Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Billur Kalkavan aradı ve sitemlerini iletti.
Talihsiz bir anında çekilmiş şiş yüzüne bakıp "Eyvah! O da mı dolgu kurbanı olmuş?" demiştik ama değilmiş. "Evet, estetik operasyon geçirdim ama zaten bunu da hiç kimseden saklamadım" diyor.
Anladığım kadarıyla, 'ameliyatsız germe işlemi' gibi bir şey yaptırmış ya da 'yerçekimine yenik düşen dokuları yukarı asma yöntemi' diyebiliriz.
Fakat dediğim gibi kesinlikle dolgu falan yaptırmamış; "Deli miyim ben? Yaptırır mıyım hiç öyle bir şey!" diyor.
Şahsen ben de birçok yöntemi, göze alıp deneyebilirim ama şu dolgu işi benim de 'asla yapılmayacaklar' listemin başında geliyor...
Bu arada bu tür haberleri yapan arkadaşların biraz daha dikkatli olması gerekiyor.
Kalkavan'ın o fotoğrafının altında "Botoks ameliyatı oldu" yazıyordu mesela.

BOTOKS ŞİŞİRMEZ!
Eh yani, yok artık!
Bilgisizlikten literatüre yeni yöntemler ekliyorsunuz.
Yüzü şiş olan her kadına botokslu demekten vazgeçelim bir kere...
Botoks yüzü şişirmez; dolgu şişirir.
Hani o ışık görmüş tavşan gibi gözlerini belertip her an tuhaf bir şey görmüş gibi şaşkın şaşkın bakan kadınlar var ya; işte onlar botoksu fazla kaçıranlar.
Bir de geçen gün söz ettiğimiz Gülriz Sururi ve Sevda Demirel gibi gözlerinin hemen altına, yanakların az üstüne birer pinpon topu yerleştirilmiş gibi görünenler var.
Onlar da dolgu yaptırırken ayarı kaçıranlar oluyor işte.
Bu iki yöntem de cerrahi bir operasyon değil.
Yani 'botoks ameliyatı' ya da 'dolgu ameliyatı' diye bir şey yok.
Hani ilgi alanınız olmasa da, bilginize sunalım beyler!

KAF DAĞI'NA ÇIKARIZ
Bu arada Kim Kardashian denilen, sebepsiz ünlülerin en ünlüsünün kanlı fotoğraflarını gördünüz mü?
Kolundan alınan kan, bir işlemden geçirilip yüzüne enjekte edilmiş; bu küçük operasyon da o sırada görüntülenip basına servis edilmiş.
Biz kadınlar daha güzel, daha genç ve daha zayıf görünmek uğruna değil koldan kan alıp yüze enjekte etmek, o kanı lıkır lıkır içeceksin deseler onu da yaparız!
Bu konularda sonuç almak uğruna sınır tanımıyoruz. Her yeni yönteme gözümüz kapalı atlıyoruz.
Bana da deseler ki "Kaf Dağı'nın ardındaki mor çiçeğin suyunu kaynatıp içeceksin ve 10 yıl geriye gideceksin"; hiç düşünmem evden pabuçsuz, pantolonsuz bir halde, şu anda uçarak fırlarım.
Ne yani?
Sanki siz de hemen arkamdan gelmezmişsiniz gibi niye burun kıvırıyorsunuz ki?

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN