Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Haberleri izleyince gözlerime inanamadım. Bana göre 'yüzyılın dolandırıcılık olayı' idi ama sadece iki dakikalık haber ile geçiştirildi. Üzerine ne yorum yapan, ne yazı yazan, ne tartışma açan oldu. Bekledim ki birileri üzerine düşsün, baktım ki yok, yine eline kalemi alan 'televizyon yazarı' oldu.
Efendim; iki uyanık, sözde merkezi 'te bulunan bir banka kurmuş. Boğaz'a nazır muazzam bir binayı kiralamış, üstüne tabelalarını asmış, içine düzmece çalışanlar koymuş, internete ilanlar verip sonra da başlamış yüzde 5-10 komisyonla teminat mektubu vermeye. Piyasadan iki yıl içinde bu yolla 500 milyon lira para toplamışlar. Ta ki bir şirket ihaleyi kaybedip de teminat mektubu afişe olana kadar...
Yahu bu nasıl iştir? Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurumu (BDDK) ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) nasıl olur da iki yıl uyur? Haydi onları bıraktım, ihale komisyonları o teminat mektuplarını veren adı duyulmamış bankayı nasıl olur da araştırmaz?
Bankerzedeler, Tosunzedeler, 'cılar, Offshore'zedeler, Titan'cılar belli ki bizi akıllandırmamış. Bu kadar kara deliğin olduğu yerde Sülün Osman'lar biter mi?

***

En faydalı bakteri
'da 15 yaşındaki Furkan Aydoğmuş adlı genç, sokakta bulduğu içi para dolu cüzdanı hiç açmadan, en yakın karakola teslim etti. Karakoldaki polisler de cüzdandaki kimliklerden paranın sahibi yaşlı adamı bularak ona iade ettiler. Emekli amcamız, Furkan'a ödül için para vermek istedi ama bizim delikanlı bir kez daha gönülleri fethedip parayı kabul etmedi.
Bu, son 15 gün içindeki dördüncü vaka. Köşemizin müdavimleri hatırlayacaktır. Geçtiğimiz günlerde buldukları yüklü paraları kuruşuna dokunmadan sahiplerine teslim eden Yeşilköylü apartman görevlisi Ali Çoban'ı, Sarıyerli minibüs şoförü Turan Karaman'ı, amorti kazandığını sanan kadına 3 milyon kazandığı müjdesini veren İzmirli bayii Cafer Öziri'yi bu örnek davranışlarından dolayı bizim Şeref Kürsüsü'nde ağırlamıştık. Hepsinden de ana haber bültenleri sayesinde haberdar olmuştuk. Belli ki iyilik bulaşıcı. İçinden kanın, vahşetin, dehşetin eksik olmadığı haber bültenlerini biraz da bu faydalı bakteriyi bulaştırmak için kullanalım...

***

Cumhurbaşkanımız bir bakışta anlamış
Fransa Emmanuel Macron'un Londra'daki zirvesinde ABD Başkanı karşısındaki tavırları hâlâ konuşuluyor. Macron, sokak deyimiyle tam bir 'atarlı ergen' pozlarına bürünmüştü. Koltuğun ucuna ilişmiş, bacakları sonuna kadar açık, (Metroda böyle otursa, 'Toplansana biraz kardeşim' derdik), bir eliyle pervasız ve küstah bir biçimde koltuğa tutunmuştu. Hani eline bir tespih versek Çukur ya da Eşkıya'nın bir sezonluk 'kötü karakter' ihtiyacını karşılardı.
Görüntüyü izlerken Cumhurbaşkanı 'ın öngörüsüne hayran kaldım. Macron'un gerçekten de 'beyin ölümü' gerçekleşmişti...

***

Ne demiş?
Türkçe öğretmeni, öğrencilerinden 'yadsınamaz' kelimesini cümle içinde kullanmalarını istemiş. İçlerinden biri yanıt vermiş: "Hava soğuk olduğunda dedem yadsınamazını evde kılıyor."

***

Şeref kürsüsü
Dükkana asılı Türk bayrağını görünce dayanamayıp üç kez öperek başına koyan İnegöllü 77 yaşındaki Nadire Çiğdem teyzemiz bugün kürsümüzü onurlandırıyor

***

Zap'tiye
Fransa Cumhurbaşkanı Macron'a göre NATO'nun beyin ölümü gerçekleşmiş. Terörist YPG'ye 'Fransız öpücüğü' ile suni teneffüs yaptırdığınız için pıhtı atmış olmasın sakın?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN