Türkiye'nin en iyi haber sitesi

2045 yılında 630 milyona yakın kişiyi etkileyeceği tahmin edilen diyabet, dünya genelinde en yaygın ölüm nedenlerinden biri. Ancak bu hastalık hakkındaki kulaktan dolma yanlış bilgiler, tedavi sürecini olumsuz etkiliyor

Dünya genelinde 380 milyondan fazla kişinin diyabet hastası olduğu tahmin ediliyor ve her geçen gün bu sayı artıyor. Diyabet hastalığının 2045 yılında 630 milyona yakın kişiyi etkileyeceği tahmin ediliyor.
Diyabetli hastaların çoğunu 40-59 yaş arası yetişkinler oluşturuyor. Her 8 saniyede bir kişi diyabete bağlı nedenlerle hayatını kaybediyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre dünya genelinde önde gelen ölüm nedenlerinden biri diyabet. Bu kadar ciddi bir hastalık, kararlı bir tedavi gerektiriyor. Ancak birçok konuda olduğu gibi diyabet hakkında da kulaktan dolma bilgiler ve şehir efsaneleri hastalar için moral bozucu olmakla birlikte tedavi süreçlerini de etkiliyor.



DİYABET SEBEBİ SADECE FAZLA KİLO DEĞİL!
İnsanların şeker hastası olmaktan utanmaları gerektiği yönünde son derece yanlış ve bir o kadar da yaygın bir görüş var. Hayır, kimse herhangi bir sağlık problemine sahip olduğu için utanmamalı, sağlık problemleri, karakter kusuru değil. Bu düşüncenin yaygın olmasında, düşük vücut yağı yanlılığı, sağlıklı yaşam konusundaki takıntılar ve daha birçok neden başrol oynuyor.
Tip 1 diyabette pankreas, vücudun enerji olarak kullanmak için kandaki şekeri almasına yardımcı bir hormon olan insülini yeterince üretmez. Tip 2 diyabette ise tipik olarak bir miktar insülin üretilir ancak kullanılamaz. Uzmanlar, Tip 1 diyabete yol açan insülin sorunlarına tam olarak neyin sebep olduğundan emin değil. Ancak, bağışıklık sisteminin yanlışlıkla vücuttaki sağlıklı hücrelere saldırmasıyla gerçekleştiğine inanılıyor. Tip 2 diyabetse, genetik ve yaşam tarzı faktörlerinin karışımının bir sonucu. Anne-baba gibi birinci dereceden yakın akrabaların diyabetli olması her iki tip diyabeti geliştirme riskini arttırıyor. Yani yaşam tarzı diyabet geliştirme riskini etkilese de asıl neden değil.
Şeker hastalarının genellikle fazla kilolu olması diyabet hakkında yanlış bir varsayıma neden oluyor: 'Sadece fazla kilolu olanlarda diyabet ortaya çıkar.' Hayır, özellikle tip 2 diyabetin gelişmesinde fazla kilo bir faktör olsa da insanlar herhangi bir kiloda tip 2 diyabetle karşılaşabilir.



TEDAVİ EDİLEMEZ AMA
KONTROL ALTINA ALINABİLİR
Şeker hastalığı ile yeni tanışanlar tedavi seçeneklerini araştırırken insülinin aslında zararlı olduğu, diyabeti kötüleştireceği kanısına varıyor. Hayır, insülin, şekeri kan dolaşımından hücrelere taşıyarak kan şekerini düşük tutmaya yardımcı olur. Sağlıklı bir kan şekeri seviyesini korumak, kalp hastalığı gibi diğer sağlık sorunlarıyla karşılaşma riskini azaltır.
Tip 1 diyabetli çoğu hasta için önerilen tedavi yöntemi insülindir. Tip 2 diyabetli hastalar başlangıçta ilaç kullansalar da uzun vadede insülin kullanmaları gerekebilir. Tüm hastalıklarda olduğu gibi diyabette de hastalar kesin çözüm ister. Şeker hastalığını tedavi ederek tamamen yok olmasının yollarını ararlar. Ancak maalesef diyabet kronik bir hastalıktır, tamamen yok olmaz.
Mevcut tedaviler diyabeti kontrol altında tutmak ve sağlık durumunu yönetmek için uygulanır. Tip 1 diyabetli bazı hastalarda ilaç kullanımı sonrası hastalık duraklama döngüsüne girebiliyor ancak vücut kendi başına insülin üretemediği için bu durum sürdürülebilir olmuyor. Tip 2 diyabetli hastalarda ise kan şekeri seviyeleri ilaç kullanılmadan normal aralığa ulaştığında çok uzun süre hastalık duraklama evresinde kalabiliyor.



ŞEKERİ TAMAMEN KESMEYE GEREK YOK!
Diyabetli kişilerin asla şeker ve karbonhidrat tüketmemesi gerektiğini mutlaka duymuşsunuzdur. Hayır, her şeyi kesmeniz için hiçbir neden yok, önemli olan doğru dengeyi kurmak. Diyabetle ilgili komplikasyonlardan kaçınmak için kan şekeri seviyesinin kişiye özel belirlenen aralıkta tutulması gerekiyor. Şeker hastalarının karbonhidrat veya şeker tüketmekten tamamen kaçınması gerekmiyor, ancak elbette kan şekeri seviyesinin belirlenen aralıkta tutulması için beslenme tarzında değişiklikler yapılması gerekebilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA