Türkiye'nin en iyi haber sitesi

başladı, başlıyor... Pandemi nedeniyle televizyon karşısında geçirdiğimiz saatler arttı. Milletin en ucuz eğlencesi olan televizyon, artık 'mecburi' eğlencesi oldu.
Öyleyse günde 15 saatini ekran karşısında geçiren, aynı zamanda her gün onlarca izleyicinin mesajlarını okuyan, görüş ve taleplerini dinleyen, sektörün ileri gelenleriyle sürekli fikir alışverişinde bulunan bir televizyon yazarı olarak yeni sezonda görmek ve görmemek istediklerimi bu köşede özetlemenin faydalı olacağına inanıyorum.

SÖMÜRÜ OLMASIN
Görmek istemediklerim:
İktidarın ya da muhalefetin basın bülteni gibi hazırlanan sübjektif haber bültenleri istemiyorum.
Astrologların ekonomi ve deprem tahmini yaptığı, kardiyologların beslenme uzmanı gibi konuştuğu, kerameti kendinden menkul hukuk doktorlarının lokman hekim rolüne soyunduğu programları tümden reddediyorum.
Her türlü yasayı ve kuralı hiçe sayarak aklımızla alay eden, vaktimizi çalan 26 dakikalık reklam kuşaklarından nefret ediyorum.
Dizilerin son sahnesinin 3 ayrı reklam kuşağının arkasına saklanıp, sonunda aynı sahnenin tekrarlanmasına isyan ediyorum.
Aşk filminde ya da dizisinde cinsel sömürü, sözde romantik komedide çıplak bedenler üzerinden reyting süzme basitliği görmek istemiyorum.
Sırf reyting dürtmek için dizilerin içine 'sokuşturulan' şiddet sahnelerini, çocukların hasta olması üzerinden vicdanları sömüren acıklı senaryoları, kimin eli kimin cebinde belli olmayan çarpık ilişkileri külliyen reddediyorum.
Dizilerdeki yüksek fon müziklerinin, diyalogları duyulmaz kılmasına artık tahammül edemiyorum.
Belli takımların borazanlığına soyunan, en çok bağıranın en haklı zannedildiği sözde spor programlarını görmek istemiyorum.
Üzerine bindirilen reklamlar yüzünden izlenemeyen karşılaşmaların, spikerlerin maçı bırakıp dizi tanıtımı yaptıkları spor yayınlarının bir an önce ıslah edilmesini bekliyorum.

SAYGILI ÜSLUP
Görmek istediklerim:
İzlediğim haberlerin 'tarafsızlığına' inanmak istiyorum.
Tartışma programlarında konunun uzmanı olan kişileri, asgari medeni şartlar içeren saygılı bir üslupla fikir tokuştururken görmek istiyorum.
Reklam kuşaklarının RTÜK'ün öngördüğü sürelerle sınırlanmasını, her kanalın buna uymasını diliyorum.
Prime time kuşağında ailece izlenebilecek, toplumun örf ve adetlerine uygun, çocuklarımızın yanında yüzümüzü kızartmayacak dizi ve filmler izlemek istiyorum.
Sadece dizilere esir düşmeden, prime time kuşağında şarkılı türkülü eğlence programları, neşeli yarışmalar, yaratıcı formatlar da görmek istiyorum.
Kıraathane geyiği düzeyine düşmeyen, ufkumu açan, bilgimi pekiştiren, tarafsız ve özenli spor programlarının artmasını diliyorum.
maçlarında yayıncı kuruluşun, verdiğim eşek yüküyle paranın hakkını ödemesini bekliyorum. Herkese hayırlı, huzurlu, sağlıklı sezonlar...

Dört yanımız 'Arıza'
Merakla beklenen Arıza dizisi, 'de başladı. Arıza, taksi şoförü Ali Rıza'nın isminin kısaltması. Konu klasik: Bir intikam öyküsü içinde gelişen Romeo-Juliette aşkı.
Dikkatimi çeken ise bütün hanım müşterilerin taksinin ön koltuğunda oturması. Demek ki şoför yakışıklı olunca, hanımlar ön koltuğa oturmakta bir sakınca görmüyor. Öyle mi gerçekten? Dizide oyunculuğuyla dikkatimi çeken isim, Burak karakterini canlandıran Olgun Toker oldu. Psikopat aşığı gerçekten de kusursuz oynuyor. Sonra düşündüm. Artık psikopatı oynamak zor değil. Eskiden oyuncular bu karakterleri canlandırmaya hazırlanmak için haftalarca akıl hastanelerinde kalıp gözlem yaparlardı. Şimdi ise arka arkaya üç haber bülteni seyretmek yeterli...

Gaf kürsüsü
Arıza dizisinde ilinden 'dağ başı' diye söz edilmesi Vanlıları hem üzdü, hem kızdırdı. Sosyal medyada 'Özür dile Show TV' başlığıyla kampanya başlatıldı.

Zap'tiye
Karantinada bulunması gereken 125 bin Covid-19 hastası aramızda dolaşıyormuş. Geriye sadece kovboy filmlerindeki ceza kaldı: Üzerlerine katran döküp, tavuk tüyüne bulamak...

Ne demiş?
"Kızlarının alnındaki küçücük bir sıyrık bile babalarının yüreğinde dağ olur. Hele ki yaralarını saklıyorsa..." (Show TV'deki Arıza dizisinden)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA