Türkiye'nin en iyi haber sitesi
FERHAT ÜNLÜ

Kırgızistan’ın ‘Mehter Yürüyüşü’

"Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un önümüzdeki günlerde -tam tarih de verelim 8-10 Haziran arasında- ülkemizi ziyaret etmesi planlanıyor. Türkiye, 1995 yılında Kırgızistan'a yerleşen, 2010'da Kırgız vatandaşlığına geçen ve FETÖ'nün terör örgütü addedilmesinden sonra Türkiye'ye gelmek için birkaç defa lobi faaliyeti yürütüp, ardından örgüt baskısıyla bu kararından vazgeçen İnandı'yı resmi olarak arıyor. İnandı, İçişleri Bakanlığı'nın arananlar listesinde yeşil kategoride yer alıyor. Bu yüzden Kırgızistan'ın, Cumhurbaşkanlığı seviyesinde bir ziyaret öncesinde Orhan İnandı'yı Türkiye'ye iade etmek istemesi şaşırtıcı olmaz."

Yukarıdaki alıntı, 6 Haziran 2021'de bu köşede yayınlanan 'Bir gizli servisin tereddüdü' başlıklı yazımdan. Orhan İnandı'nın yakalanmasına yönelik operasyon ve olası iade sürecinin ayrıntılarını ilk kez bu yazıda okumuştunuz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un Türkiye'yi ziyaretinden takriben bir ay sonra, 5 Temmuz'da Orhan İnandı'nın Türkiye'ye getirildiğini açıkladı.

Bu hafta Üç Boyutlu Portre'de bu önemli konunun fikri takibini yapacağım. Elime ulaşan yeni bilgi ve belgeler ışığında…

Ana fikri başta dile getireyim: Orhan İnandı, Kırgız devleti veya Kırgız servisine rağmen yasadışı yollardan Türkiye'ye getirilmedi.

Kırgızistan, Türkiye'yle yakınlaşmak isteyen bir ülke. Keza Türkiye de Kırgızistan'la ilişkileri geliştirmek istiyor. Türkiye'den siyasal anlamda açık biçimde ilham alan, ülkemizden sonra Cumhurbaşkanlığı sistemine bile geçen (Daha önce parlamenter sistemlerini bizden uyarlamışlardı) Kırgızistan'ın Türkiye'ye yakın durmak istemesi kendi stratejisi açısından doğru. Böyle bir ülkenin, kendi topraklarında yürütülen bir operasyon için siyasi ilişkilerini geliştirmek istediği bir ülkeyle işbirliği yapmasında da şaşılacak bir şey yok. Sorun; Kırgızistan'ın, iadeden sonraki tavrında.

'BUYUR BURDAN YAK' DEDİRTEN NOTA

Artık şunu sağır sultan bile biliyor: FETÖ, Kırgızistan'da çok etkin. Öyle ki örgütün dünyada en etkin olduğu ülke Kırgızistan denilse yeridir. Orada, Türkiye'dekinden de güçlü bir 'paralel yapı' kurmuşlar.

Boşuna değil, Kırgızistan'ın, İnandı'nın iadesinden hemen sonra 'kendi içindeki paralel devletin hışmından çekindiği için' Türkiye'ye nota vermesi. Hatta Kırgızistan Dışişleri Bakanlığı, Bişkek Büyükelçiliğimizden İnandı'nın iadesini bile istedi. Büyükelçimiz Ahmet Sadık Doğan, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov'un talimatıyla Kırgız Dışişleri Bakanlığı'na davet edildi. Ve Türkiye'ye İnandı'yı iade etme çağrısında bulunuldu. Buyur burdan yak!

Bu hamleyle, "Bizim olayla bir ilgimiz yok, MİT gelip ülkemizden yasadışı biçimde adam kaçırdı" demeye getiriyorlar. Milli İstihbarat Teşkilatı, 2016'dan bu yana -elbette Antarktika ve bir de Avustralya hariç- tüm kıtalardan FETÖ'cü getirdi, ancak operasyon sonrası hiçbir ülke bu tür bir reaksiyonda bulunmadı.

Yalnızca Nisan 2018'de Kosova'dan altı FETÖ'cünün getirildiği operasyon sonrasında Almanya'nın Kosova'ya baskısıyla ülkede küçük çaplı bir siyasi kriz yaşanmıştı, hatırlıyoruz.

KIRGIZ VATANDAŞLIĞINDAN ÇIKARILABİLİR

Orhan İnandı'nın Türkiye'ye iadesinden sonra Kırgız Gizli Servisi'nin Başkanı Kamçıbek Taşiev, Bişkek'te Perşembe günü düzenlediği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

Taşiev, Orhan İnandı'nın Kırgızistan vatandaşı olduktan sonra Türk vatandaşlığından çıkmamış olmasının kuralları çiğnemek anlamına geldiğini söyledi. Şu anda İnandı'nın vatandaşlık işlemleriyle ilgili geriye doğru araştırma yaptıklarını belirten Taşiev, başvurunun gereklerinin yerine getirilip getirilmediğine baktıklarını kaydetti. Taşiev'in açıklamasında sözünü ettiği inceleme tamamlandıktan sonra İnandı'nın Kırgızistan vatandaşlığına son verilirse bence hiç şaşırmamak lazım.

Ayrıca Taşiev'in açıklamalarından anlaşıldığı kadarıyla İnandı'ya Kırgızistan vatandaşlığı için aracılık yapan kişi ve daha önemlisi vatandaşlığın verilmesinde rolü olan bürokratlarla ilgili de bir idari soruşturma yürütülecek. Kim bilir, hatta kuvvetle muhtemel İnandı'ya vatandaşlık verenler oradaki FETÖ'cü bürokratlardı.

İnandı'nın şubat ayında takip edildiğinin belirlendiğini de söyleyen Taşiev, İnandı ve eşine, "Bizim sizi koruma imkânımız yok. Tek tek herkesin güvenliğini sağlayamayız. İsterseniz kendinize birer koruma alabilirsiniz" denildiği bilgisini de vermiş. Hatta bir adım ötesine de geçerek İnandı'ya Kırgızistan'ı terk etmeleri yönünde tavsiyede de bulunmuş gizli servis. Ancak İnandı bu tavsiyeyi dinlememiş.

Operasyonu tartışma konusu yapmaya çalışan FETÖ'cülerin en çok sığındıkları argüman Orhan İnandı'nın bir Kırgızistan vatandaşı olması. Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan İnandı'nın avukatı Talaygül Toktakunova, müvekkilinin Kırgızistan'a taşındıktan sonra Kırgız vatandaşlığı aldığını söyledi.

Öte yandan Kırgız haber ajansı 24.kg'ye bilgi veren Türkiye'nin Bişkek Büyükelçiliği'nden bir yetkilinin ise İnandı'nın Kırgız vatandaşlığını aldıktan sonra Türk vatandaşlığından çıktığını söylediği de öne sürüldü. Oysa belgeler bunun tersini söylüyor. Yani Orhan İnandı'nın Türk vatandaşı olmadığına yönelik haberler doğru değil.

İnandı, halen Türk vatandaşı, belgeler bunu gösteriyor. İnandı'nın pasaport numarasının ilk üç rakamı 044. Daha önemlisi, pasaportun geçerlilik süresi 23 Eylül 2024. Pasaport 24 Eylül 2014'te düzenlenmiş. Belgeyi veren makam da Türkiye'nin Bişkek Büyükelçiliği.

Sonuç olarak İnandı'nın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı devam ediyor. Ama Kırgız yetkilinin belirttiği idari soruşturmadan sonra kısa adı MID olan Ministerstvo Inostrannıkh Del, yani Kırgız İçişleri Bakanlığı, İnandı'nın Kırgızistan vatandaşlığını iptal edebilir.

ÖRGÜTÜN EN ÖNEMLİ İSİMLERİNDEN

Orhan İnandı, 31 Mayıs pazartesi akşamı Bişkek'in Oktyabrsky semtinde Maldibayeva Caddesi'nde aracından alınmıştı. Lexus 470 marka bu araç, saatler sonra sabaha karşı saat 04:20 sularında kapısı açık ve lastiği patlamış halde polis tarafından bulundu. FETÖ'cüler, İnandı ortadan kaybolduktan sonra karısı Reyhan İnandı'nın öncülüğünü yaptığı bir uluslararası kampanya başlattılar. Başka ülkelerdeki FETÖ'cülerin de sosyal medyadan destek verdiği bu kampanya, Türkiye'yi karalama kampanyasına dönüştürüldü.

FETÖ'cüler, Türkiye Cumhuriyeti'nin Bişkek Büyükelçiliği önünde toplanıp, "Orhan Bey nerede?", "Orhan İnandı nerede?", "Bulunsun" yazılı pankartlarla eylem yaptılar.

Burada amaç, sanki Cemal Kaşıkçı hadisesinin bir benzeriyle karşı karşıya olunduğu izlenimini yaratmaktı. Ülkemizin geleneğinde terör suçlularını infaz etmek gibi bir yöntemin olmadığını ve yakalanan her FETÖ'cünün ülkemize getirilip yargı önüne çıkarıldığını yazmıştım. Nitekim Orhan İnandı için de aynı şey söz konusu oldu.

İnandı, Fetullahçı Terör Örgütü'ne ait Sapat Okulları'ndan sorumlu isimdi. Eski adı Sebat olan Sapat Eğitim Kurumları, 2 Mayıs 1992'den beri Kırgızistan'da faaliyet gösteriyor. Okullar, 15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminden bir yıl sonra Kırgız devletine devredildi ve adını da Sapat olarak değiştirdi. Sapat'ın Kırgızistan'da 100 milyon doları aşkın mal varlığının olduğu sanılıyor.

Orhan İnandı, önemli bir FETÖ yöneticisi. Aralarında Mustafa Özcan ve Ali Çelik'in de bulunduğu üst düzey örgüt yöneticilerinden 25'ine yasadışı yollardan Kırgızistan pasaportu temin etmiş bir isim.

ByLock kullanıcısı da olan İnandı, 2017'de ise örgüt lideri Fetullah Gülen'in talimatıyla Kırgızistan, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Tacikistan ve Özbekistan'ı içine alan bölgenin genel sorumlusu tayin edildi. İstihbari bilgilere göre İnandı, son olarak Mart 2021'de Pensilvanya Saylorsburg'a gitti ve Gülen'le görüştü.

İnandı, Ankara'da bulunduğu dönemlerde Maraş Andırınlı hemşerisi Adil Öksöz ile de örgüt evlerinde yapılan toplantılarda bir araya geldi.

KIRGIZ BÜYÜKELÇİLİĞİ'NİN AÇIKLAMASI

Gelelim Kırgızistan Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Aibek Akaev'in 6 Haziran'da yayınlanan yazımla ilgili açıklamasına… Açıklama şöyle:

"6 Haziran 2021 tarihinde Sabah Gazetesi'nin 'Bir gizli servisin tereddüdü' başlıklı, yazar Ferhat Ünlü'nün haberinde Kırgız cumhuriyeti devlet kurumlarının Orhan İnandı'nın kaybolmasına karıştığına dair bilgiler yayınlanmıştır.

5 Temmuz 2021 tarihli Türk basınında çıkan haberlerde ise Orhan İnandı'nın Milli İstihbarat Teşkilatı'nın özgün ve sabırlı operasyonu sonucunda Türkiye'ye getirildiği ve adalete teslim edildiği yazılmıştır. Kırgızistan'ın imajına zarar vermesi nedeniyle söz konusu bilgilerin yanlışlığını ortaya koymanızı rica ederiz."

Gönderilen açıklamada dilbilgisi hataları vardı, onları düzelterek verdim. Bundan daha önemlisi; Kırgızistan Büyükelçiliği'nin, belli ki Kırgız Gizli Servisi Gosudarstvenniy Komitet Nasyonalnoy Bezopasnosti'nin (GKNB), yani Devlet Milli Güvenlik Komitesi'nin talebi üzerine gönderdiği metin, 'yazdıklarımın doğru olmadığını' herhangi bir bilgi veya kanıt ortaya koymadan ileri süren bir metin.

Yazımın teyidi, Orhan İnandı'nın bir ay sonra Türkiye'ye getirilmiş olmasıdır. Buna rağmen Büyükelçiliğin açıklamasını verdim, zira tekzip hakkı gazeteciliğin bir gereğidir. Toparlarsak… Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov -İnandı Kırgız vatandaşı da olduğu için- Türkiye'ye iade sürecindeki tartışmalar nedeniyle FETÖ'cülerin epey saldırısına maruz kaldı, ciddi bir iç kamuoyu baskısıyla da bunalıyor, bunu da görebiliyoruz. Ancak Türkiye'nin, uluslararası hukuku hiçe sayarak kendi ülkelerinde operasyon yaptığı yönünde bir algı oluşturmaya çalışmaları Türkiye'den çok kendi aleyhlerine…

Ayrıca ve daha önemlisi, FETÖ'yle mücadele, Mehter Yürüyüşü gibi iki ileri bir geri adımla tamamlanacak bir iş değil. (Hatta Kırgızlar, Mehter'i bir ileri iki geri adımla yapıyorlar. Nota vermeleri bunun göstergesi) Şayet ülkelerini, gerçekten bu örgütün karanlık gölgesinden kurtarmak, bir başka deyişle kendi paralel devletlerini tasfiye etmek istiyorlarsa böyle 'mütereddit' değil, aksine cesur, kararlı olmalılar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA