İskender Paşa Camii restorasyonu bitti, küçük meydanın yüzü gözü tekrar açıldı.
Ezbere biliyorum her köşeyi...
Kahvenin şemsiyelerindeki yazıları...
Yoğurt kaplarının boyutlarını...
Güvercinlere yem serpmenin keyfini ve inanmayacaksınız ama kuşların o sırada tek tek şımarışlarını...
"Karşıya motor-05441782020" yazılı tabelayı...
Bembeyaz iskelenin çürümeye başlayan yanlarını...
***
Gözlerini kapat diyor içimden bir ses, kapatıyorum...***
Gözün doyumsuz arayışından biraz olsun uzaklaşmamız gerektiğini düşündüğünüz oluyor mu hiç?***
Gözlerim kapalı hâlde sağ ayağımla yanımdaki sandalyeyi itiyorum...***
Byung-Chul Han mı demişti, tam hatırlamıyorum, bakmaya da üşendim...***
Ekrem elinde tepsi masadan masaya koşarken beni gözlerimi yummuş hâlimle gördüyse, ne yaptığımı anlamış mıdır, bilmem.***
Bir arkadaşım hırs ve ihtirasın gözlerin suçu olduğunu söylerdi...
Hiç yabana atılmayacak bir fikir...
Fakat şimdi bu sabah, bu iskelede bütün bunların tam ortasına dalmam ne iş ama!
Kısa bir süre için de olsa...
Ne dünya işleri, ne bizim kısırdöngü siyaset haberleri, mutluyum...
***
NOT DEFTERİ
Sana okuttukları tarihe inanıyor musun? Ya insanlar el ve dil birliği etti de seni kandırmak için birtakım masallar uydurduysa... (N. F. KISAKÜREK / Aynadaki Yalanlar)