Zengine nefret büyük, ünlüden intikam alma isteği zirvede... Bu ülke; ne yaparsan yap, çamaşır suyuyla aklanmalar ülkesi. Para, bütün maçları kazanmaya devam ediyor, güçsüzün kartları daima güçlüler tarafından açılıyor. Peki ya Rüzgar sizin oğlunuz olsaydı?
Düşün düşün, konuş konuş... Bu olay böyle bitmez sevgili okurlar. Yönetmen Sinan Çetin'in oğlu Rüzgar, kanındaki 9.2 promil alkolle bindiği spor arabasıyla, hatalı ve aniden şeritten çıkmak suretiyle, karşı yönden gelen arabadaki polis memuru İsmet Fatih Alagöz'ün ölümüne sebep oldu. Sekiz ay cezaevinde kalan Rüzgar, önceki gün Alagöz Ailesi'nin davalarını geri çekmesinin ardından çıktığı mahkeme tarafından salıverildi.

ÖFKE, ŞAŞKINLIK...
Şimdi herkesin konuştuğu konu bu; öfke de, şaşkınlık da büyük. Zenginsen hep paçayı kurtarıyorsun buralarda!
Haksızlığa uğradığımız ne varsa, bu dava onu temsil ediyor sanki. Kötü yine iyiyi yenmiş gibi, para yine galip gelmiş gibi, canımız yine beş para etmezmiş gibi. Zengine ve ünlüye olan nefretimiz de dizginlenir gibi değil. Ve fakat dev öfkemizi kenara atıp kabul etmemiz gerek; hırsız da olsa, birinin ölümüne de sebep olsa, evlat evlattır. Çocukları ne yaparsa yapsın, anneler ve babalar onları korumak için ellerinden geleni yapar.
Sizin de oğlunuz aynı olayı yaşasa, emin olun onu kurtarmak için her yolu denerdiniz.
Bunu bir kenara koyalım bence.
Diğer taraftan şehit polisin eşi Özlem Alagöz, olaydan bir ay sonra canlı yayına bağlanıp bu davanın takipçisi olacağını, asla peşini bırakmayacağını söylemişti. Bugünse 'Ailenin acılarından çok etkilendim.
Cinayet değil, kazaydı. Çocuklarımla İstanbul'a gelemiyorum. Babalarını kaybettiler, annelerinin de psikolojisi bozuk, dayanamıyorum' sebepleriyle arabayı ters yöne sokuyor.
Tabii bu ani U dönüşü, akıllara baba Sinan Çetin'in aileye yüklü miktarda para ödediğini getiriyor. Özlem Alagöz ise para almadığını ancak eşinin ailesinin almış olabileceğini ima eden bir açıklama yapıyor.
Sonra da üst düzey bürokratların kendisini arayıp 'Davayı çekeceksin' buyurduklarını söylüyor.

HER GÜN RÜZGAR'LAR SERBEST
Özlem Alagöz'le de empati yapmak lazım. Eğer çocuklarının hayatını garanti altına alacak bir teklifle karşısına çıkılmışsa, tek başına onları büyütme ve geleceklerini hazırlama görevini üstlenmiş bir anne olarak bu teklifi kabul etmiş olabilir. Şimdi en önemli sorulardan biri şu: Kimdir bu üst düzey şantajcı, gözdağı veren bürokratlar?
Diğer sorularsa şöyle: Bu ülkede hukuk yok mu? Adalet sadece güçsüzlere mi uygulanıyor? Trafik cezaları neden caydırıcı değil?
Rüzgar Çetin olayı; ünlü bir babanın oğlu olmasından sebep Türkiye'yi sallarken, her gün birilerinin ölümüne sebep olan, onları bıçaklayan, döven, kemiklerini kıran, kadınları namus adı altında öldüren kişiler ya cezasız kalıyor ya da en az cezayla yırtıyor. Bugün sosyal medyada ve basında kopan kıyamet; sadece bir polisi şehit eden zengin çocuğun sonunda kurtulmasına değil, sisteme karşı biriktirdiğimiz haklı bir isyandır.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN