Yazarlar
Nil Şahin Gürhan

Nil Şahin Gürhan

Dengeli BeslenmeTÜM YAZILARI
07 Ağustos 2013

Bir diyetisyenin bayram beslenmesi

Şeker bayramı, adı üstünde şekerle gelen tatlı bir bayram. Ramazan ayı boyunca aya özel lezzetlerin, birbiri ardına sıralanan iftar davetlerinin arkasından bir de bayram ziyafetleri gündeme ekleniyor.

Mutlu ve sağlıklı bayramlar geçirmek hepimizin ortak dileği. Her zaman olduğu gibi bayramlarda da şartlar dahilinde uygulayabileceğimiz en sağlıklı beslenme planını doğal bir ortamda oluşturmalıyız.

Ben de bir diyetisyen olarak bu bayramı nasıl geçireceğim, neler yiyeceğim, nasıl besleneceğim; sizlerle bunları paylaşmak istedim. Kendi kendime bir takım sağlıklı beslenme kararları aldım ama bu kararların ne kadarı bayrama ve bizim ailemize uyacak elbette şu an için bunu bilmiyorum!

Bayram için beslenme planım:

✔ Çok çalıştım, güzel bir bayram tatilini hak ettim: Tatilim keyifli ve bol dinlenmeli olsun istiyorum. Tabi bu durumda beslenme ve fazla kilo ile olan ilişkimi rölantide götürmek en doğrusu. Sağlıklı beslenme ve diyet takıntısı, tatilimi gölgelememeli!

✔ Güzel bir bayram kahvaltısı: Tatil deyince aklıma ilk önce sabahları saat kurmadan uyanmak geliyor. Kendim gözlerimi açana kadar istediğim sürece uyumak istiyorum. Ama bayram tatili özel günlerden biri olduğu için, bu sabahı ailece güzel bir bayram kahvaltısı ile geçirmeliyim. Dolayısıyla erken kalkıp, keyifli ve sağlıklı bir kahvaltı hazırlığına girişmeliyim. Bizim kahvaltımızın içecekleri çocuklarımız için ballı süt, büyükler için de eşimin bizden daha erken kalkıp özenle demlediği klasik siyah çayımız oluyor. Yiyeceklerimiz ise; benim özel yaptığım omlet veya menemen şeklinde yumurtamız, peynir çeşitlerimiz, annemin özel yetiştirip kurduğu zeytin, ekmek olarak taze bakkal ekmeği, doğal bal, görümcemin yeğenleri için yaptığı pekmez ve tahin-pekmez karışımı oluyor. Domates, salatalık, maydanoz gibi çiğ sebzeler ise soframızda bol miktarda bulunuyor. Bunlar masaya hem renk katıyor, hem de kahvaltımızın besin değerini güçlendiriyor. Zaten klasik Türk kahvaltısı her zaman favorim olmuştur.

✔ Öğlen ve akşam sofralarımız çeşitli oluyor: Soframızda; "ana yemek" dediğimiz 1. grup et yemekleri veya etli sebze yemekleri ilk sırada tüketiliyor. 2. grup olan ekmek grubu yiyeceklerin soframızdaki adı; "baba yemek". Oğlum Gökmen'in baba yemek grubuna giren pilav, makarna, patatesle arası çok iyi, ama ana yemek baba yemek dengesini bozmaması için her sofrada onu ikna etmek gerekiyor. Haksızlık olmasın diye her yemekten sırayla birer kaşık almaya razı oluyor. 3. grup olan yoğurt grubu ise; "çocuk yemek" olarak adlandırılıyor. O konuda da haksızlık olmadan tüketim gerçekleşiyor. "Bebek yemekler", yani zeytinyağlı sebze yemekleri, salatalar da sofradaki ve midemizdeki yerini alıyor. Yemekten sonra taze mevsim meyvesi yiyoruz. Meyvelere isim vermeye gerek kalmıyor. Kiraz, şeftali, kayısı, karpuz özellikle kızlarım Asya ve Tuna'nın çok sevdiği yiyecekler. Gökmen de elma ve muz dışındaki meyveleri daha zor yese de, ortamın elektriğine kapılıp ses çıkarmadan tüketiyor.

✔ Abur cubur yiyeceklere kontrollü izin veriyorum: İtiraf etmeliyim ki; abur cubur tüketiminde ne yazık ki bazen kontrol benden çıkabiliyor. Her iki yönde de abartıdan kaçınmak gerek! Bayram gelmiş, hiç kaçamak yapmadan olmaz ama işin cılkını da çıkarmamak lazım! Şeker, besin değeri çok düşük, boş enerji kaynağıdır. Bu nedenle basit şeker beslenmemizde ne kadar az yer alırsa, beslenme programlarımız o kadar sağlıklı olur. Bayram gibi özel günlerde şeker, çikolata ve tatlı tüketimi olmalı ancak en sağlıklı çeşitleriyle ve düşük düzeylerde tüketilmeli. Bizim eşimle en çok tükettiğimiz tatlılar; sütlü tatlılar, taze sütten yapılmış dondurmalar, yoğun yağ içermeyen sade çikolatalar ve sade pamuk şekeri oluyor. Çocuklarımıza da bu çerçevede daha rahat davranıyoruz

✔ Öğün atlamıyoruz, uzun süre aç kalmıyoruz: Öğün konusu çok önemli ve çoğu zaman yanlış değerlendiriliyor. Ara öğünlerinizi düzgün tükettiğinizde sürekli bir şeyler yiyor pozisyonunda olabiliyorsunuz. Ve bu durum çevreniz tarafından yanlış değerlendirilebiliyor. Sabah-öğlen-akşam dengeli beslenip, ara öğünlerde de küçük atıştırmalar yapmak, bayram süresince de kan şekerinizin dengeli kalmasını sağlar ve daha mutlu bir bayram geçirmenizi etkiler. Bu bayram ara öğünlerde taze meyveler, fındık, fıstık, badem, ceviz gibi kuruyemişler, simit-peynir tüketmeyi planlıyorum.

✔ İçeceklere dikkat ediyoruz: İçecek olarak su hep ön plandadır. Ben çok su içen biriyim ve tatilde her su yudumlayışımda bir anne olarak çocuklarımı da zorluyorum. Ayrıca gün içinde ayran ve taze sıkılmış meyve suyu saatimiz oluyor. Biz eşimle çayı seviyoruz, tatillerde fazla kaçırdığımız da olabiliyor. Ama böyle zamanlarda su içimini artırıp, vücudumuzu dengeliyoruz. Her zaman 1-2 fincan güzel yapılmış sade Türk kahvem var, bu tatilde de en büyük keyfim o... Çay-kahve, çocuklar için hiç uygun olmadığından, tüketmemeleri yerinde olur.

✔ Kuruyemişler bizim evde serbest: Zengin omega-3, posa, magnezyum, çinko ve E vitamini içerikleri ile oldukça sağlıklı olan yağlı kuruyemişler, her zaman el altında kolayca ulaşılabilecek şekilde olmalı.

✔ Çocukların hareketine yetişmeye çalışalım yeter: Hareket berekettir. Ancak ekstra spor yapacak zamanı da, enerjiyi de bulamıyorum. Yoğun dinlenmeyi düşündüğüm Şeker Bayramı'nda amacım, olabilecek maksimum düzeyde enerji harcamak. Şeker tadında bir bayram geçirmeniz dileğiyle...



Yazarın Önceki Yazıları

TÜM YAZILARI
BİZE ULAŞIN