Türkiye'nin en iyi haber sitesi

fabrikasındaki patlamalar yüzünden bir hafta içinde iki büyük acı yaşadık. Yıllar önce bu köşeden 'Havai fişekler yasaklansın' kampanyası başlatmama rağmen ne yazık ölümler bağıra çağıra geldi. Köşemizin müdavimlerinden, değerli dostum organizatör Kamil Çetin ise sadece havai fişek değil, onun türevleriyle ilgili büyük tehlikeye dikkat çekmiş:
"Sevgili kardeşim, bu hafta konumuz havai fişek ve türevleri... İştigal konumuz 'organizasyon' dolayısıyla yakın ilgi alanımız içinde olan havai fişek ve türevleri hakkında fikrimizi yazmak farz oldu:
1- Bu ürünlerin patlaması için ateşe ihtiyaç yoktur. İçindeki maddeller gereği sarsıntıda, taşınırken, depolanırken, ısındığında ve imal edilirken en ufak bir hatada patlar. Onun için imalatının ve taşınmasının her aşamasında azami dikkat ve uzmanlık gerekir.
2- Herkes havai fişek konusuna odaklanmış durumda. Ama türevlerini kimse görmüyor. Hepsi en az havai fişek kadar tehlikeli. Özellikle kapalı organizasyonlarda kullanılan volkan, şelale, yürüme yolu fişekleri gibi ürünlerin imalatında da ağır kimyasal ürünler kullanıldığı için özellikle astım, koah, nefes darlığı çekenler ve kalp hastaları için çok çok tehlikeli. Yanarken çıkardıkları duman ve alevler hem yangın, hem de hastalık tetikleyicisi... Bizzat benim yaşadığım bir olayda, astım hastası bir misafir koma halinde hastaneye kaldırıldı.
3- Özellikle bayramlarda ve özel günlerde çocukların çok yoğun ilgi gösterdiği mantar tabancası, çatapat, torpil, füze vs. aynı kapsam içinde değerlendirilmeli. Derhal başta havai fişek olmak üzere bütün bu ürünlerin imalatı her koşulda yasaklanmalıdır ve izinsiz merdiven altında üretenlere de cok ağır cezalar verilmelidir. Hayırlı işler dileklerimle..."

Afetlerde hemşericilik

Geçen hafta başta olmak üzere 'de yoğun yağışlara bağlı olarak son derece üzücü sel felaketleri yaşandı. Artvin'de 5 kişi yaşamını yitirirken, içinde anne, baba ve çocuklarının bulunduğu bir otomobilin sel sularında sürüklenip aileye mezar olduğu görüntüler yürekleri yaktı.
Artvin'den yazan okurumuz Ali İhsan Çetin ise haberlerde adeta hemşehrilik yapıldığını, 'un sürekli kollandığını, diğer şehirlerdeki doğal afet haberlerinin medyada yeterince yer bulmadığını söylüyor:
" bir şikayetimi dile getireceğim. Şehrimizde büyük bir afet yaşandı. Kayıplarımız oldu. Bu haber ana haber bültenlerinde yedinci, sekizinci haber olarak yayınlandı. Gazetelerin ilk sayfalarının ise altlarında kendisine yer bulabildi. Şimdi soruyorum size: Bu afet İstanbul'da yaşansa, 5 kişi ölse, ilk haber olmaz mıydı? Haber merkezlerinin İstanbul'da olması, diğer şehirlerin önemini azaltır mı?"

Barış unutulur mu?

Merhum dostum, genç yaşta hayatını kaybeden müzisyen için yazdığım anma yazısına çok sayıda olumlu mesaj geldi. 'Maral' adıyla yazan okurumuz da sevgili Barış'ı unutamayanlardan biriydi:
"Merhaba Yüksel Bey, Barış'a mesajınızı, gözlerim dolu dolu, içim acıyarak okudum. Onu bin sevmiştim, sevgim daha da katlandı. Allah razı olsun sizden, sağ olun, var olun. Bu sayfa var oldukça ben bu dönemde size yazmaya devam edeceğim inşallah. Bir gün olur yazmazsam, ruhuma bir fatiha okursunuz umarım. Sağlıcakla kalın."

Zap'tiye

, Survivor'da kimi desteklerse birinci oluyor. Bence sezon başındaki seçmeyi Demet yapsın, kimse Dominik'e kadar zahmete girmesin...

Gaf kürsüsü

bir otomobil satış ilanından: "Boya, değişen yok. Ağır hasar kaydı var." (Bir araç hem boyasız ve değişensiz, hem de ağır hasar kayıtlı nasıl olabilir, biri izah edebilir mi acaba?)



Ne demiş?

Aşk dizisinden bir mutfak diyaloğu: DELİKANLI: Yalnız o aldığın kalıp, o kekin kalıbı değil. GENÇ KIZ (Kinayeli): Zaten günümüzde hangi kalıp, kekinin kalıbı ki?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA