Türkiye'nin en iyi haber sitesi

60 bin ağacın kesilmesi tehlikesiyle karşı karşıya. Yanlış duymadınız, bir değil iki değil tam 60 bin ağaç mevzu bahis olan. Her biri en az 20 yıllık ağaç. Bunların içinde limon ağacı da var portakal ağacı da. Mersin'in sınırları içinde yer alan 60 bin ağacı kestirmemek için şimdi başta sivil toplum kuruluşları olmak üzere her kesimden insan ayaklandı. Hatta 9 Şubat'ta Mersin Büyükşehir meclis toplantısı öncesinde ağaçlarına sahip çıkmak isteyen çiftçiler narenciye ve zeytin dallarıyla sessiz eylem bile yaptı.

Bu olayda iki sorumlu belediye var. Biri Belediyesi diğeri de Mersin Büyükşehir Belediyesi. İkisi de CHP'li belediyeler. Bunun iktidara her fırsatta 'çevrecilik' dersi vermeye çalışan CHP'nin iki belediyesinin sınırları içinde yaşanıyor olması da ayrı bir mesele tabi. Konuyu daha iyi öğrenebilmek adına bir çok kişiyle görüştüm. 60 bin ağacı feda ederek araziye sanayi sitesi yapılmasına yönelik karar ilk olarak Mezitli Belediyesi meclisinden sonra da Mersin Büyükşehir Belediyesi meclisinden geçirilmiş. Yani olayların bu raddeye gelmesinde herkesin payı büyük. Ağaç kıyım kararının meclise kadar getirilmesine ön ayak olan ve bu karara imza atan herkesin sorumluluğu var. Ama şunu da belirteyim, Başkanı kadar Mezitli Belediye Başkanı 'ın da hatası var burada. Tarhan her ne kadar bu tepkilerden kendini sıyırmak için kafasını kuma gömmeye çalışsa da gerçek bu değil.

CHP'li bir gazeteci olan bile Tarhan'ın bu tavrına isyan ederek şunları yazdı geçtiğimiz günlerde: "Tabi ortalık karışınca; önce Neşet Tarhan çark etmeye çalışıyor, kendini sağa sola atıyor. Haberim yok diyecek kadar kendini Fransız göstermeye gayret ediyor."
Neyse ki, son meclis toplantısında Belediye Başkanı Vahap Seçer hata yapıldığını kabul etti. Umarım bu büyük hatadan dönülür. Ama yine söylüyorum, 400 bin dönüm narenciye bahçesindeki 60 bin ağacı sırf rant uğruna kimse kesmeye kalkmasın. Nesiller boyu dikilmiş, insanların gözü gibi baktığı ağaçları yok etmeye kalkanlar bunun vebalini ödeyemez, altında kalırlar...

Aşı olmaktan korkmayın
Biliyorsunuz, Covid 19 aşısı için gönüllü olmuştum. Plasebo mu, yoksa aşı mı denk geldiğini bilmeden FAZ-3 çalışmasının sonuçlarını bekliyordum. Nihayet geçtiğimiz gün telefonuma gelen mesajla bana yapılanın gerçek aşı olduğunu öğrendim. Yapılan aşı sonrası ateş, öksürük, mide bulantısı gibi hiçbir şeyle karşılaşmadığım için bana yapılan 'Plasebo mu?' diye şüphelenmiştim, itiraf edeyim. Ama neyse ki gerçek aşıymış. Buradan aşı olmaktan korkan insanlara tecrübe sahibi biri olarak şunu söylemek isterim, lütfen aşı olmayı gözünüzde büyütmeyin ve korkmayın...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA