Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BERCAN TUTAR

Krizler daha da derinleşecek...

Irak'tan Şili'ye kadar dünyanın dört yanında farklı kıta ve ülkelerde devam eden ayaklanmalar, neo-liberal demokrasi, kapitalist ekonomi, ulus devlet sistemi, modernizm, ilerleme ve çağdaşlık ile tanımlanan Batılı piyasa uygarlığının yol açtığı vahşet, iç savaş, kaos ve krizlerin daha da tırmanacağının işaretidir.
Atlantik'in inşa ettiği küresel sistem her alanda sarsılıyor. İnsanlar kabul edilemez haksızlıklar yüzünden sokaklarda.
Kitleler Hong Kong'da hukukun çöküşü, Şili'de eşitsizlik, Lübnan'da kötü ekonomi, İspanya'da tıkanan siyaset, Irak'ta yolsuzluğa batmış iktidar, Fransa'da bürokratik despotizm ve ABD'de yükselen oligarşik faşizm ile mücadele ediyor.
Kutuplaşan ABD'de neoliberal küreselcilerle aşırı sağcı yerelcilerin iktidar savaşı giderek derinleşiyor. AB ülkelerinde aşırı sağın temsil ettiği ırkçı ve popülist akımlar merkez sağ ve sol siyaseti tükenme noktasına getirdi. Aşırı sağ partiler her alanda yükselişte.
Fransa'da Sarı Yelekliler'in ve İspanya'da Katalanların ekonomik ve siyasi hak arayışlarının yol açtığı protestolar sürüyor.
Irak ve Lübnan başta olmak üzere Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da İkinci Arap Baharı kasırgası yeniden esmeye başladı.
Şili, Bolivya, Ekvador ve Meksika gibi şiddet, adaletsizlik ve açlığın pençesinde kıvranan Latin Amerika ülkelerinde ayaklanmalar dinmiyor.

***

Türkçe dâhil beş dilde yayın yapan 'eurotopics' sitesi de küresel çaptaki bu konuyu 'Protestolar: Dünya neden ayakta' başlığı altında detaylı bir dosya halinde incelemiş.
Dünyanın farklı ülkelerinde halkların iktidarlara karşı başkaldırışının ardındaki nedenler neredeyse aynı... Adalet, refah, güvenlik ve özgürlük arayışı!
Medya başta olmak üzere siyaset, finans ve akademi dünyası bu ayaklanmaların varacağı noktayı analiz etmeye çalışıyor.
Genel kanı ise dünyanın daha da kutuplaşacağı ve neoliberal küresel sistem krizinin daha da derinleşeceği yönünde.
Almanya'da nasyonal sosyalizm yeniden tırmanışta, İngiltere Brexit krizinden çıkamıyor, İspanya bölünme tehlikesiyle boğuşuyor ve Fransa hala diken üstünde.
Şunu gördük ki demokrasi havariliği yapan Avrupalı ve Amerikalı siyasiler yaşadıkları ilk zorlukta hemen güce, ırkçılığa ve faşizme tapmaya başladı. Bu nedenle Batı'nın tükenmişliği Donald Trump'ı, Boris Johnson ile Matteo Salvinileri ortaya çıkardı.

***

Berlin Duvarı'nın yıkılmasından otuz yıl sonra bugün ABD ve Avrupa'da modern kontrol sistemleri sayesinde aşılması çok daha zor yeni duvarlar inşa ediliyor.
Bu duvarlar yükselme fırsatını yok ediyor. Bu yüzden küreselleşmenin en büyük kaybedenleri okumuş yoksullar oluyor.
Fransız teknisyen ile Şilili öğretmenin, Cezayirli öğrenci ile Beyrutlu hemşirenin ve Iraklı mühendisin sorunu aynı:
Eğitimli olmalarına rağmen fakirlikten kurtulamamak.
Umutsuzluk ve gelecek kaygısı had safhada. Yaşam standartları düşüyor. Maaşlar yerinde sayarken giderler artıyor.
Ne var ki bu ayaklanmaların başarı şansı çok az. Zira göstericilerin ne bir somut planları ne de kurucu bir siyasi önderleri var.
Dolayısıyla muktedirlerin statükolarını sarsamıyorlar.
Meydanlara dökülüp simgesel binalar işgal ediliyor. Ardından hiçbir somut kazanım olmadan kırgın ve yılgın biçimde eve dönülüyor.
İşte önümüzdeki süreçte bu tür plansız ve kaotik krizler muktedirlerden ziyade kitleler için daha da yıkıcı hale gelecek.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA