Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MELİH ALTINOK
MELİH ALTINOK

Aşı mı kelle paça mı?

Pandeminin başladığı söylenen kış aylarında gündelik hayata devam edeceklerini, sıkı izolasyona başvurmayacaklarını açıklayan nadir ülkelerdendi.
Ama kontrollü yaşam yerine kontrollü sürü bağışıklığını tercih eden ve bugün her yerde vakalar artarken ölümleri sıfırlayan İsveç gibi direnemediler.
Sebebi nedir bilmiyoruz. İlk dalgada Boris Johnson'un ve bazı Kraliyet Ailesi üyelerinin 56 milyonluk ülkedeki herkesten önce hastalığa yakalanmaları olabilir!
Bugün turp gibiler. Ama eski Johnson'dan eser yok. 'la ülkesini 'nin dümen suyundan çıkartıp özgürleştiren ve başına gelmedik kalmayan "asi" Başbakan, bugün barışmaya çalıştığı küreselcilerin önde gideni oldu.
Johnson şimdilerde, ölüm sebepleri arasında intiharla aynı oranda olan covid'e karşı her gün yeni bir yasak açıklıyor.
İngiliz bilim insanları da geçtiğimiz günlerde, bulunacak koronavirüs aşısının sihirli değnek olmadığını, hastalığı durdurmayacağını ve önlemlerin kalkmasını sağlamayacağını sadece semptomları azaltmada etkili olacağını duyurdular.
Anlaşılan aşıların Canan Karatay'ın kelle paçasından pek bir farkı olmayacak.
Zira Karatay da kelle paçanın sihirli değnek olmadığını, hastalığı durdurmayacağını ve önlemlerin kalkmasını sağlamayacağını, sadece bağışıklık sistemimizi güçlendirerek hastalığın semptomlarını azaltacağını söylemişti.

***

Olsun. Tüm dünyada Canan Hocalar tavsiye verdi diye linç edilirken, merkez medya tarafından persona non grata ilan edilirken, işlevi kelle paçadan hallice o aşıyı dayayacaklar hepimize. Eninde sonunda...
Zaten bütün kavga gürültü bunun üzerine, kimin aşısı onaylı satılacak?
Sürekli mutasyona uğrayan bir virüs için, "tam işe yaramayacağını" söyleyerek piyasaya sürdükleri aşılarını yaptırmayanın sağlık sigortasını yenilemeyecekler mesela. Ya da primi artıracaklar. Bağımsız bilim insanları aşıların yan etkilerine dair ciddi tezler ortaya koyarken, kedi köpek gibi, aşı karnesi olmayan insancığı uçağa almayacaklar. Kim bilir (?) daha neler neler?

***

Egemen bilim otoriteleri ve onların dümen suyundaki tıp çevreleri kusura bakmasın!
"Aşılanmadık" bir tek kulağının arkası kalan halkların mensupları olarak, ölümü gösterip razı edildiğimiz pandemi protokolleri hakkında şüphelerimizi elbette dile getireceğiz.
Üstelik pandeminin başında her türlü bilimsel ve insani itirazı ağzımıza tıkmak için kullanılan "panik halindeyiz" bahanesinin miadı da doldu.
Öyle ya, 7-8 aylık panik mi olur? Yaşadık, bazen açıkta maske gibi tıbbi bir tedbirden çok asayiş protokolüne dönüşen uygulamaları tavsiye ederek saçmaladık, ama bitsin artık.
On yıl önce ilk kez tanıştığımız ve aşılara rağmen hala yakalandığımız domuz gribi nasıl sıfırlanmadıysa, koronavirüs de artık yaşantımızda olacak.
Titreyip kendimize gelmeli, 394 tıp doktoru ve 1340 sağlık çalışanı tarafından yayınlanan şu açık mektuba kulak vermeliyiz:
- Belçikalı doktorlar ve sağlık uzmanları olarak, SARS-CoV-2 virüsünün salgınını çevreleyen son aylarda durumun evrimi hakkındaki ciddi endişelerimizi dile getirmek istiyoruz. Politikacıları karar alma sürecinde ve korona önlemlerinin zorunlu olarak uygulanmasında bağımsız ve eleştirel bir şekilde 'bilgilendirilmeye' çağırıyoruz. Tüm uzmanların herhangi bir sansür olmaksızın temsil edildiği açık bir tartışma istiyoruz. COVID-19'u çevreleyen ilk panikten sonra, nesnel gerçekler artık tamamen farklı bir resim gösteriyor. Artık herhangi bir acil durum politikası için tıbbi bir gerekçe yok.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA