Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Ünlü 'un Etiler'de otomobilinin kontrolünü kaybedip orta refüjde bulunan ağaca çarpması memleket meselesi oldu iyi mi! 'Ağaç mı yoksa Enes mi daha değerli?' diye garip bir tartışma başladı!
Dünkü yazımda "Sen yıllarca yağmura, fırtınaya, insanlara diren. Susuz kal, don ama insanlara oksijen ver ve sonradan görme bir ünlü gelsin sana çarpsın! Adalet mi şimdi bu? Bir ağaç kaç yılda yetişiyor?" diye yazıp Enes'ten çok ağaca üzüldüğümü belirtmiştim.
Sosyal medyada benim gibi düşünenlerin sayısı çok aslında. Örneğin Enes, "Memlekete olumlu hiçbir faydası olmayan Enes Batur, memlekete faydalı bir ağaca çarparak, yapmış. Ağaç için endişeliyiz" yorumuna kızıp, o yorumun sahibini insanlıktan nasibini almamakla suçladı ve 1998 fidan dikeceğini açıkladı.

Mesele sadece ağaç değil, sen hala anlamadın mı Enes kardeş? Paran var, 10 bin fidan da dikebilirsin ama bu seni o çarptığın ağaçtan daha değerli yapmayabilir! Bir ağaç, bir kedi, bir köpek kadar değerli olmayacak birçok sorumsuz, bencil, kötü, zalim insan var bu hayatta!
Örneğin uyuşturucu kaçakçılarını yakalayan, depremde göçük altında kalanları bulan bir köpek dostumuz mu yoksa sıradan bir insan, ünlü bir şarkıcı ya da bir YouTuber mı daha değerli? Bu soru, sen, ben, herkes için geçerli. Bir ağaç deyip geçme! Doğada denge öyle ince ki, örneğin arılar yok olsa insanoğlunun da nesli tükenir!
Elbette Enes Batur'u da arılar kadar faydalı gören, onu seven çok takipçisi, hayranları var. Enes'in hayranlarına da saygımız var. Öte yandan Enes kazayla ilgili detaylı bir araştırması yaparsa birçok kişinin o ağacı, Enes Batur'dan daha çok önemsediğini ve değerli bulduğunu görecektir. Genelde ergenlerin hoşuna giden eğlenceli videolar çeken bir YouTuber'ın bu kadar çok tepki çekmesi enteresan değil mi?
Enes Batur asıl, çok tıklanan videolar çekerken neden bu kadar çok tepki çektiğine kafa yormalı. Takipçi sayısını artırmak için tepki çekme stratejisini uygulayan da Enes Batur değil miydi?

Sözünün eriymiş!
Üç gün önce "Çok hızlı araba kullanıyorum. Güvenlik önlemlerini alıyorum. Ölmem ama çok çarparım..." diyen Kubilay Aka, önceki gün trafik kazası geçirdi. Yağışın etkisiyle yakınlarında direksiyon hakimiyetini kaybeden genç oyuncunun aracı şarampole yuvarlandı. Aka araçtan şans eseri yara almadan kurtuldu.
İki gün önce hızlı araç kullanmayla ilgili açıklama yapıp kaza geçirmek büyük tesadüf! Aka sözünün eriymiş, çarpmış ama ölmemiş! Peki, Aka şarampole değil de yayaların üstüne yuvarlansaydı ne olacaktı? "Çok pişmanım" derdi herhalde, vay gidene! Çok hızlı araba kullanmayı marifetmiş gibi anlatanlardan anında soğurum. Mühendis aracı, yolu yapıyor sen sadece gaza basıyorsun, bunun nesi marifet?

Yüzde 60 kurallara uymazsa...

filyasyon ekiplerinin yaptıkları çalışmalarda, Covid-19 testi pozitif çıkan ve karantinaya alınanların yüzde 60-65'inin kurallara uymadığı gibi, Hayat Eve Sığar (HES) takip sisteminden kaçmak için cep telefonunu eve bırakıp dışarı çıktıkları belirlendi.
Başta sağlık ve emniyet teşkilatı olmak üzere devletin birçok kurumu salgına karşı seferber olmuşken, çocuklar, yaşlılar evden dışarı çıkmazken, medya aylardır uyarılarda bulunurken testi pozitif çıktığı halde dışarıda dolaşmak büyük vicdansızlık! Her ülkede sorumsuz, bencil insanlar var ama karantinaya alınanların yüzde 60-65'inin kurallara uymaması büyük oran! Hangi devlet, hangi sistem böylesine büyük sorumsuzluğa karşı başarılı olabilir?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA