Bu lafa bayılıyorum. Hıncal Uluç'tan araklamıştım... Laf Elizabeth Taylor'ın lafı. Hıncalım bir gün anlatınca, takılıp kaldım lafa. Çok doğru! Hatta en doğru! Gerçi Hıncalım İstinye Park'a gitmek istememe nedenlerimi yazdığım yazımı bile bu lafa bağlayıp bana fırça çekmişti ya... Halbuki ben 'İstinye Park'a gitmiyorum, çünkü...' yazısı yazmamış. İstinye Park'a gitmek istememe nedenlerimi yazmıştım. O da benim paşa keyfim.

TOPLUM ENDİŞESİ
Hemen devreye Ceza girer; fark var! Arada kocaman bir fark var! İstinye Park'a gitmek istememek de bir tercih, benim hayat tercihim, bu hiç gitmeyeceğim anlamına gelmiyor. Neyse... İşte bir kere duydu mu insan bu cümleyi; yani 'Herkes kendi hayatını yaşar ve bir kere yaşar' cümlesini... Hay aksi! Bırakmıyor namussuz peşini! Ve Sürpriz! Sürpriz! Sürpriz aşkııımm! Anlıyorsun; "Bu hayat benim, her gün nefes alıyorsam şanslıyım. Ve her nefes aldığım an benim" diyorsun. Bunu bilince başkalarının dedikodu malzemesi olsan da, kuralları bozsan da, onun bunun bakışlarıyla kınansan da mutlu oluyorsun. Bak sen! Ünlü arkadaşlarımı gözlemliyorum, neredeyse hepsi gergin. "Kalk gel, şuraya gidelim" diyorsun, gitmiyorlar. Ay bi endişeliler, bi endişeliler sormayın... 7/24 nerede görüneceklerinin, kimlerle görüneceklerinin endişesi içindeler. Vayy ne yazık! Bu hayat mı be! Diyelim şansınıza sizinle kalkıp eğlenceye geldiler. O zaman da dans etmezler, sigara içemezler, içki içemezler. Normalde bunları yapmıyorlar mı? Dibine kadar yapıyorlar ama toplum içine çıktıklarında kurulmuş robota dönüyorlar. Olmaz canım! Olmaz kuzum! Olmaz balım! Bu hayat senin, yoksa haberin yok mu? Sen kendini kasıp yaşayamazken, o dedikodunu yapan elalem paşa çakkıdı çakkıdı yaşıyor n'aber? Ve inanmazsınız, bu işi en iyi Teoman kıvırıyor. Yıllardır tanırım, bu kadar geniş, bu kadar rahat bir adam görmedim! Ayrıca hemen ekleyeyim; bu kadar kendini seven bir adam da görmedim! "Alkolik" dediler, "Kavgacı" dediler, "Çapkın" dediler! Eee? Ne oldu? Teo bildiğini okudu. Sonuç: Teo mutlu! (Bir de Lerzan tabii...) Herkes de onu olduğu gibi kabul etmeyi öğrendi.

İPLERİ ELİME ALIYORUM
Ve yazının sonuna vardığımız şu saniyelerde hazır gaza gelmişken buradan demeçliyorum, size de tavsiye ediyorum; 30'uma bir ay kalan şu günlerde hayatımın iplerini tamamen elime alıyorum. Canım ne isterse onu yapıyorum, kiminle konuşmak isterse onunla konuşuyorum ve artık kimseye hesap verme telaşına düşmüyorum! Offf be! Kuş gibi hafifledim! Çünkü bilirim ki şu kocaman dünyada önce ben gelirim! Önce ben! Gerisi mi? Gerisi hikaye bebeğim!

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN