Türkiye'nin en iyi haber sitesi

’nın zenginliği bitmiyor

mozaiği ile özdeşleşen ’da toprağın altında daha sayısız mozaik yatıyor. Zeugma Antik Kenti’ndeki Muzalar Evi kazısında aynı dönemde yapılmış yeni mozaikler gün yüzüne çıkarıldı. Bu mozaikler yakında antik kentte, bulunduğu yerde sergilenecek... Böylece Zeugma’nın zenginliğini görmek için sadece ’deki müzeye gitmek yeterli olmayacak

Giriş Tarihi: 24.11.2019
Zeugma’nın zenginliği bitmiyor

Zeugma deyince Çingene Kızı namlı o ünlü mozaik gelir aklımıza. Bu da gayet normal çünkü Zeugma bu mozaikle özdeşleşti. Birecik Barajı'nın yapımı sürerken yapılan kurtarma kazılarında ortaya çıkan bu mozaik aslında, daha önce yağmalanan dev bir mozaik tablosunun ufak bir parçasıydı... Ama işte Çingene Kızı'nın o hüzünlü bakışları, Zeugma'nın dramını özetlediği ve hepimiz o bakışın etkisi altında kaldığımız için aklımıza mıh gibi kazındı o mozaik... Oysa Zeugma'da sayısız mozaik vardı. Arkeologların yaptığı incelemeler kentte yaklaşık bin evin olabileceğini gösteriyordu. Ve Çingene Kızı mozaiğinin bulunduğu kurtarma kazılarında beş-altı evdeki mozaikler ortaya çıkarılmış, bunlar da Gaziantep'teki Zeugma Müzesi'nin en nadide parçalarından biri olarak sergilenmeye başlamıştı.



EV, KALBURÜSTÜ BİR AİLEYE AİT

Gaziantep'e kim gitse illaki Zeugma Müzesi'ne uğruyordu belki ama bu mozaiklerden daha fazlasının yer altında olduğu pek de bilinmiyordu. Oysa şehrin Nizip ilçesinin 10 km doğusundaki tepelere kurulmuş olan Zeugma Antik Kenti'nde uzun zamandır kazılar devam ediyordu. Önce Dionysos ve Danae villaları kazılmıştı. Kazı, Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kutalmış Görkay başkanlığında yürütülüyordu. 2007 yılında başlanan kazıdaysa, Zeugma'nın doğusunda yer alan ve antik kentin en iyi korunmuş Roma konut örneklerinden olan Muzalar Evi'ne yoğunlaşıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gaziantep Vaililiği, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye İş Bankası'nın katkı sağladığı bu kazı tamamlandı. İşin sevindirici tarafı Muzalar Evi'ndeki mozaikler bütünlüklü olarak ortaya çıkarıldı. Üstelik bu mozaikler Zeugma'da yaşayan insanların günlük hayatlarından tutun geleneklerine kadar bize önemli bilgiler veriyor.



DAHA KAZILMAYI BEKLEYEN 600 EV VAR

Dr. Kutalmış Görkay, "Zeugma evlerindeki mozaiklerde genelde antik dünyanın edebi metinlerinden seçilmiş sahneler resmediliyor. Ve bu mozaikler de bize o evin sakinlerinin sosyal statüsü hakkında bilgiler veriyor. Antik dönemde mitolojiyi bilmek bir kültürdü. Müzik, şiir, felsefe ve bilim hakkında bilgi sahibi olmak da toplumsal yapıda sizi üst seviyelere taşıyan meziyetler arasında sayılırdı. Muzalar Evi'ne ismini veren müzik, şiir, felsefe ve bilimin esin perileri sayılan 'muzalar'ı betimleyen mozaik, bu evin sahibinin entelektüel birikimi hakkında bize önemli bilgiler veriyor. Mesela Muzalar Evi sakinlerinin Zeugma'da kalburüstü, orta ve üzeri bir sınıfın üyesi olduğunu söyleyebiliriz" diyor.

Dr. Kutalmış Görkay, Zeugma'da yaklaşık bin evin bulunduğu anlatıyor. Birecik Barajı'nın inşası sırasında yapılan kurtarma kazılarında dört-beş evden mozaikler çıkarıldığını söylüyor. Barajın su tutmasıyla yaklaşık 300 evin sular altında kaldığı düşünülürse hâlâ kazılmayı bekleyen 600 civarında evin olduğunu tahmin ettikleri anlatıyor. "Yani biz Zeugma'nın mozaik zenginliğinin çok az kısmını biliyoruz. Kazılar devam ettiği sürece Zeugma'nın mozaik yönünden ne kadar zengin bir kent olduğu daha iyi anlaşılacaktır" diyor. Görkay'a Çingene Kızı ile Muzalar Evi'ndeki mozaikler kıyaslanırsa ne söylersiniz diye soruyorum. Görkay "Öncelikle Çingene Kızı ile Muzalar Evi'ndeki mozaikler aynı zamanda ve muhtemel aynı ustalar tarafından yapılmış. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ayrıca biliyorsunuz Çingene Kızı kaçak kazılarla tahrip edilen büyük bir mozaiğin küçük bir parçası... Muzalar Evi'ndeki mozaikler ise bir bütün olarak ortaya çıkarıldı. Ve Zeugma da yaşayan insanlar hakkında bize daha fazla bilgi veriyor. Fakat şunu kabul etmek gerek, Çingene Kızı Zeugma'nın simgesi oldu. Akıllara kazındı. Zeugma'da ortaya çıkan ve çıkarılacak bir mozaiğin bu durumu değiştirmesi zor. Fakat önemli olan da şu: Burada çok zengin bir mozaik kültürü var. Onu anlamak gerek" diyor.



ZENGİNLİĞİN SİMGESİ MOZAİKLER
Fırat Nehri'nin üzerinde yer alan stratejik öneme sahip bir geçit noktasında bulunan Zeugma, Seleukos Krallığı'na ait önemli bir askeri ve ticari merkeziydi. Karşılıklı iki kent şeklinde konumlanmış olan Zeugma, Helenistik dönemde Seleukeia (bugün Fırat Nehri'nin batı kıyısında su üstünde görülebilen kent) ve Apamea (Fırat'ın doğu kıyısında bulunan ve bugün baraj gölü altında kalmış olan kent) olarak adlandırılmıştı. Kent, MÖ 31'den itibaren Roma'ya bağlanarak adı geçit-köprü anlamında Zeugma olarak değiştirildi. Roma döneminde kent altın çağını yaşar. Mozaikler de bu zenginliğin simgesidir. Burada yaşayanlar statülerine göre evlerine mozaik yaptırır. Özellikle Roma döneminde, zengin villaları süsleyen mozaik döşemeler dünya örnekleri ile yarışır hale gelir. Fakat MS 256 yılında Sasani Kralı I. Şapur, Zeugma'yı ele geçirerek kenti yakıp yıkar. Bu tarihten sonra Zeugma bir daha eski ihtişamına ulaşamaz. Zamanla da toprak altında kalır.



KADINLARA AYRI ERKEKLERE AYRI ODALAR
Muzalar Mozaiği'nin bulunduğu oda, evin ana girişine yakın, erkeklere ayrılmış bir yemek odası. MS 3. yüzyıl ilk yarısında yapıldığı düşünülen bu mozaikte, giyoş motifleriyle oluşturulmuş madalyonlar içinde betimlenmiş dokuz muza yer alıyor. Koridordan güneye doğru ilerledikçe sağ tarafta yer alan odanın tabanında, Helenistik Dönem stilinde çerçevelenmiş madalyonlar içinde betimlenmiş, ideal kadın olarak bilinen ve antik dönemde Heroine olarak da adlandırılan dört tane kadın figürünün resmedildiği taban mozaiği yer alıyor. Bu odadan geçilen ve ana avlunun batısında yer alan sundurma oldukça iyi korunmuş mermer kaplama izlenimi veren mermer taklidi duvar freskleri ile dekore edilmiş. Korinth düzeninde sütunların bulunduğu, gösterişli bir mimariye sahip avluya bakan bu sundurmada yer alan mozaik üzerinde, geometrik desenli çerçeveler içinde iki kadın figürü yer alıyor. Antik dönemde şans getirdiğine inanılan çift ağızlı balta figürleriyle birlikte betimlenmiş olan iki kadın figüründen biri, kadınlara ait diğer odadan bu mekana gelenlere, diğeri ise kaya odasından çıkanlara göre yönlendirilmiştir. Muzalar Evi'nin ana avlusunda ise Zeugma'daki diğer konutlarda da sıkça rastlanan klasik Yunan mitolojisinde denizlerin yaratıcı tanrı ve tanrıçası Okeanos ve Tethys betimlenmiş. Çeşitli deniz canlıları ve balıklarla birlikte oldukça zengin bir şekilde resmedilmiş bu avlu mozaiğinin köşelerinde, yunus balıkları üzerinde balık tutan Eros figürleri yer almakta.

938 eser çıkarıldı
2007 yılında başlayan kazılarda Gaziantep Arkeoloji Müzesi'ne 938 eser kazandırıldı. Kazılarda 2012'den bu yana; akademisyenler, arkeologlar, arkeoloji bölümü öğrencileri, restoratörler, sanat tarihçileri ve mimarlar dahil 443 kişi çalıştı.

Sasani işgali ile yıkılmış
Kazılar sırasında Muzalar Evi'nin tasarımının MS 1. ve 2. yüzyıllarda gerçekleşmiş olduğu anlaşılmış. İç dekorasyonunun ise MS 2. yüzyıl sonu, MS 3. yüzyıl başlarında tamamlanmış olduğunu tespit edilmiş. Ev MS 252-253'teki Sasani işgali sırasında yakılmış



Adını esin perilerinden alıyor
Zengin mimari dekorasyonu, mozaikleri ve duvar freskleriyle dikkat çeken Muzalar Evi adını; bir odasının tabanında bulunan mozaik üzerindeki, klasik Yunan eğitiminin vazgeçilmez parçası olan lirik şiir, tarih, müzik, astronomi ve felsefe gibi konuların esin perileri sayılan dokuz muza betiminden alıyor. Bu mozaiğin ortasındaki büyük madalyon üzerinde baş muza ve epik şiirin ustası Kalliope bulunuyor. Dokuz muzadan Kleio tarih yazımının, Euterpe şarkının, Elegiak şiirin, Erato lirik şiirin, Melpomene tragedyanın, Polyhmnia ilahilerin, Terpsikhore dansın, Thalia komedyanın, Urania da astronominin esin perisi olarak kabul ediliyor.

Müzeyi gezmek yetmez
Muzalar Evi'nin yukarısında Dionysos ve Danae Villaları ziyaretçilere açık. Zeugma Antik Kenti'ne gelen ziyaretçiler burayı gezebiliyor. Kalıntıların tahrip olmasını önlemek ve kışın da ziyaretçilere açık olması için daha önceki yıllarda alanın üzeri kapatılmıştı. Muzalar Evi şimdilik ziyaretçilere açık değil. Fakat ilk fırsatta açılacak. Böylece Zeugma'nın zenginliği daha görünür olacak. Tabii bunu yapmaktaki amaç Zeugma Antik Kenti'ne dikkat çekmek. Gaziantep'e gelip sadece Zeugma Müzesi'ni gezmekle yetinmek artık geçmişte kalacak. Muzalar Evi ziyarete açılınca, Zeugma'yı tam anlamak adına müzeyle birlikte antik kenti gezmek gerekecek.



Sırada Çeşme Binası ve başka evler var
Muzalar Evi kazısı tamamlandı. Ya sonra? Dr. Kutalmış Görkay "Zeugma'daki 'Çeşme Binası' olduğunu düşündüğümüz bir yapının ortaya çıkarılmasını planlıyoruz. Ayrıca diğer Roma evlerine yönelik kazılar ile araştırmalara başlanması da gündemimizde. Bunun dışında antik kentin kutsal alanı olan Belkıs Tepe'deki tapınak yapısı ve bu tapınak yapısına ait olduğunu düşündüğümüz kült heykellerinin restorasyon ve konservasyon çalışmalarının yapılması da hedefleniyor" diyor.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Zeugma’nın zenginliği bitmiyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN