12 Ağustos günü Erzurum'da Süper Kupa maçı oynanacak. Erzurum, çok da büyük olmayan bir şehir ve halk için müthiş bir final. Ama gerek Fenerbahçe gerekse Galatasaray ortamı öyle bir gerdiler ki, stat ve stat dışında çıkacak olayların şimdiden baş sorumlusu oluverdiler. Üstelik Protokol Tribünü'nde nasıl yan yana oturacaklar ve birbirlerinin yüzlerine nasıl bakacaklar kestiremiyorum.
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın Yüksek Divan Kurulu'ndaki konuşması, kendisine ve Fenerbahçe'ye hiçbir şey kazandırmayan, özenle hazırlanmamış bir konuşma... Bir ülkede çok büyük bir sivil toplum kuruluşunun başkanı savcı ve polise "Ahlaksız" diyemez, dememeli... Aynı başkanın Türkiye Cumhuriyeti'nin mahkeme başkanına "Beni siz yargılayamazsınız. Beni ancak tarih ve Fenerbahçe yargılar" demesi de son derece tehlikeli. Aziz Yıldırım'ın niyeti kendi toplumunu sivil itaatsizliğe yönlendirmek olmasa da, söylediği sözler büyük bir risk taşıyor.

Provokasyon var
Aziz Yıldırım'ın Galatasaray'ın kayıp 1 milyon dolarını dile getirme hakkı vardır. Ve getirmiştir de... Ama maalesef Galatasaray'ın yanıtı daha da tahrik edici olmuştur. Galatasaray, en az onun kadar büyük olan bir camianın başkanına "O zat" diye hitap etmemelidir. Bu büyük bir provokasyondur. Aziz Yıldırım halen Fenerbahçe'nin seçilmiş başkanıdır ve Yargıtay süreci bitene kadar da öyle kalacaktır.
Tabii ki bu para Song'a verilmedi. Nereye gittiğini ancak bazı eski G.Saray yöneticileri biliyor. Dünyanın hiçbir yerinde 1 milyon dolar gibi bir para banka havalesi olmadan bir futbolcuya verilmez. Hele hele makbuzsuz hiç verilmez.
Aziz Yıldırım'ın havuzla ilgili açıklamaları toplumda çok net bir şekilde "Havuzdan çıkarız kozunu oynuyor" şeklinde algılandı. Gazeteler böyle algıladı, halk böyle algıladı ve en önemlisi F.Bahçe camiası böyle algıladı. Ama bu sözler de iyi bir hazırlık yapılmadan, kanunlar iyice incelenmeden, özensizce dile getirildi. Görünen o ki; kanun gereği hiçbir takım havuzdan çekilemiyor. Yıldırım'ın danışmanları ya yetersiz ya da Yıldırım veya F.Bahçe'ye zarar vermek için haince davranmışlar.

Büyük rezillik
İhanetin ve çelişkinin en büyüğüne bakın: Aziz Yıldırım'ın konuşması içinde en tutarlı bölüm G.Saray'ın kayıp 1 milyon dolarının sorulmasıydı. Ki bu soru G.Saray'ı çileden çıkarttı ve öfkelendirdi. Ama önceki gün F.Bahçe resmi sitesinde yapılan açıklama F.Bahçe'deki iç ihanetin en önemli göstergesi. F.Bahçe'nin deklarasyonu Özhan Canaydın'ı övüyor, Özhan Canaydın'ı özlediğini ifade ediyor. Şimdi acemiliğin ve rezilliğin büyüklüğüne bakın. Aziz Başkan tarafından sorulan kayıp 1 milyon doların gönderildiği iddia edilen Denizli- F.Bahçe maçı sırasında G.Saray Başkanı Özhan Canaydın idi. Yani Fenerbahçe Kulübü'nün resmi açıklamasındaki methedilen G.Saray Başkanı Canaydın, yaşasaydı bu kayıp 1 milyon doların hesabını vermekle yükümlü olacaktı.
Aziz Başkan'a net söylüyorum. Şerefsiz ve hainleri, medyada, yorumcularda, ahlaksızları ise yargıda ve poliste arayacağına yanında bulunan dost ve danışmanlara çok dikkat et. F.Bahçe içindeki bu hainler, sadece 3 Temmuz öncesi başkana hata yaptırtmamışlar, şimdi de F.Bahçe'ye ve Yıldırım'ın geleceğine bile zarar verdirircesine hata yaptırıyorlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN