Türkiye'nin en iyi haber sitesi
YAVUZ DONAT

Ekrem İmamoğlu... Başlarken

Ercan Topaca, Ankara Valiliği'ne atandığında Kılıçdaroğlu ile mahkemelikti... "Altın tuvalet davası."
Çok yazıldı... Çizildi... Biliyorsunuz.
Topaca, Kocaeli Valisi iken vilayet konağında onarım yapılmış.
Tuvalete de "Altın sarısı klozet kapağı" takılmış.
Vay sen misin altından tuvalet (!) yaptıran.
Kılıçdaroğlu araştırıp, soruşturmadan bu konuyu siyaset malzemesi yapınca... Gazeteler de yayın yapınca... Ercan Topaca "Yargıya başvurdu."
Davalar sürerken... Ercan Topaca... Ankara Valiliği'ne atandı.
Ankara'da... Ana muhalefet lideri ile vali ilişkileri... "Son derece düzgündü."
Karşılaştıklarında... Kılıçdaroğlu "Nasılsınız Sayın Vali" diyordu... Topaca da teşekkür ediyordu... "Siz nasılsınız?"
Mahkeme "Altın tuvalet" davasında, gazetecileri "Tazminat ödemeye mahkûm ediyordu."
Bu sırada 15 Temmuz darbe girişimi oldu... Yeni bir dönem... Cumhurbaşkanı Erdoğan "Açtığı bütün davaları geri çekti... Zeytin Dalı."
Ve... Ankara Valisi Topaca da avukatını çağırdı... "Sayın Cumhurbaşkanı böyle bir şey yaptığına göre... Bana da, Kılıçdaroğlu'na açtığım davayı geri çekmek yakışır"
Bugün... Ekrem İmamoğlu da "Bunu yapabilmeli."
Kızgın siyaset ortamında "Söylenenlerin, yazılanların" üzerine bir çizgi çekip "Zeytin dalı uzatmayı... Barışmayı... Gazetecilere açtığı davaları geri almayı başarabilmeli."

***

Aman Ha Aman!..

Ekrem İmamoğlu "Başlarken" kimsenin ekmeğiyle oynamayacağını söyledi.
"Particiliği değil, liyakati esas alacağım" dedi.
1. Güzel sözler... İyi başlangıç.
2. Ama... Çevrede gaz veren "Şunu at... Bunu işten çıkar" diyen çok olur... Aman dikkat.

***

Çiğ Söze Gerek Yok

Erdal İnönü... Ana muhalefet partisi genel başkanıydı.
"Anavatan Partisi Meclis Grubu'nun tek başına seçeceği Cumhurbaşkanı'nı tanımayacağız" dedi.
"Cumhurbaşkanı seçilirse Özal'ın elini sıkmayacağını" söyledi.
Sonra... Özal Cumhurbaşkanı seçildi.
Özal ile İnönü el de sıkıştılar... Sohbet de ettiler.
Uzatmayalım...
"Sen Benim Cumhurbaşkanım değilsin" gibi..."Sen benim Belediye Başkanım değilsin" gibi sözler... Çiğ sözlerdir.

***

Siyaset... Ve Nezaket

Darbeden (1980) üç yıl sonra demokrasiye geçilince... Partiler kurulunca... Erdal İnönü de siyaset sahnesindeydi.
Fakat askerden (Milli Güvenlik Konseyi) veto yedi... Türk demokrasisinin kara deliklerinden biri.
Ama konumuz "Veto olayı" değil.
Erdal Bey, 1983'te... Parti kurunca... Türk siyasi yaşamında bir ilki başardı.
Elinde çikolata... Bütün partileri ziyaret etti.
Şimdi... Ekrem İmamoğlu "Bütün partilerin il başkanlığını ziyaret edeceğim" diye konuşunca... Rahmetli İnönü'nün 1983'te, Türk siyasetine getirdiği "Nezaketi... Zarafeti... İnceliği" hatırladık.
İmamoğlu... "Diğer partilere de gitmeli, vakıflara da, sendikalara da, televizyonlara da, gazetelere de."

***

Dün... Ve Yarın

Ekrem İmamoğlu'nun "Dün ile uğraşmayacağım, önüme bakacağım" söylemi... Herkesin hoşuna gitti.
Dün ile kavga eden "Yarını kaybeder."
İstanbul'un bunca sorunu varken, ara sıra "Dikiz aynasına" elbette bakılır... Ama göz sürekli dikiz aynasına takılıp kalırsa... "Kaza" kaçınılmazdır.

***

Ulaşım... Trafik... Destek

Binali Yıldırım... Anlatmaya gerek yok... "Projeleriyle konuşan" bir siyaset ve devlet adamı.
Binali Bey "İstanbul adaylığı" sürecinde sürekli "Ulaşımdan... Trafik sorunundan" söz etti.
Ekrem İmamoğlu... Göreve başlarken... "Ulaşım" diyor... "Trafik" diyor.
Hatırlayalım... Seçim gecesi Binali Yıldırım "Rakibim İmamoğlu kazandı... Tebrik ediyorum" derken... Bir şey daha söylemişti... "Kendisine yardımcı olacağım."
İstanbul'un ulaşım sorununda... Binali Bey "İmamoğlu'na desteğini esirgememeli."
Ekrem İmamoğlu da "Yıldırım'ın desteğini reddetmemeli."

***

Günün Fıkrası

Adam, yabancısı olduğu köyün yolunda yürüyormuş... Karşılaştığı köylüye sormuş:
-Falanca köye ne kadar zamanda varırım?
Köylü cevap vermemiş... Adam da yoluna devam etmiş.
Az sonra... Köylü, adamın arkasından seslenmiş:
-3 saatte varırsın.
-Dayı... Bunu neden sana sorduğum zaman söylemedin?
-Yürüyüşünü bilmiyordum ki... Şimdi baktım... Bu yürüyüşle üç saatte varırsın.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu bu sabah "Büyük yürüyüşe" başladı.
Bakalım "Yürüyüşü" nasıl olacak?

***

Hayırlı Olsun

Meşhur sözdür... "Halkın sevgisi taze meyveye benzer... Zamanında yenilmezse çürür."
Bu söz... Siyasette de geçerlidir.
Halkın sevgisi, sempatisi, seçimde verdiği oy... İyi değerlendirilmelidir... Yoksa... Geldiği gibi gider.
Türkiye'nin gözbebeği İstanbul'un yeni Büyükşehir Belediye Başkanı'na başarılar diliyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA