Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İki yıl önce Yunan adalarına tura çıkarken, şahane bir tatil geçireceğimizi düşünmüştüm. Cennet gibi yerlerde dolaşacak, unutulmaz anılarla dönecektik. Broşürler öyle diyordu çünkü. Sonunda gittik. Gittiğimiz her yerde "Bu mu anlatılan yer?" dedik şaşkınlıkla. Mikonos'ta "Sizi dünyanın en şahane plajına götüreceğiz" dedikleri yer, kayalık bir sahildi ve plaj dedikleri yerde de ne bir şezlong vardı ne de bir yudum su içecek bir yer. Sonunda yolun karşı kıyısına geçip oradaki büfeden içecek bir şeyler almıştık. Santorini biraz daha iyi gelmişti ama dönüş yolunda hepimiz "Ah güzel ülkemiz" diyorduk. Sahiden de "Ah güzel ülkemiz..." Güzel İstanbul'umuz, Bodrum'umuz, Göcek'imiz, Antalya'mız, Karadeniz'imiz... Her yeri ayrı güzel Türkiye... Neyse... Yaz tatilinin uzun bir bölümü Bodrum'da geçince "İkinci tatil kısa olsun ve hiç görmediğimiz bir yer olsun" dedik. Herkes sıcak yerlere koşarken, biz sıcağın da sıcağına, Dubai'ye gitmeye karar verdik. "Bu sıcakta orada ne işiniz var?" diyenlere de kulak asmadık ve iki kız arkadaş yola koyulduk. Dünyaya anlatılan büyülü Dubai masalının içine girmek; masal kahramanları gibi yaşamak istedik. Ama havalimanı terminalinden çıktığımız an, yüzümüze yediğimiz sıcak, aklımızı başımıza getirdi. "Herhalde bu mevsimde burada bizden başka turist yoktur" diye güle eğlene otele gittik. Bir de ne görelim. Kahvaltı salonunun kapısında kuyruk... Temmuz ayında 53 derece olan sıcaklık, ağustosta 45 civarındaydı ama şehir turist kaynıyordu. Yani adamlar Dubai'yi öyle bir pazarlıyorlar ki; kimse sıcağa falan aldırmadan geliyor. Ve oradaki plajları da dünyanın en şahane plajları sanıyor. Evet, şahanedir belki ama en azından çok sıcak geçen aylarda değil. Neyse... Biz de denizden yana şansımızı deneyelim dedik ve sabah 9 gibi plaja indik. Plajla denizin arası neredeyse 500 metre... Ve o sıcakta kumsalda ne bir şezlong var, ne de bir görevli... (Tamam belki onların sezonu olmayabilir ama ortalık turist kaynıyor işte.) İçeceklerinizi kendiniz alıp deniz kenarına gidiyorsunuz. Ama bardakların içindeki buzlar bile sıcağa birkaç dakika dayanıyor. O zaman "Haydi koşarak odamıza gidelim" diyorsunuz. Anlatmak istediğim şu: Diyelim ki Antalya'da ya da Bodrum'da bir tatil yapıyorsunuz ve kaldığınız otelin sahilinde bir garsondan bir şey istiyorsunuz. Birkaç dakika gecikme olunca da "Hizmet sıfır" diye hemen sızlanmaya başlarsınız. Ama Dubai olunca kimse sızlanmıyor. Bu ülkemin güzel sahillerinde en şahane tesisler de var, hizmetin en şahanesi de. O zaman bizim niye sesimiz çıkmıyor? Bu yıl 26 milyon civarında turist gelmiş Türkiye'ye. Ama elde edilen gelir itibariyle dünyada hâlâ dokuzuncu sırada yer alıyormuşuz. Bir şantiye görünümündeki Dubai, kendi masalını o kadar güzel anlatıyor ki, bizim masalda eksik olan ne diye düşünüyorsunuz...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN