Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Siz bu yazıyı okurken ben Çeşme'nin altını üstüne getiriyorum. Pazar günü Çeşme notlarımı sizinle paylaşacağım. Ancak mekan raporumu sunmadan önce ufak mevzularından bahsedeceğim...

YENİ DİKİZLEME YÖNTEMİ: Alaçatı'nın popüler bir mekanındayım. Bir baktık ki, bir bize doğru yaklaşıyor. Uzun süre bulunduğumuz plajın tepesinde dolandı durdu. Kime ait olduğunu anlamadığımız bu davetsiz misafir, mekanda kim var, kim yok kontrol edip gitti. Sonra mı? Birkaç dakika içinde cep telefonlarımıza, drone'la çekilmiş fotoğraf ve videolarımız geldi. Düşününce, epey rahatsız edici bir durum değil mi? Oturduğun yerden nerede, ne oluyor, kimler var, takip edebiliyorsun; pardon dikizliyorsun!

ŞAPKA DEĞİL UZAY GEMİSİ: Plajların olmazsa olmazı dev şapkalar, aslında hiç olmuyor arkadaş! Jacquemus marka şapkaları, son dönemde plaj kızlarının birçoğunda görüyoruz. Markanın orjinali mi, yoksa çakması mıdır bilinmez ama bu model çok fena arkadaş! Tüm vücudu kaplıyor neredeyse. Verdiği mesaj ise 'Herkesten tiksiniyorum!' Şapka değil, gemisi sanki arkadaş!

DEKOLTE ŞARTI: Popüler bir sanatçımızın, bir mekanla sahne sözleşmesinde dekolte ve mini etek giyme şartı varmış. İsmini deşifre etmeyeceğim ama bu söz konusu mekancı, sezon boyu anlaşma yapmak için sanatçıya bu kıyafetleri zorunlu tutuyormuş. Ne kadar garip değil mi? Ne kafalarda insanlar var, şaşırıyorum.


SÜSLÜ PLAJ ERKEKLERİ: Plaj partilerine hazırlık yapan beyleri görünce küçük dilimi yuttum! Böylesi süslü püslü erkekleri, komşu 'da dahi görmedim. Partilerde müziğin sesi yükseldiğinde, kaslı vücutlarını parlak ve ıslak göstermek için yağ sürüp üstüne gömleklerini geçiriyorlar. Düğmelerini de göbek deliğine kadar açıyorlar. Plajlardaki erkeklerin dekolteleri, en az kadınlar kadar gösterişli... Eskiden bu hareketleri kızlar yapardı beyler, siz yapmayın.

MIKONOS'A BENZEME ÇABASI: Alaçatı'daki tüm mekanlar benzer iddiada: 'Tam bir Mikonos mekanı olmamış mı? Tulum'u andırmıyor mu?' Bölgedeki mekanların hepsi, bu iki yere benzemeye ya da benzetilmeye çalışılıyor. Neden kendilerine has bir çizgi ya da konsept oluşturmuyorlar? Bu yazın olayı, turistleri kaçırmamak için Mikonos veya Tulum'daki mekanlar gibi olmak. Kimse de "Tam Türk işi olmuş; kendi tarzı olan bir mekan yarattık" demiyor. Hep bir yerlere benzeme çabası...

ÖZGE, EVDE KENDİ KEFİRİNİ YAPIYOR
Geçtiğimiz günlerde Özge Özpirinçci ile bir pazar buluşması yaptık. Özge, evde kefir mayalamaya başlamış. Kefirin faydalarını art arda sıralarken gözlerim yerinden fırladı! Mide ve bağırsak için bire birmiş. Yüksek oranda B12 vitamini ve de probiyotik içeren kefirin nasıl mayalandığını en acilinden öğrenmem lazım. Sağlıkla yaşa be Özge!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN