Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Genel Müdür Prof. Dr. Atilla Dikbaş, pandemide yaşam, bilim ve sağlık girişimlerinin sayısının arttığını, tematik alanlarda bilimsel araştırma yapan küresel girişimlere ve açık teknopark modeline ihtiyaç olduğunu söyledi

Pandemi döneminde hızla aksiyon alan kurumlar ve teknoparklar, yaptıkları işbirliği ile sağlık ve yaşam bilim alanında girişimlere destek oldu. ve 'nin Kuluçka Merkezi'nde yaptığı işbirliği de bu işbirliği modellerine örnek oluşturdu. Tüm paydaşlarla işbirliği yapan, açık plaftom çalışan teknoparkların fark yaratacağının altını çizen İTÜ ARI Teknokent Genel Müdür Prof. Dr. Atilla Dikbaş, uzun yıllara dayanan deneyimle bütün paydaşların işbirliği yaptığı, bilimsel araştırmalara dayalı küresel iş yapan girişimlerin ortaya çıktığı açık teknopark modelinin dünyada başarılı olduğunu vurguladı. Pandeminin ardından hızla harekete geçerek önemli bir refleks gösterdiklerini kaydeden Atilla Dikbaş, Petrol Ofisi ve tüm paydaşlarla yapılan işbirliğini şöyle özetledi: "Pandeminin şöyle bir farkı vardı. Artık teknolojik olarak kullandığımız her şeyi yeni yaşam biçimi haline getirdi. Yaşama dair süreç içerisinde bazı teknolojileri kullanmak zorunda olduğumuzu hatırlattı. Girişimcilerimiz kendi buluşlarını hayata geçirmek için harekete geçti. Yaşam bilimleri ve sağlık alanında önemli girişimlerin ortaya çıkmasını sağladı. Petrol Ofisi gibi kurumlar da iyi bir hızlandırıcı rol üstlendi. İTÜ Çekirdek'te girişimlere verdikleri destek çok önemliydi."

TAMAMEN AÇIK SİSTEM
Daha önce denedikleri odak-öbek modelini ortaya koymak zorunda olduklarını vurgulayan Atilla Dikbaş, açık bir işbirliği platformu olmalarını örneklerle şöyle anlattı: "Kapalı değil, açık sistem olarak düşünmek gerek. Kapalı sistem çalışan teknoparkları ortaya koymak zorundayız. 'nde araştırma yapmıştım. Hukukçular, finansçılar, aynı işi yapan ulusal ve uluslararası paydaşlarla herkesin yaşamın içerisinde yer alan çözümleri oluşturmamız lazım. Küresel ölçekte iş yapmak kaçınılmaz. Firma kurmak demek girişimci olmak demek değil. Katma değeri yüksek farklı girişimler ortaya koymak zorundayız. Sadece firma kurma desteği vermekten söz etmiyoruz. Girişimci, çalıştığı alanda dünyayı tanımalı. Örneğin medikal teknolojiler konusunda eğitim düzenledik. Baktık ki bazı girişimlerin henüz firmalaşmaması gerekiyor. Aslında bunlar ölü firmalar olarak adlandırılıyor. İşbirliği ağına girmesi ve çok boyutlu bir işbirliğinin olması gerekiyor. Teknoljik değeri çok yüksek işler üretebiliriz. 10 girişimden ikisinin uluslararası iş yapma kapasitesinde olduğunu gördük. 'da, Uzakdoğu'da, Amerika'da yaşayan bir ekosistemden söz ediyoruz."

TEMATİK ALAN GELİŞTİRMELİYİZ
Tematik alanlar geliştirmek zorunda olduklarına vurgu yapan Atilla Dikbaş, "Türkiye'de araştırma ve bilime yönelik üretim yapan ve tüm dünyaya ihraç eden girişimler ortaya çıkarmalıyız. Araştırma ve teknolojiye dayalı girişimlere öncelik tanımalıyız. Ulusal ve uluslararası etkinlikleriyle veri madenciliği gibi buluş madenciliği çok önemli. Öğretim üyelerinin ekosistemin içine çekilmesi, teknoloji transfer ofisi ile teknoparkların ilişkisi çok iyi olmalı. Tematik alanlar çok değerli. 4691 sayılı teknoparklar kanunuyla ilgili çok şey yaptık. Açık sisteme dair çok şey öğrendik. İstanbul Teknik Üniversitesi gibi müthiş bir insan kaynağına sahip kurumların araştırma ve bilimsel çalışmalara odaklı girişimler ortaya koyması şart."

HASTALIK TANISINA YERLİ GİRİŞİM ÇÖZÜMÜ
Pandemi döneminde tüm firmaların planlarının altüst olduğunu ifade eden Petrol Ofisi Pazarlama Müdürü Beril Alakoç, "Pandemi sürecinde Türkiye'nin özellikle sağlık ve hijyen ihtiyacına katkı sağlamak istedik. İTÜ ile uzun süreli işbirliğimiz vardı. İTÜ ARI Teknokent çatısı altında İTÜ Çekirdek Kuluçka Merkezi ile işbirliği yapmaya karar verdik. Tanı kitlerinden, sağlık ve hijyen konusunda normalleşmeye katkıda bulunacak girişimler öne çıktı. Yurtdışına bağımlılık bizi üzüyordu. Çok daha hızlı, güvenilir, yerli tanı kiti girişimlerinin olması bize gurur verdi" diye konuştu. Her girişimin çok değerli işler yaptığını ifade eden Beril Alakoç, yapılan çalışmalarla ilgili şu bilgiyi verdi: "Money Shower girişimi ATM'lerden para çekerken hijyen ihtiyacını karşılıyor. Yine nefes alışverişimize göre teşhis konusunda destek olan girişimlerimiz var. Biz bu girişimlere destek olmaya devam edeceğiz. Desteğimiz sürekli olacak. Mutlaka her sene girişimleri desteklemeye devam edeceğiz. Şu an girişimlerle bağımız kopmuyor. 20 kişilik mentor grubumuz var. Bunlar kendi uzmanlık alanında destek veriyor. Bizim gibi kuruluşların böyle sorumluluklar altına girmesi lazım. Ben pazarlama alanında yol gösterip fikir veriyorum. Tedarik zinciri yöneten arkadaşım da kendi uzmanlık alanında destek veriyor."

ATM'DEN HİJYENİK PARA ÇEKİN
Money Shower Kurucu Ortakları Furkan Eruçan ve Kübra Karakoç da gün içerisinde en çok temas ettiğimiz nesne olan paranın hijyenik olarak ATM'lerden çekilmesini sağlıyor. Bankalar tarafından kullanılmaya başlayan çözümle banka müşterileri hijyenik olarak yıkanan paraları çekerek güven içinde kullanıyor. Aynı girişimin bir başka çözümü de günlük hayatta asansör düğmesi, kapı kolu gibi temas ettiğimiz her yüzeyi saniyeler içinde temizleyen think shower çözümü oldu.

MASKELI ÇALIŞANLARI TANIYOR VE ATEŞ ÖLÇÜYOR
İşyerlerinde maske kullanımı, güvenlik kontrolü ve ateş ölçümü yapan Mikrop Elektronik'in kurucu ortağı Gürkan Törün de İTÜ Çekirdek içerisinde faliyet gösterdiklerini belirterek, "Kurumlar çalışanlarının maske takıp takmadığını, maskeli olsa bile yüz tanıma yapmayı ve ateşini ölçmeyi tek cihazla yapabiliyor. Biz bunun farklı fonksiyonlarıyla AVM'lerde kullanılmasını da sağlıyoruz. Yurtdışında bazı kurumlara dağıtıcılık anlaşmaları yapmak üzere görüşüyoruz" diye konuştu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA