Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yaşlılara hizmette kızlarımız

Giriş Tarihi: 15.9.2009 14:12 Güncelleme Tarihi: 15.9.2009 14:17
Kadın duyarlılığını, gizil gücünü, kreatif yeteneklerini, sağduyusunu yaşlılarımızın hizmet ve bakımına da sunmalıyız, bunun şartlarını ve organizasyonunun bir an evvel geliştirmeliyiz

Yaşlılık veya yaşlanma ile ilgile her yazıda, konuşmada ve bilgilendirmede bir saptamayı özellikle altını çizerek vurguluyoruz. Yaşlılık bir hastalık değildir. Yaşamın bir evresidir. Gençlik Çağı, Ergenlik Dönemi gibi kendine özgü sorunları vardır. Deneyim kazanmış, derin ve geniş düşünme, yorumlama olanaklarını tüm benliği ve bedeni ile yaşamış, bunları hayata geçirme fırsatını bulmuş ve kaçırmış ve nihayet olgunlaşmış bu insanların aramıza daha yoğun katılması sosyal, ekonomik ve duygusal artı değerler katacağı kesindir.

Uygarlaşmanın bir ölçüsü de toplumların yaşlılarından yararlanarak onlara sağlıklı, güvenli, huzurlu bir hayat sunmasıdır. Bunun için tüm alanlarda onlara sunacağımız hizmetin kalitesini ve sayısı arttırmak için projeler üretmeli ve kısa, orta ve uzun vadeli planlarımızı sıraya koymalıyız.

Yaşlı deneyimlidir. Ama çabuk olmayabilir örneğin. Bir ortak çalışmada lider olabilir de, bir çırpıda merdivenleri aşamaz. En leziz yemek tarifleri ondadır da uzun zaman ayakta soğan doğrayamaz. Kaç defa su verilmiş çelik gibi bedeni daha çabuk yorulur ama dinlenme süresi de daha kısadır.

Hayat arkadaşı başka bir evrendedir belki; sevdiği can evlatları haklı olarak kendilerine yeni düzenler kurmuşlardır, baldan tatlı torunlar yeni deneyimler kazanmak, görmek, tanımak, varlığını kabul ettirmek için mücadele etmektedirler. Büyüklerine zaman ayıramamaları sevgi eksikliğinden değildir. Zaman hep az gelmektedir. Maddi, manevi anne ve babalarına, büyük anne ve büyük babalarına yardımcı olamamak onlar için de üzücüdür.

Bu akil insanlar çocuk veya torunlarının yanlarında yaşamaktadırlar. Düzenini bozmak istemeyen ve maddi olarak bunu karşılayabilenler evlerinde sürdürürler hayatlarını. Bazen istenmeyen ve beklenmeyen nedenlerle bu olanaklar ortadan kalkarsa toplumun oluşturmak ve geliştirmek zorunda olduğu yaşlı bakım evleri, yuvaları, siteleri, köyleri, kendine özgü hastalıkları olan yaşlılar için sağlık kuruluşlarında, bölümlerde yaşamak durumundadırlar. Toplum bu üç değişik yaşam alanlarında yaşlılarımızı yalnız bırakmamalıdır. Ekonomik ve sosyal gücünü bir yandan gençlerine bir yandan yaşlılarına aktarmalıdır.

Sosyalleşme, uygarlaşma hızlandıkça iş bölümünde çeşitlenme nicelik olarak artmakta ve daha fazla nitelik ve eğitilmişlik gerektirmektedir. Yaşlılarımıza gerek evlerde gerek toplu yaşam alanlarında destek olabilmek için eğitilmiş genç ve dinamik insanlara ihtiyacı vardır. Genç sayımız yeterlidir. Eğitimlerinde eksikler giderilmeli ve onlara iş alanları yaratılmalıdır.

Okumuş, okumamış tüm erkek gençlerimiz askerlik hizmeti ile bir yandan yurdun savunmasına hazırlanırken burada sosyalleşmektedirler. Toplu olarak bu görevi yaparken insan ilişkileri gelişmekte, başka kültürlerden, yaşan biçimlerden gelen yaşıtları ile kendi kültürlerini kıyaslama ve paylaşma olanağı bulmaktadırlar. Ülkenin her yöresinden gelen başka şehirler dağılan delikanlılar ülkesini tanıma fırsatı elde etmektedir. Anne, baba desteği akraba, hemşeri dayanışması dışında da dostluklar, alış verişler olabileceğini öğrenmektedirler. Bu yaşanan sekiz, on iki ay tüm hasret ve zorluklarına rağmen yıllar içinde çok verimli, kazanımlı zamanlar olarak değerlendirilmektedir bunu yaşayanlar tarafından.

Ancak eğitimli, eğitimsiz kızlarımız askerlik görevinden muaf olduklarından bu anlamda sosyalleşememektedirler. İlk bakışta genç kadınlarımız için olumlu gibi gözüken durum eğer serinkanlı ve mantıklı olarak değerlendirilirse onlara zarar verdiği görülecektir. Özellikle okutulmamış, okuyamamış, okumamış kızlarımız çok mağdur olmaktadırlar. Bu gençler çok dar çevrede sosyalleşmeden, çoklu, yabancılarla ilişkiye giremeden evde, tarlada ücretsiz hizmetli olmakta, ya da çok yakın bir atölyede benzeri, tanıdığı kişilerle kısıtlı, tek yönlü ilişkiye girmekte ve genellikle yaşamına maddi manevi katkısı olacak eğitimden mahrum kalmaktadır. Erkek yaşdaşları gibi onlarda devletin şemsiyesi, güvencesi altında eğitilip öğretilip görevlendirseler, Trabzon doğumlu kızımız Konya' yı, Tekirdağlı arkadaşımız Hatay'ı tanırken Severekli Ereğlili ile Göynüklü Muşlu ile kaynaşır, dertde tasada ortak olduklarını, sorunlarının aslında aynı olduğunu anlarlar.

Bu muhteşem gizil güç ülkenin daraldığı, kendine ihtiyaç duyduğu yerde kadın gücü, duyarlılığı, sevecenliği, yaratıcılığı ile yetişir sosyal ve sağlık yaralarına merhem olur.

Bunun adı diğer ülkelerde olduğu gibi " Sosyal Görev " olabilir. Erkek arkadaşları gibi belli yaşta Sosyal Göreve alınacak genç kadınlarımız altı- sekiz ay teorik ve pratik kurslarda ücret almaları sağlanarak eğitilir. Sosyal güvenceleri başlarken para kazanmanın gururu ve güveni kazandırılır Bu eğitim ve öğretim başta sağlık ve sosyal hizmetlerde denenir, olgunlaştırılır ve ülke hizmetlerinin her alanında yaygınlaştırılır.

Sosyal Görev ve Sosyal Görevliler kavram ve faaliyetleri tartışılır ve toplumumuzun kültürel yapısına sindirilene kadar istekli kadınlarımız hangi yaşta olurlarsa olsunlar sağlıklı ve hasta yaşlılarımıza ailelerinin yanında, kendi evlerinde veya toplu yaşadıkları mekânlarda, okullarda, sağlık kuruluşlarımda görevlendirmek üzere hemen eğitime alınmalıdır. Kanunlar ve Yönetmelikler bunun için yeterlidir.

Bu şekilde eğitilmiş gençler ücret karşılığı kendi ebeveynlerine, akrabalarından yaşlılara, diğer yalnız yaşayan hasta olamayan yaşlılara yardım ve destek sağlayarak tam gün veya yarım gün istihdam edilebilirler.

Yaşlılarımız sevgi ve ilgi, gençlerimiz gururlu ve doyurucu bir yaşam istiyor ve bekliyor. Bunları kucaklaştıralım.









BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Yaşlılara hizmette kızlarımız
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN