Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Hatay'ın günlerce alevlerin içinde kalmasını canımız yanarak izledik. Yanıp kül olan ağaçları, yok olan canlıları düşündükçe tıpkı Hatay gibi benim de ciğerim yandı. Koşarak alevlerden kaçmaya çalışan insanların görüntüleri hafızalarımızdan uzun süre silinmeyecek. Yangın sonrası çıkan görüntüler de ayrıca üzücüydü. Tarihi dokusu ve doğası ile bu kadar önemli bir kentin yangın sonrası içimi sızlatan görüntüleri kalbimi sızlattı.

Ciğerlerinde büyük hasar oluşan Hatay'a nefes olmak için fidanlar dikilmeye başladı. En büyük dileğim, yanan ağaçların on misli ile telafi edilmesi olacaktır. Bizim en büyük hazinemiz doğamız. Gelecek nesillere mirasımıza gözümüz gibi bakmamız gerekiyor. Bu facia yaşanırken sadece alevler içinde kalan Hatay'ımıza üzülmedim. Üzüldüğüm bir diğer konu, sanatçıların büyük bir kısmının duyarsızlığı oldu. Vicdanlı, hakkaniyetli sanatçılarımız elbette var, umarım daha da çok olurlar ama bir de olaydan çok faille ilgilenip ona göre reaksiyon gösteren sanatçılarımız var. Benim eleştirim bunlara işte, bu sahte, ilkesiz duruşa..
Çok geriye gitmeye gerek bile yok, daha geçen sene şimdi sessiz kalan sanatçılarımızın büyük kısmı yeri göğü inletmemiş miydi Kaz Dağları için? Günlerce paylaşım yapıp protesto etmemişler miydi 'Doğada katliam var' diye? Kaz Dağları'na gitmemişler miydi ardından? O gün gür sesli olanlar bugün niye dilsiz peki? Hatay'da güzelim doğamız yok olmadı mı? Yüzlerce ağacımız, hayvanımız zarar görmedi mi? Yoksa yangını üstlenen terör örgütü PKK ile karşı karşıya gelmemek için mi böyle davranıyorlar? Eğer böyleyse yazıklar olsun.. Sormazlar mı insana 'Nerede kaldı sizin inandırıcılığınız, ilkeli duruşunuz?' diye. Bu riyakarlığı sadece Hatay'daki yangında da görmedik aslında. Kadına şiddet konusunda da aynı 'riyakarlığı' gösteren çok sanatçı oldu ne yazık ki... İşine geldi mi 'Kadına şiddete hayır' diye haykıranlar, işine gelmeyince 'dilsiz' oldular... Yani mesele 'kadına şiddet' değil, failin kim olduğu.

'Haksızlık yapıyorsun' diyenler çıkabilir diye birkaç örnek vereyim... Mesela Sermiyan Midyat-Sevcan Yaşar olayında... Yaşar'ın, eski sevgilisi Midyat'tan şiddet gördüğü açıkça ortadayken kafasını kuma gömenler Sıla için günlerce destek mesajları atmamışlar mıydı? Sıla'nın çığlığını duyanlar, Yaşar'ın haykırışına kulaklarını kapatmamışlar mıydı? Olayın faili muhalif sanatçı Sermiyan Midyat olunca sus ama Ahmet Kural olunca günlerce tepki göster. Ya da Ozan Güven'in Deniz Bulutsuz'u dövdüğü fotoğraflarıyla ortadayken hâlâ pişkince Güven'i savunmaya çalış! Hakkaniyetli bir tavır mı bu? Değişen bir şey yok aslında, aynı sahte duruşu bugün de gösteriyorlar işte. Türkiye'nin en tarihi kentlerinden biri kül olma tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor ama sanat dünyasına bakıyorsunuz, çok az bir kesim tepki gösteriyor PKK'nın bu kirli eylemine. Yazık, gerçekten yazık...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA