Türkiye'nin en iyi haber sitesi
YÜKSEL AYTUĞ

İşte bu ‘Çile’ çekilir...

Kim bilir kaçıncı kez bir yazıya "Atv Hafta Sonu Kahvaltı Haberleri'nin acar muhabiri Altay Altuğ yine yüreklere dokunan özel bir haberin altına imza attı" cümlesiyle başlıyorum. Ama hak ediyor, ne yapayım?
Bu haftanın gönül telimizi titreten haberi, Çatalca'daki Çile kızımızın düğünüydü. Siz benim düğün dediğime bakmayın. Olan biten tamamen bir oyundan ibaretti. Ama ne oyun?..



33 yaşındaki Çile henüz bir yaşındayken geçirdiği bir kaza nedeniyle zihinsel engelliydi. Bir gün "mahallenin eniştesi" olarak bilinen Osman Bakır ağabeyine "Ben de gelin olmak, gelinlik giymek istiyorum" deyince bütün mahalle seferber oldu. Gelin arabası süslendi, en güzelinden bir gelinlik seçildi, kuaförde gelin saçı yapıldı. Akşam mahallenin ortasında yapılan düğün ise görülmeye değerdi. Geriye ise Altay Altuğ'un şahane haberi ve kameraman Murat Tuzcu'nun enfes görüntüleriyle kalplere nakış gibi işlenen Çile'nin kocaman gülümsemesi kaldı.
Haber dönüşünde ise İbrahim Sadri'nin şiirsel yorumu haberin etkisini ikiyle çarptı:
"Ne diyordu Yunus Emre? 'Dervişlik dedikleri hırka ile taç değil, gönlü derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil.' Ya da 'Dervişlik olaydı taç ile hırka, biz dahi alırdık otuza kırka...' Ez cümle, zenginlik dediğiniz para pul mu, biriktirilen mi, kalın ve kalabalık banka hesapları mı yoksa o gönül zenginliği mi? Yoksa o Çile'nin yüzündeki gülümseme mi?.. Kim daha zengin? Az önce izlediğiniz Çatalcalı Çile mi, yoksa... Neyse işte, anladınız siz onu..."

Rıdvan hocayı fena sinirlendirdiler
Rıdvan Dilmen, TV 8,5'daki Yüzde 100 Futbol'da barkoda yazılan kadro üzerinde Fenerbahçe'nin Rennes karşısındaki diziliş analizini yapıyordu. O sırada sunucu Murat Kosova, rejiden gelen uyarıyı aktarmak için "Hocam üzerimde büyük bir baskı var. Hemen görüntülü analize geçmemizi istiyorlar" deyince, Rıdvan hocanın sert tepkisiyle karşılaştı: "O zaman gelip kendileri yapsınlar. Bir şey anlatıyoruz burada..." Kosova'nın "Hocam devam edin lütfen, buradaki hata bende" demesine rağmen Dilmen kabul etmeyip yerine oturdu ve görüntülü analizde de tek kelime yorum yapmadı. Kosova'nın hocayı konuşturma çabaları da sonuç vermeyince mecburen reklama çıkıldı. Dönüşte de Rıdvan hocanın küskünlüğü geçmeyince program apar topar bitirildi.
Peki bu "trafik kazasında" suç kimdeydi? Ben kusuru 8'de 4 rejide, 8'de 2 Murat Kosova'da, 8'de 2 Rıdvan Dilmen'de buldum. Birincisi, Türkiye'de en az maç yayınları kadar seyirci toplayan Rıdvan Dilmen konuşurken herkes susmalı. Murat Kosova ise topu rejiye atmak yerine daha yumuşak bir geçişle sözü hocanın ağzından alıp, görüntülere pas atabilirdi. Rıdvan hoca ise ekrana küsmekle, rejiyi değil, benim gibi onun yorumlarını bekleyen futbolseverleri cezalandırmış oldu.

Uzaktan vuran kazanır
Bu konuda herhangi bir istatistik var mı bilmiyorum ama futbol maçlarında eskiye oranla uzaktan atılan gollerin sayısı arttı gibi geliyor bana. Bunda futbolcuların vuruş tekniklerini geliştirmeleri, krampon imalatı sırasında yapılan AR-GE çalışmalarının etkisi gibi nedenler olabilir. Ama bana göre en büyük etken, maçlarda kullanılan yeni toplar. Çünkü, özellikle kalecilerin yakındığı bu topların en büyük özelliği "kelebek uçuşu" yapmaları. Yani havada aniden yön değiştirmeleri. Allah, kalecilerin yardımcısı olsun.
Bu arada, benim spor muhabirliğine başladığım 80'li yılların başında sahalar genellikle toprak olduğundan, yağmurlu havalarda çamura bulanan meşin toplar gülle ağırlığına ulaşırdı. Hani, koy obüsün içine, ateşle, sur duvarı yıksın, o derece... Bu yüzdendir ki, o zamanın stoperleri, sürekli çıktıkları kafa toplarının yarattığı beyin travmasından olsa gerek hafiften deli sayılırdı. Hey gidi günler...

Gaf kürsüsü
İstanbulspor kalecisi David Jensen, "çift vuruştan" gelen topa müdahale etti ve gol oldu. Oysa kurallar gereği topa dokunmasaydı, gol iptal edilecekti.

Zap'tiye
Gençlik dizilerindeki şiddet, okul koridorlarını savaş alanına çeviriyor. Ekran zorbalığının, akran zorbalığına dönüşmesine izin vermeyelim.

Ne demiş?
"Geçen yıl 2 bin 800 liraya yaptırdığım Kasko'nun bu yıl 9 bin liraya yükseldiğini duyunca gidip 20 liraya Ayet El Kürsi duası aldım. İnşallah korur." (Sosyal medyadan)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA