Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ENGİN ARDIÇ

Kıymetini bilemedik Muharrem

Seninle dalga geçtik Muharrem...
Gerçi sen de yalan söylüyordun ama söylediğin yalanlar "her gün cuma namazı kılarım" gibilerden çocukça saçmalıklardı.
O bisiklete binmeler, kafaya kasket geçirmeler falan...
Basit kampanya numaralarıydı.
Enayileri keklemek için "sol kokması" istenmiş atraksiyonlar.
Azıcık saf bir adamdın Muharrem.
"Kuantum bilen bir başkanınız olacak" gibi ancak lise iki fizik öğretmenlerini tavlayacak gayretkeşlikler...
Ne şirin adaylarıydın sen onların Muharrem...
Kalın ve kaba bir adamdın ama asla namussuz değildin.
CHP gibi bir partinin başına da yakışmazdın ama bin beterleri vardı.
Siyaset bilmediğini de kanıtladın.
Yani sizin oralarda siyaset adı verilen inanılmaz pişkinlik ve yüzsüzlük sende yoktu.
Tek ayak üstüne kırk yalan uydurup sonra da çokbilmiş çokbilmiş sırıtacak adam değildin.
Üçkâğıda tenezzül edecek adam da değildin Muharrem.
Direk gibi dosdoğruydun.
Hatta fazla doğruydun.
Lakin "onu bırakın beni seçin"den öte bir şey bulup da söyleyemedin.
Seçim gecesi yenildiğini kabul ederek sizin oralarda da yeni bir çığır açtın. Çamura yatmadın, edepsizlenmedin, zeytinyağı gibi üste çıkmadın.
O çığır sonra hemen kapanıverdi. Dürüstlük birilerine iki numara büyük gelmişti.
Seni yediler Muharrem, seni ham yaptılar...
Gerçi sen de kendini yedirmek için elinden geleni yaptın ya...
Ne tür kurtlarla dans ettiğini bilemedin Muharrem, yoksa çakal mı demeliydim?
Aculluk ettin Muharrem...
Demirel'in deyimiyle "zamanlama denilen sanattan" hiç anlamıyordun.
Hemen kurultay istemekle en büyük hatayı yaptın.
Yenileceğin belliydi.
Ne yani, o zaman cumhurbaşkanı adayı olacağına şimdi belediye reisi adayı olsaydın daha iyi değil miydi?
Yenilirdin ama edebinle...
Sen sandık sahteciliğiyle seçim kazanmış gibi yapacak adam da değildin.
Gerçi devlet görevlilerine bir zamanlar sen de küfür etmiştin ama bunlar gerilerde kalmıştı, üstelik alacakverecek meseleleri gibi özel konulardı.
Sen Amerika'nın adayı değildin.
FETÖ'nün adamı da olmadın.
Kıymetini bilemedik, bizi affet Muharrem.
Bak, yok oldun gittin dipsiz kuyularda...
Ama orada yalnız kalmayacaksın, az bekle, Ekrem de yanına geliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA