Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Körler restoranında bir yemek deneyimi yaşayıp yazmıştım, ilginç mailler almaya devam ediyorum. İşte onlardan bir tanesi... Etkileyici ve derdini anlatan bir mail. Aslında çoğu körün, bizim tahmin ettiğimiz gibi bir hayat yaşamadığını anlamak için önemli. Yorumsuz veriyorum: "Körler restoranı diye saçma bir şey neden var bilmiyorum ama orada yaşadıklarınızın gerçeklerle ilgisi olmadığını bilmeniz gerekir. Bunun için sadece görmeyenlere eğitim veren bir özel eğitim okuluna gitmeniz yeterli. Bu okullarda bile çocuklar; çatal, kaşık ve bıçak kullanarak yemek yerler. Yani sizden kimse kaşıkla salata yemenizi beklemez! Ülkemizde maalesef görmeyen insanlar toplumla çok fazla iç içe olmadıklarından, onların hayatlarının çok farklı olduğu ve her şeyi farklı yaptıkları düşünülür. Aslında bazen böyledir de. Çünkü aileler çocuklarını insanlardan uzak, soyut ve tek başına yaşayamayan bireyler olarak yetiştiriyorlar. Biz bu ailelerin önlerine örnek koyamadığımız için; aileleri çocuklarını normal bireyler olarak yetiştirmeleri için ikna edemiyoruz. Mesela, görmeyen insanları eğitim gördükleri alanda istihdam etmektense, minimum işlerde çalıştırıyoruz. Amerika'da okuduğum iki üniversitede kör profesörler vardı. Görmeyen banka müdürü de gördüm, şirket yöneticisi de... Yani fırsat verilince insanlar her şeyi yapabiliyor. Biz ise hâlâ bir görmeyen milletvekilimiz var diye övünüp duruyoruz. Çünkü biz hâlâ 'görmeyenler farklı yaşar' saçmalığına takılmış gidiyoruz. Görmüyorum ama bir çok kadından daha güzel makyaj yapabiliyorum çünkü nasıl yapıldığını öğrendim. Tek başıma yaşıyorum, yemek de yapıyorum, ütü de. Evimde misafir de ağırlıyorum; arkadaşlarımla, yemeğe, sinemaya ya da bowling oynamaya da gidiyorum. Körler 'görüp görmemek' üzerinden değerlendirmezler her şeyi, hayatın tadını çıkarırlar. Mesela erkek arkadaşlarımın hepsi gören kimselerdi ama aramızda hiç problem olmadı. Bu arada ben ne mi yapıyorum? Siyaset bilimciyim, bir üniversitede asistan olarak çalışıyorum. Halbuki Türkiye'de okurken bir hocam, "Git evde otur burada ne işin var?" demişti bana..." Nilay Saral

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN