Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Uçakların içindeki hava temiz değil diye düşünmeyin. içindeki hava, HEPA filtresi sayesinde ortalama 20 kez devridaim yapar. Dolayısıyla uçakta, yeryüzündeki havadan daha temiz bir hava solunur

Dünya özellikle kıtalararası uçuşların yaygınlaşmaya başlamasıyla daha küçük bir yer haline gelmiştir. yolculuğu günümüzün en sık tercih edilen ulaşım yollarından biridir. Mesafe azaltma ve konforlu seyahat sağlama özelliği taşıyan uçak yolculuğuyla ilgili merak edilenleri bugünkü yazımda sizler için derledim… Uçak seyahati, güvenirliği ve kısa sürmesi açısından günümüzde pek çok insan tarafından tercih ediliyor. Ancak uçuşun olumsuz etkilerini bilip önlem alarak vücut üzerindeki negatif etkilerini azaltmanız mümkün olabilir.

TÜRBÜLANS ZARARSIZDIR
özellikle uzun süreli uçuşlarda yaygındır ve genellikle zararsızdır. Ancak yine de rahatsız olmanıza ve korkmanıza neden olabilir. Çeşitli faktörlerden kaynaklanan (hava akımları, dağlara yakınlık, termal akımlar vs.) türbülans dereceleri değişmektedir. Dolayısıyla etkiler de türbülans çeşitlerine göre farklılık gösterebilir. Çalkantı veya uçağın hava boşluğuna düşmesi gibi anlamlarla yorumlanan türbülans, en yalın haliyle farklı ve beklenmeyen yönlerden gelen rüzgarların aralıklı olarak neden olduğu hava akımıdır. Uçağın içerisinde çeşitli filtreler bulunur. Uçak dışından gelen taze hava, jet motorlarında kompresör kademeleri olarak bilinen kabin içine sürekli olarak çekilir. Bu havanın yüzde 50'si sisteme çekilirken yüzde 50'si dışarı atılır. Diğer taraftan uçağın içerisindeki havanın yüzde 50'si dışarıdan gelen temiz hava ile karışır. Bu aşamada hava basıncı, kabin basıncına eşitlenene kadar sıkıştırılır.

20 KEZ DEVRIDAIM YAPAR
Havayı basınç altına almak havanın ısınmasına neden olur. Bu havaya 'yüksek verimli partikül havası' (HEPA) adı verilir. Partikül havası, filtrelerden geçmeden önce soğutulur. Bu işlem bakterilerin, partiküllerin ve virüslerin minimum yüzde 99.97'sinin filtrelerden kaldırılmasını sağlar. Partikül havası sirkülasyonlu kabin havasıyla birleşerek solunmaya hazır hale getirir. Uçak içindeki hava, HEPA filtresi sayesinde ortalama 20 kez devridaim yapar. Dolayısıyla uçakta, yeryüzündeki havadan çok daha temiz bir hava solunur.

UÇUŞ ÖNCESİ, SIRASI VE SONRASINDA SU TÜKETİN
Uçuş sırasında kabin içindeki havanın nemi normalden daha düşük bir orandadır. Uzun uçuşlar sırasında kabin nemi daha da düşer. Düşük kabin neminin en yaygın yan etkisi; cilt, göz, boğaz ve burunda kurumadır. Dehidrasyona neden olan durumlardan biri de irtifa değişikliğidir. Uçağın kalkışı sırasında meydana gelen bu değişiklik ortalama 2000-2500 metreden sonra sağlık problemlerini beraberinde getirebilir. Çünkü insan vücudu yüksekliğe uyum sağlamak için normalinden daha fazla idrar üretir ve oksijen sağlamak için daha hızlı nefes alışverişi yapar. Özellikle dört saatten fazla süren uçuşlarda yeterli miktarda su içmemek, kuruluğa neden olur. Bu nedenle yolcular, hidrasyonu sağlamak için uçuş öncesinde, sırasında ve sonrasında su tüketmelidirler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN