Delikanlı arabadan çıkıp orta yaşlı kadının kullandığı arabaya doğru ilerliyor...
"Demek beni videoya çekiyorsun ha!" diye bağırıyor.
Onları seyreden esnaftan biri, "Oğlum git işine, iki ay ehliyetini alacaklar, tonla para cezası ödeyeceksin, işin mi yok!" diyor.
Delikanlı bu kez dönüp ona çıkışıyor.
Sokaktan geçmekte olan biri, "Geç arabana, s... git" diyor.
Vay nasıl küfredersin kavgası patlıyor bu kez...
Biz ayırıncaya kadar herkes bir yumruk, bir tekme yiyor; ortalık karışıyor...
***
Sonra ne göreyim!
On dakikalık yolda iki kavga daha...
Birkaç ay önce, ben "İnsanlar her zamankinden farklı biçimde sinirliler artık,
cezalarla caydırılamayacak bir öfke birikimi var, herkes dikkatli olsun" dediğimde, "Abartıyorsun" diyen arkadaşlarımın şimdi ağızlarını bıçak açmıyor.
Çünkü şimdi biliyorlar...
Gerçek bu...
Ama öfkeyle kalkıp zararla oturmak da artık kimsenin umurunda değil gibi...
***
Her yer aynı...
Markette çalışan ile müşteri arasında en ufak bir yanlış anlama birden öfke patlamalarına yol açıyor...
Veli sinirli, öğretmen sinirli, müdür sinirli...
Ama esası şu ki, küçücük çocuk da sinirli...
Ortaokul çocuklarına bakıyor musunuz?
Okulun kapısından çıktıkları anda ya kavga etmeye başlıyorlar ya da birbirlerini en ağır kelimelerle tehdit ediyorlar.
Kırk yıllık arkadaş koskoca adamlar tek bir yan bakışla birbirlerine giriyorlar...
Daha neler neler...
Kimbilir sizde ne hikâyeler vardır.
***
Şimdi oturup herkes ciddi ciddi sormalı...
Bize ne oluyor peki?
Klişe psikolog tespitlerini de boşverin...
Mesela
"düşük benlik algısı" diyorlar.
Hafifçe anlaşılmaz ama havalı olsun diye belki...
Oysa kendimizi değersiz bulmaya ve değersiz hissettirilmeye çoktan alışmıştık yahu!
Yoksa
"Gündelik hayat tatsız bir hedefe doğru evriliyor" hissiyatının derinleşmesinden mi bütün bunlar?
***
En ilginci de şu...
Tanıdığım bilfiil siyasetin içindeki ahbaplar ne zaman bu konuyu açsam kayıtsızlıkla lafı değiştiriyorlar.
Kafaları başka şeylerle meşgul...
Sokakla bağları koptu sanki...
***
NOT DEFTERİ
Demek korkunun hâkim olduğu başka bir an birisini vurmak ya da kendimizi vurmak, vurabilmek mümkün. Korkmuyorsanız ölüyorsunuz, korkarsanız öldürebiliyorsunuz. (ÖMER F. OYAL / Gemide Yer Yok)