'nın ardından ise bir enkaza dönüştü.
1961 yılına gelindiğinde ise ünlü Berlin Duvarı, kenti ve halkı ikiye böldü. Berlin'i 28 yıl boyunca ikiye ayıran duvarın inşasına başlandığında kimse bu girişimin bu kadar ileri gideceğini tahmin etmemişti. Tamamlandığında kentin batısıyla doğusunu 160 kilometre boyunca birbirinden soyutlayan duvar, Berlinliler için yıllarca baskının sembolü oldu.
'ın sonunda yıkılan duvar artık başka amaçlara hizmet ediyor. Duvardan geriye kalanların bir bölümü hatıra eşyası olarak satılırken bazı bölümleri sergilenmek üzere dünyanın farklı müzelerine götürüldü.
Büyük bir bölümü de yol yapımında kullanıldı. Utanç Duvarı'nın ortadan kaldırılmasından 29 yıl sonra, bugün artık geriye kalanlar kentin tarihinin ve turizminin önemli bir parçası.

PARKLAR, MÜZELER
Doğu ile batının birleşmesinden sonra Berlin, büyük bir değişim ve gelişim süreci içine girdi. Gerek sosyal hayat, gerekse mimaride, kısacası yaşamın her alanında kendini yeniledi, küllerinden doğdu.
Artık Berlin mimarisi, meydanları, ilginç semtleri, müzeleri, sanat galerileri, parkları, gece hayatı ile baş döndürücü bir kent. Oteller, bankalar, büyükelçilikler ve büyük şirketlerin ultra modern binaları ile kentin çehresi tamamen değişti. İşte şehirde gezilecek, görülecek yerlerden birkaçı:
Tiergarten: Berlin'in en güzel parkı. Yemyeşil bir ortamda dinlenebilir, yürüyüş yapabilir, bisiklete binebilir, koşabilirsiniz. Parkın içindeki kafelerde zaman nasıl geçiyor anlamayacaksınız.
Potsdamer Platz: Birleşmeden sonra şehirde tüm hızıyla devam eden yapılaşmanın somut izlerine burada rastlıyorsunuz. DaimlerCity Binası, Sony Centre ve Beisheim Centre, meydandaki yapılar arasında.
Charlottenburg: Kurfürstendamm Caddesi'ne ev sahipliği yapan Charlottenburg'taki alışveriş merkezleri, birbirinden şirin kafeler ve Charlottenburg Sarayı görülmeye değer.
Schöneberg: 19. yüzyıla ait evleri ve kafeleriyle dikkat çekici. Alman sinemasının ilk kadın yıldızı Marlene Dietrich'in mezarının da bulunduğu bu bölgede haftanın belirli günlerinde Çiftçi Pazarı kuruluyor.
Kreuzberg: Göçmen kültürünün en yoğun hissedildiği, Türk nüfusun yoğun yaşadığı bölge. Yahudi Müzesi'nin de bulunduğu bölge Türk kültürünü yaşatan mekanları, yemekleri ve yaşam tarzıyla öne çıkıyor.
Checkpoint Charlie: Artık çok turistik olsa da Friedrichstrasse ile Zimmerstrasse'nin kesiştiği yerdeki 'ye mutlaka uğramak gerek. Bu geçiş kapısı sadece müttefik askerleri, büyükelçiler, bu kişilerin aileleri, yabancılar, Federal Almanya'nın Demokratik Almanya'daki temsilcileri ve çalışanları ile Demokratik Alman üst düzey yöneticileri tarafından kullanılabiliyordu.
Checkpoint Charlie, bugün Berlin'i ziyaret eden on binlerce turistin uğrak noktalarından.
Berliner Medizinhistorische Museum: Berlin'de çok sayıda müze var. Bunlardan biri de tıp müzesi.
Eski aletler, tedavi biçimleri, vaka analizleri incelemeye değer. 16 yaş sınırı var.
Bergama Müzesi: Bergama Zeus Sunağı ya da Zeus Altar'ının bizden kaçırılıp sergilendiği yer. Gezerken içiniz burkuluyor.
Hackescher Hof/Markt: Art nouveau mimarisiyle büyüleyen bölge, sanat galerileri, tasarım dükkanları, kafe ve lokantalarıyla bir cazibe merkezi.
Wannsee: Bu semtte aynı isimli bir de göl bulunuyor.
II. Dünya Savaşı'ndan önce zenginlerin yaşadığı semte, 20. yüzyılın başlarında Avrupalı aristokratlar yerleşmiş. Nazi Partisi yöneticilerinin Yahudileri yok etme kararını aldıkları Wannsee Konferensı'nın gerçekleştiği villa da burada bulunuyor.
Şehir alışveriş meraklıları için de iddialı bir destinasyona dönüştü.
Dünyaca ünlü alışveriş caddesi Kurfürstendamm, meşhur Kaufhaus des Westens, özel butikleriyle Friedrichstrasse, 'daki yeni alışveriş merkezi ve Berlin Arkaden uğrayabileceğiniz duraklar arasında.

Küçük İstanbul
Almanya'nın 16 eyaletinden biri olan Berlin'de yaklaşık 3.5 milyon kişi yaşıyor. Almanya'nın en büyük ve en fazla kültürü barındıran kenti. Nüfusun yüzde 13'ünü azınlıklar oluşturuyor. En kalabalık yabancı nüfus 101 bin kişiyle Türkler. Bunun dışında Polonyalılar (47 bin), İtalyanlar (20 bin), Sırplar (19 bin) ve Ruslar (18 bin) şehirdeki diğer büyük azınlıkları oluşturuyor. Yüzde 32 oranıyla en fazla göçmen, Kreuzberg'de yaşıyor. Krauzberg, olarak da adlandırılıyor.

Güneş adası Usedom
Berlin'in gölgesinde kalan ama en az onun kadar ilgi çekici bir diğer kasaba ise Usedom. Güneş Adası olarak da isimlendirilen Usedom, Almanya'nın sayfiye bölgesi.10 kilometrelik sahil şeridine sahip bir yarımada olan Usedom, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Polonya ile paylaşılmış. 445 kilometrekaresi Almanya'ya, 91 kilometrekaresi de Polonya'ya kalmış. Baltıkların Nice'i olarak da bilinen Usedom, yaz aylarında zengin Almanların en gözde mekanı. 30 bin nüfuslu bu küçük adada kaplıca turizmi çok popüler. Sadece kaplıca hizmeti veren sertifikalı 17 tane otel bulunuyor. Usedom'un denizi ve kumsalı kadar yüzlerce yıllık villaları da ilgi çekici. Bu villaların birçoğu bugün otel olarak hizmet veriyor.

Görkemli saraylarıyla Potsdam
Alman turizm ekonomisine büyük katkı sağlayan şehirlerden biri de Potsdam. Berlin'e yarım saat uzaklıktaki bu kent, bin yıllık bir tarihe sahip. Temmuz 1945'te İkinci Dünya Savaşı galiplerinin buluştuğu konferans bu şehirde yapılmış. Bazı bakanlıkların, teknoloji merkezlerinin ve pek çok Alman politikacının evleri burada bulunuyor. Potsdam çok küçük bir şehir ancak gezilip görülecek çok sayıda görkemli saray var. Bu saraylardan 1700'lerin ikinci yarısında Prusya kralı olan II. Friedrich'e ait olan Sanssouci Sarayı'nın bahçesinde bugün Almanya'nın en iyi restoranlarından biri olan Drachenhaus Restaurant bulunuyor.

Üç lezzet adresi
Berlin Duvarı Anıt Parkı'na kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunan dondurmacı Sübfein size, kayısı ve keçi peyniri, nuga ve Antep fıstığı, mango ve ahududu gibi taze lezzetleri bir arada sunuyor. Bir top dondurma 1.40 euro. Bu fiyat Almanya'da bir dondurma için biraz yüksek ama inanın değer. Dükkanda menü düzenli olarak değişiyor. Gelmişken lezzetli keklerinden de tadabilirsiniz. Gendarmenmarkt'a yakın mesafedeki Reinhard's (Nikolaiviertel) savaş sırasında bombalanıp sonra yeniden inşa edilmiş bir binada hizmet veriyor. Duvarlar fotoğraflarla süslü. Yemekler harika. Berlin'in en popüler restoranlarından biri de Katz Orange. 1800'lerin sonundan günümüze ayakta kalmayı başaran bir binada hizmet veriyor. Yemeklerde kullanılan ürünler özenle seçiliyor.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Sararan yapraklar arasında Berlin
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN