Olay, dün gece saat 22.00 sıralarında İstanbul Zeytinburnu Kazlıçeşme sahilinde meydana geldi. İddiaya göre balık tutmaya gelen vatandaşlar denizde hareketsiz şekilde bir kız çocuğu gördü. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin incelemelerinde sudan çıkarılan kızın hayatını kaybettiği belirlendi. Sahil güvenlik ekipleri denizde arama çalışması yaparken yaklaşık 1 saat sonra sudan ikinci ceset çıkarıldı. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmaları sonrasında denizden çıkarılan cesetlerin Fatmanur Çelil (30) isimli kadın ve kızı İ.Ş. (8)'ye ait olduğu tespit edildi.
KZIYLA BİRLİKTE İNTİHAR ETMİŞ
Konuyla ilgili yapılan çalışmalar sonrası Çelik hakkında çeşitli suçlardan kaydının olduğu, farklı sebeplerden de hakkında şikayetler olduğu için 8 yaşındaki çocuğunun devlet korumasına alınması kararı alındı. Bu karara karşı çıkan kadın olay günü kızını alıp taksiyle Zeytinburnu sahile gitti. Burada ikisi birlikte denize atlayıp intihar ettiler. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

DRAM ÇIKTI
İddiaya göre anne hasta olan çocuğunun tedavi sürecine de izin vermedi. Devlet süreci başlatmak için defalarda girişimde bulundu ancak kadın çocuğu vermedi. Sağlık sorunu ciddiye gidince koruma altına alınıp sürecin başlatılması kararı alınınca kadın çocuğu kaçırmaya başladı. Son olarak ise sahile gittikleri belirlendi.
"ÖNCE ANNE SONRA KIZ ATLADI"
Tanık Abdülaziz Alevlidağ,''Biz 1 saat önce buradan geçerken anneyle kızı vardı. Suyun kenarında oturuyorlardı. Biz ileri gittiğimizde önce anne atlamıştı. Sonrasında ufak kız kendini atmıştı. Buraya 2 kadın 2 de kız gelmişti balık yakalamaya, sonra cesedi gördüler. Cesetleri görünce polislere haber verdiler. Kızı çıkardılar. Anneyi de yarım saat önce çıkardılar'' ifadelerini kullandı.

BAKANLIKTAN AÇIKLAMA
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan konu ile ilgili yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada " Bazı basın yayın organlarında 'Zeytinburnu sahilde anne ve kızının cesedi bulundu' şeklinde yer alan haberler üzerine kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılması uygun görülmüştür. Bir süredir haberlere konu olan ve öz babasının istismarına uğradığı iddia edilen çocuk hakkında İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesinin kararıyla Sağlık ve Danışmanlık Tedbiri uygulanmıştır. Sağlık kontrollerinin düzenli yapılmadığının anlaşılması üzerine tedavi sürecinin aksamaması için gerekli çalışmalar yürütülmüş ancak bu süreçte annenin reddedici tutumları sebebiyle yönlendirmelere olumlu yanıt alınamamıştır. 13.02.2026 tarihinde çocuğun özel bir vakıf hastanesine yatırıldığı bilgisi alınmış, tedavi süreci takip edilmiştir. Sağlık kurulu raporunda çocuğun yatılı psikiyatrik tedavisinin gerekli olabileceği belirtilmiştir. Buna rağmen annenin önerilen tedavi ve sevkleri kabul etmediği uzmanlarca bildirilmiştir. Çocuğun sağlık durumunun risk altında olması nedeniyle 02.03.2026 tarihinde acil koruma kararı çıkartılmış ve konu adli makamlara intikal ettirilmiştir. Aynı gün adrese gidilmiş ancak kimseye ulaşılamamıştır. Akşam saatlerinde gelen ihbar üzerine anne ve çocuğun hayatını kaybettiği bilgisi alınmıştır. Yaşanan elim olay hepimizi derinden üzmüştür. Konu adli makamlarca soruşturulmaktadır. Öte yandan süreç boyunca, bazı medya organları ve sivil toplum kuruluşlarının süreci çarpıtarak Bakanlığımızın anne ve çocuğu korumaya yönelik girişimlerini "anne ile çocuğu ayırma çabasıö şeklinde yansıtması sorumsuz ve gerçek dışıdır.
Çocuğun üstün yararı doğrultusunda atılan adımların kamuoyu nezdinde farklı bir algı oluşturacak şekilde sunulması kabul edilemez. Bu üzücü olay vesilesiyle bir kez daha tüm medya mensuplarını ve STK'ları bu tür konularda yetkililerin yönlendirmesi doğrultusunda hassas ve titiz davranmaya davet ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadeleri yer aldı.