Türkiye'nin en iyi haber sitesi

O isyanın fitilini Halime ateşledi

Başbakan'a yazdığı mektupla Ağrı'nın çığlığını duyuran işkadını Figen Polat Zaim, en yakın arkadaşı Halime'nin parasızlık nedeniyle okulu bırakmasından etkilenmiş

Giriş Tarihi: 24.1.2010
O , Başbakan Erdoğan'a mektup yazarak bir anda dikkatlerin Ağrı'ya çevrilmesine neden oldu. Ağrılı işkadını Figen Polat Zaim mektubunda "Sinema yok, tiyatro yok. En mutlu günümüzde evet diyebileceğimiz bir nikah salonumuz bile yok" diyordu. Peki kimdi Figen Polat Zaim ve herkes susarken o neden bunca çaba gösteriyordu? Hikâyesi hayli çarpıcı. Her şey, 12 yaşındaki bir kız çocuğunun yoksulluk nedeniyle okula gönderilmemesiyle başlamış. En sevdiği arkadaşı Halime'nin okula gidemeyecek olmasına içerleyen aynı yaştaki Figen Hanım arkadaşını da yanına alarak soluğu valilikte almış. Figen Hanım o günleri şöyle anlatıyor: "Arkadaşımın annesi ve babası ölmüştü. Üç kardeşi ile babaannesinin yanında yaşıyorlardı. Ailesi parasızlık yüzünden onu okuldan alacaktı. Onun okuması gerektiğini düşünüyordum. Arkadaşımı da alıp valiliğe gittim. Dönemin valisi bizi Yardımsevenler Derneği'ne gönderdi. Dernekten de elimize bir pantolon, bir ayakkabı sıkıştırıp gönderdiler bizi. Okuyamadı zaten. Şimdi nerede ve ne durumda bilemiyorum. Sadece Halime de değil. Pek çok kız arkadaşım okulu bırakmak zorunda kaldı. Şimdi bir kişi hariç kimin nerede ve ne halde olduğunu bilemiyorum."

'VALİ BEY İLGİLENİYOR'
Arkadaşının durumundan çok etkilenen Figen Hanım, o günden itibaren gördüğü her eksiklikle ve yardıma ihtiyacı olan herkes için valiliğin yolunu tutmuş. Bir konuda da sonuç almış. Figen Hanım, "Ağrı'ya hep yeni mezun öğretmenler atanıyor. Bu durum, yörenin çocukları için sağlıklı değil. Çünkü çocuk olmak zor buralarda. Yağmuru, çamuru, aile baskısı... O nedenle yeni mezun öğretmenler için 'Etkili Öğretmenlik' seminerleri düzenlenmesi ve hatta anne-baba okulu açılması gerektiğini düşünüyorum ve bunu Vali Mehmet Çetin'e ilettim. Vali Bey ilgilendi ve çalışma yapılması için talimat verdi" diyor.

İLK KREŞİ O AÇTI
Ağrılı bir ailenin altı çocuğundan biri olan Figen Polat Zaim, kendi deyimiyle 'hiçbir şeyin olmadığı' Ağrı'da Açıköğretim Fakültesi'ne kaydolup Ev Ekonomisi bölümünü dışarıdan bitirmiş. Ağrılı bir grup kadınla yardıma muhtaç yaşlılar ve çocuklar için çalışan Figen Hanım, 1994'te Ağrı'nın ilk kreş ve anaokulunu açmış. 14 yıl burayı işleten Figen Hanım, Eleşkirt ilçesinde yine bir ilki gerçekleştirerek Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi kurmuş. "İlk kreşi açtığımda Ağrı'da devlet kurumları dışında özel bir iş yapan bir kadın yoktu. Başlangıçta hem yaptığım işi hem de kadın olmamı yadırgadılar ama zamanla kabul ettiler. Şimdi hemen her yerde çalışan kadın görmek mümkün'' diyor. Peki 16 yıl önce başlayan değişim sürecinde nerelere gelindi? Figen Hanım; "Neredeyse hiçbir şey değişmedi. Bina yığıntıları arttı. En önemli değişiklik İbrahim Çeçen'in yaptığı üniversite" diye konuşuyor.

SONUÇ OLARAK...
Üç günlük izlenimlerimizde gördüğümüz şey; evet Ağrı'da sinema, tiyatro gibi sosyal etkinlikler yok. Meclis salonunda kıyılıyor nikâhlar. Çocuklar yıkık dökük parklarda oynuyor. Ancak en önemli sorun şu an için 'yoksulluk.' Devlet bir uçtan başlamış çalışmalara. Sanayi bölgeleri, kültür merkezleri, anaokulu, yol, su çalışmaları yürüyor. Ancak 'Yoklar Diyarı'nın sadece devletle kalkınması mümkün görünmüyor. Memleketin ücra kenti Ağrı, her açıdan hem yardımseverlerin hem de işadamlarının ilgisini bekliyor...

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
O isyanın fitilini Halime ateşledi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN