Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BURHANETTİN DURAN

Açılımdan ortaklığa ‘Yakınımızdaki Afrika’

Türkiye'nin Afrika vizyonu her yıl yeni dev adımlarla büyüyor.
Bugün, İstanbul'da üç gündür süren 3. Türkiye- Afrika Ortaklık Zirvesi devlet ve hükümet başkanlarının çalışma yemeğiyle tamamlanıyor. 'Birlikte Kalkınma ve Refah İçin Güçlendirilmiş Ortaklık' temalı zirve, kıtayla ilişkilerimizde gelinen muhteşem noktayı sergiliyor. 2005'te başlayarak 2009'dan sonra ivme kazanan Afrika açılımı artık stratejik bir ortaklığa dönüştü.
2008'de Afrika Birliği'nin Türkiye'yi "stratejik ortak" ilan etmesinin üzerinden sadece on üç yıl geçti. Ankara'nın kıtada büyükelçilik sayısı 43, 19 da askeri ataşeliği bulunuyor. THY 61 noktaya uçuyor; TİKA'nın 22 ofisi var. Maarif Vakfı'nın 26 ülkede 175 eğitim kurumu var, YTB 5 binin üzerinde öğrenciye yüksek öğrenim desteği veriyor. İşadamlarımızın sürekli genişleyen yatırımlarını da bu varlığa ekleyelim. İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel önem verdiği Afrika seyahatlerinde (30 ülke) imzaladığı anlaşmaların meyvelerini bugün Dolmabahçe'de topluyor. Liderler 5 yıllık eylem planını gözden geçiriyor. Pandemi şartlarına rağmen 16 devlet ve hükümet başkanının yanı sıra 26'sı dışişleri bakanı olmak üzere 102 Afrikalı bakanın zirveye katılması bile karşılıklı güven ve işbirliğinin en güçlü göstergesi oldu.

TÜRKİYE VİZYONUNUN FARKI
Geçmişte yoksulluk, iç çatışma ve göç ile anılan Afrika, 21. yüzyılın yükselen bölgelerinden birisi. Dünyada 2020'de en hızlı büyüme kaydeden 10 ülkenin 7'si Afrika'da. Bu da önde gelen ülkelerin kıtaya yakın ilgisini açıklıyor. Türkiye'nin yanı sıra Çin, Rusya, Fransa başta olmak üzere AB ülkeleri, BAE, Suudi Arabistan ve Hindistan öne çıkıyor. Türkiye'nin Afrika vizyonu eski ve yeni sömürgeci güçlerin mevcut politikalarına "alternatif" sunuyor.
Batılı ülkeler eski sömürgeci yaklaşımlarını devam ettirmekle eleştiriliyor. Sözgelimi Fransa utanç verici geçmişin yükünden kurtulamıyor. Yine Çin'in kıtada "kalkınma" üzerinden bağımlılık oluşturucu (borç tuzağı) roller üstlendiği belirtiliyor. Rusya'nın "güvenlik sağlayıcı" rolü ise Wagner'in kıtada yayılması yönüyle endişe oluşturuyor. Türkiye'nin insani yardım ile başlayan ve "eşitlik, karşılıklı fayda ve birlikte kazanalım" temeline oturan vizyonu ise giderek daha fazla ilgi çekiyor.
Bu vizyon Afrika'yı Afrikalıların perspektifiyle görme ve ortaklaşa kalkınma anlayışına oturuyor. Türkiye-Afrika ortaklığı kalkınma yardımlarından altyapı, tarım, sağlık, telekomünikasyon ve savunma alanlarına kadar uzanıyor. Teknoloji paylaşımı, finans ve orduların modernizasyonunu da içeriyor. Türk SİHA'larının Libya, Suriye ve Dağlık Karabağ'daki performansı Afrikalı liderler için ayrı bir hayranlık sebebi. Fas ve Tunus'tan sonra Etiyopya ve Angola da Türkiye'den SİHA alma ilgisi gösteriyor.

HEM KALKINMA HEM GÜVENLİK
Böylece Türkiye hem kalkınma hem güvenlik hem de insani- kültürel dostluk boyutlarıyla sahada. Kıtada etkili olan aktörlerin üstlendiği rolleri (kalkınma ve güvenlik) bir arada sunuyor. Bu arada Türkiye'nin Afrika ile ticaret hacminin 25 milyar dolardan 50 ve hatta 75 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. Ancak Afrika'nın Çin ile ticaret hacmi 190 milyar dolar, Almanya ile 50 milyar dolar olduğu düşünülürse kıta ülkeleri ile ortaklıkta yürünecek daha çok yol var. Ülke bazlı stratejilerin geliştirilmesi için üniversitelerimizde uzman yetiştirme dahil olmak üzere Afrika'ya yönelik beşeri sermayemizin yeni kapsamlı yatırımlara ihtiyaç duyduğu ortada.

EMİNE ERDOĞAN'IN AFRİKA MESAJI
Kriter dergisinin Aralık sayısı "Yakınımızdaki Afrika" üzerine. Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan kitabı üzerine kendisiyle yaptığım röportajda "bir anne ve kadın" olarak Afrika tecrübesini anlattı. "İnsanlığı aileniz gibi görmezseniz adaletli olamazsınız", "Annelerin kalbinin evrensel bir ritmi vardır" ve "Afrika coğrafyasının başarı ve mutluluğunu kendi başarımız ve mutluluğumuz olarak görüyoruz. Afrika ile olan ilişkilerimiz, dünya tarihine, insanlığın güzel bir örnekliği olarak yazılıyor" cümleleri hatırımdan çıkmıyor. Daha fazlası için Kriter'deki röportajı okumanızı öneririm.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA