Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yanlış teşhis kurbanı bir yıldızın dramı

Alexandra, Türk baba ile Rum annenin kızı. 5 dil biliyor. Müzik, tiyatro eğitimi almış, filmlerde oynuyor. Ancak 15 yıldır yanlış teşhis sonucu aldığı ilaçlar yüzünden müptela olmuş. Almazsa krize giriyor

Giriş Tarihi: 4.4.2010
İstanbul'un bir 'malum bölgelerinde', izbe sokaklarda 'hap satarlar' hani. Cümle 'hapçı' harman olmuş kafalarını 'güzelleştirmek', 'tedavi olabilmek' için oralara seğirtir, satıcıdan 'tedarik' eder 'malı', kullanır ve... İşin kriminal tarafı bu kadar yer alacak bu MOLA'da. Girişi buradan yapma nedenim şu: Biliyoruz ki bu hapları; belli başlı hastalıklardan mustarip olanlar kullansın, şifa bulsun diye üretiyorlar. Lakin araya kirli eller giriyor, narkotik dünyasına da sızıyor ve amaç dışı kullanılıyor. Alexandra Dmitrou adlı melez güzeli genç kızın tuhaf hikâyesi de işte bu yaman çelişkinin cücüğünden kaynaklanıyor. Alexandra da bu uyuşturucu haplara bağımlı biri. Ancak o 'gayri meşru' bir kişi, gizli içici, keş taifesi olduğundan değil. Aksine doktorların kontrolünde, reçeteler marifetiyle bağımlısı olmuş bu hapların. Çünkü yıllar önce "epilepsi" teşhisi konmuş ve hayat boyu bu haplara mahkûm edilmiş 26 yaşındaki kızımız.

KRİZ ANLARI

Neredeyse 15 yıl ruhu ve bedeni bağımlıyken, yanlış teşhis kurbanı olduğu anlaşılmış. Bunca süre vücuda giren, çöreklenen kimyasallar ise hayati organlarını çürütmüş, perişan etmiş. İlaçları bıraksa krize giriyor, kullanınca da zaten limitlerde olan direnci kırılıp onu ölüm çemberine itiyor. Sonrasında olup bitenler ise 'yazılsa roman olur' dediklerinden. Zaten Alexandra da öyle yapmış. Yazmış, yazdıkları da "Son Durak" adlı bir kitap olmuş. Gerisini konuşmalarımızdan izleyin ve bu "tuhaf hikâye"nin ayırdına varın siz de.

Bir çırpıda seni tanıtacak şeyler söylesen...
- 1984'te gazeteci Türk baba ile dergi editörü Rum annenin çocuğu olarak Baf'ta (Kıbrıs) doğmuşum. Babamı trafik kazasında kaybettiğimizde ufacıktım. Annem bir süre sonra evlenince, babalığım beni nüfusuna aldı. Sonra İngiltere'ye anneannemin yanına gittim. Dedem de Türk'tü. Hem Rumca, hem Türkçe, hem de İngilizce öğrendim böylelikle. Liseyi ve üniversiteyi orada okudum. Sasex Üniversitesi'nden Sinema- TV üzerine diploma aldım. İspanyolca ve İtalyanca da öğrendim. Keman, piyano, gitar çaldım, radyoda DJ'lik yaptım. Türkiye'ye gelmek, tiyatro eğitimi almak istiyordum. Müjdat Gezen'in kurslarına yazıldım. Ayla Algan'dan da ders aldım. TRT'de 'Ramazan Güzeldir' dizisinde, reklam filmlerinde oynadım. 'Kutsal Damacana' ilk sinema filmimdi.

Hastalığınla ilgili serüveni okudum kitapta; çok sarsıcıydı...
- Ufacık çocukken düşüp bayılmalarım başladı. Hem Kıbrıs'ta, hem İngiltere'de tüm doktorlar bir çeşit epilepsi teşhisi koyup ilaçlara başlattılar. 15 yıldan fazladır bu ilaçları kullanıyorum. Sonunda hastalığımın epilepsi olmadığı anlaşıldı.

Neymiş peki?
- Vakumla doğmuşum ben. O sırada beyin kıvrımlarım zedelenmiş. İlk bakışta epilepsi belirtisi gösteriyormuş ama boyun damarlarımda sıkışma varmış asıl. O ilaçların kalp kapakçıklarımı çürüttüğü, böbreklerim ve bağırsaklarımda ölümcül tahribat yaptığı anlaşıldı. Ben de kimler bana yanlış teşhis koyduysa hepsini tek tek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) vermeye hazırlanıyorum.

İlaçları alıyor musun hâlâ?
- Mecburum. Bağımlılık yaratmış çünkü. Almazsam uyuşturucu kullananlar gibi krizler geliyor. Alsam ölüme bir adım daha yaklaşıyorum. Teşhis değiştiği için reçete de yazmıyorlar, illegal yollara itiyorlar beni adeta.

Ne durumdasın şimdi?
- Bazen çok iyi oluyorum. Bazen de yer altımdan kayıyor, duvarlar üzerime geliyor, sesler uğultu şeklinde, gözler sallanarak görüyor ve ses çıkmıyor gibi hissediyorsun. 'Her şey bitsin' diyor insan, sonrası sarhoş gibi...

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Yanlış teşhis kurbanı bir yıldızın dramı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN