Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Cezaevine girmeye başlayan 28 Şubat postmodern darbenin dokunulmaz generalleri için dökülen gözyaşlarını görünce, neden her 10 yılda bir darbelerle karşılaştığımız çok daha iyi anlaşılıyor. Her siyasal akımda, az veya çok bir darbeci damar var ve onlar darbecilerin yargılanmasını hiçbir zaman istemedi. Hatta "Darbelere karşı tankın üzerine ilk ben çıkarım" diyenler bile iş ciddiye binince geri adım attı. Bunu da en son 15 Temmuz'da önüne çıkan tankların üstüne çıkacağına, aralarından geçip giden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bize gösterdi.
Tarih insanların karşısına böyle bir fırsatı kolay kolay çıkarmaz. O gece Kılıçdaroğlu, bırakın tankların üzerine çıkmayı, itiraz etseydi bile ertesi gün Türkiye farklı bir Türkiye olurdu.
Aynı şeyi, bugünlerde solcu aydınlar ve medyada da görüyoruz. Bu kesimlerde inanılmaz bir 28 Şubatçı general aşkı var. Hâlâ 28 Şubat'a darbe demeye bile dilleri varmıyor. Cumhuriyet'ten Ali Sirmen şöyle diyor:
"1990'lardan sonra AKP'nin iktidara tırmanması, birinci tehdidin irtica olduğunun anlaşılmasını da sağladı."
28 Şubatçı darbeciler de bunu engellemiş oldu.
İnanılır gibi değil ama bu kafa şimdi generallerin "yaşlılıklarını" bahane edip, cezaevine girişlerini eleştiriyor ve açık açık darbecileri değil, AK Parti'yi ya "faşist" ya da "irticacı" olmakla suçluyor.
Oysa AK Parti, Türkiye'yi, bu toplumun yarım yüzyıllık özlemi olan darbecileri yargılayan bir noktaya getirdi.
Bunun ilk adımı da 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasıyla atıldı. Zamanında onu da küçümsediler. Ardından 28 Şubatçıların ve 15 Temmuz'daki FETÖ'cü darbecilerin yargılanması geldi. Böylece bizim hukuk sistemimizde darbecilerin yargılanması bir temenni olmaktan çıktı. Artık, Türkiye'de darbe yargılamalarıyla ilgili güçlü bir müktesebat var.
Bu gerçeği görmezden gelip, işi generallerin yaşlılığına indirgemek bilinçli bir çarpıtma... Darbecilerin yaşlı ve hasta olmaları ise ayrı bir konu... İnfaz yasasında, ev hapsinden tutun da sağlık durumunun raporla kanıtlanmasına kadar birçok seçenek var. Kişisel olarak Cumhurbaşkanı da affedebilir. Ancak kimseye ayrıcalık yapılamaz.
Şili'de 1973 yılında darbe yapıp Allende'yi katleden general Augusto Pinochet, 91 yaşında öldü. Ölmeden önce Londra'da tutuklandı ve ev hapsine konuldu.
Sol o dönemde bunu alkışlamış ve destek olmuştu. Bu nedenle önemli olan yaş değil, darbecileri yargılayacak siyasi bir iradenin olmasıdır. Birileri kabul etmese de Türkiye bunu başardı.

AKŞENER DEMİR LEYDİ Mİ YOKSA DARBESEVER Mİ?
Tabii sadece sol değil, sağ kesimde de darbeler karşısında bocalayan siyasetçiler oldu. Kimi şapkasını alıp gitti, kimi sessiz kaldı, kimi de bugün İP Genel Başkanı Meral Akşener gibi 28 Şubatçılar karşısında "demir leydi" tavrı koyduğunu söyleyip gerçeği çarpıttı.
Bakın bunu da bizzat kendisi, rahmetli Mehmet Ali Birand'a anlatmış:
"Ben imza attım Milli Güvenlik Kurulu kararlarına, orada katılanlardan birisi olarak. Gönülden inanıyorum, uygulanacak. Eğer bir rezervim olsaydı orada konuşurdum."
28 Şubatçıların Milli Güvenlik Kurulu kararının önemli maddelerinden biri de kıyafetle ilgiliydi. Birand ısrarla kıyafetle ilgili kararın uygulanıp uygulanmayacağını soruyor.
Akşener'in cevabı çok net:
"Uygulanacak, göreceksiniz uygulanacak."
Ve son bir not: 28 Şubat generallerinin yargılandığı davada, Akşener hiç ortalarda görünmedi, ama onu bakan yapan Tansu Çiller "davacı" olarak oradaydı. Darbelere ve darbecilere karşı çıkmak kolay değil.

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA