Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SALİH TUNA

Kendisinden korusun yeter

Sevgili Kılıçdaroğlu kendisi de farkında değil ama bazen işe yarıyor. Hani denir ya, "Kral Desiderius, kral mıral ama işe yarıyor", o hesap.
Bir defasında...
"S-400'ler niye alındı kimse bilmiyor. Bize kim saldıracak? Irak mı, İran mı bize saldıracak? Rusya mı bize saldıracak? Silahlar zaten onların..." demişti.
Birçoğumuz dumura uğramış, "Yine ne diyor bu? Dünyadan haberi yok zahir!" yollu söylenmiştik.
Oysa "haklılık payı" vardı.
"Ne haklılığı?" deyip hemen heyheylenmeyin!..
Ben de biliyorum, "ABD bize hava savunma sistemi vermedi, koca ülke hava savunmasız mı kalsaydı?" demeyi.
Ben de biliyorum, "Yunanistan da S-300'leri aldı ama orda hiç kimse böyle sersem sepet soru sormadı..." şeklinde cevap vermeyi.
Ben de biliyorum, "Mavi Vatan'da karşımıza hangi güçler çıkıyor ve bu güçleri kimler destekliyorsa, 15 Temmuz'da bu aziz millete saldıranlara kim yardım ve yataklık etmeye devam ediyorsa, güney sınırlarımızda terör devleti kurmaya ve Türkiye'yi parçalamaya kimler çalışıyorsa onlara karşı S-400'ler alındı..." diye isyan etmeyi.

***

Ordan bakarsak, bugünkü yazı yolculuğumuza başlarken vurguladığımız şekliyle bile Kılıçdaroğlu işe yaramaz.
İşe yarar bir yanını yakaladım, müsaadenizle ağız tadıyla anlatayım:
Evet, Kılıçdaroğlu farkında olmasa da "S-400'leri niye aldık, kime karşı kullanacağız?" sözlerinde haklılık payı var.
Gerçi kamuoyundan yükselen tepkiler üzerine söz konusu "haklılık payını" çok geçmeden bizzat kendisi iptal etti. Zira, ABD'nin Doğu Akdeniz'de yaptığı tatbikat üzerine, "Amerika kalkıp da orada tatbikat yapıyorsa sen de kalkacaksın S-400'leri aktif hale getireceksin..." deyiverdi.
Gelgelelim, gerçekte iptal ettiği bir şey yok.
Nihayetinde, ABD'nin, Başkan Erdoğan'a karşı açık seçik şekilde desteklediği "ana muhalefet partisinin liderinden" söz ediyoruz.
Aklınıza ne oldu; ABD neyin "sözde" neyin "özde" olduğunu bilmez mi? Kendisine karşı hava savunma sistemini aktif hale getirmesi için iktidara yüklenen birini hiç destekler mi?

***

Diyeceksiniz ki, "Haklılık payı dediğin ne peki?" Hah işte, ben de lafı oraya getirmeye çalışıyorum.
Rusya-Ukrayna krizinde savaş ihtimalinden söz edilmiyor mu? Türkiye de böylesi bir durumda NATO üyesi olarak yükümlülüklerini yerine getireceğini açıklamadı mı?
Peki biz Rusya'yla karşı karşıya geldiğimizde hava savunmamızı hangi sistemle sağlayacağız?
Efendim?
Geldik mi "Rusya mı bize saldıracak? Silahlar zaten onların..." sözüne.
İmdi, soralım: Bize tehdit kimden geliyor? Etrafımızı kim kuşattı / kuşatıyor? Bu kuşatmayı yarmak için kim veya kimler bizim yanımızda?
Bu soruların makul cevapları bize hem S-400'leri neden aldığımızı hem de (örneğin) Ukrayna krizinde NATO üyesi olarak üstümüze düşen yükümlülükleri yerine getireceğiz sözünün gerçekte tekabül ettiği stratejiyi göstermeye yeter.
Şu kadarını söyleyeyim: ABD bu stratejiden rahatsız olduğu için de Başkan Erdoğan'a karşı. En son olarak "Gölge Dışişleri" tesmiye edilen CFR'nin Başkanı Richard Haass'ın TÜSİAD buluşmasındaki sözleri de bunun göstergesidir.
Sahi, NATO fiili olarak bizi kime karşı koruyor?
NATO'dan Türkiye'nin payına şimdiye değin Gladyo'dan başka bir şey düşmedi.
Bizi kendisinden korusun yeter.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA