Galatasaray adeta intihar etti ve şampiyonluk şansını "Mucize" olmazsa bence kaybetti. Galatasaray, Fenerbahçe maçını kaybederken sahada futbol adına her şeyi yapmış ve herkes "Galip sayılır bu yolda mağlup" yakıştırmasında bulunmuştu.
Galatasaray 4 gün önce Trabzon'da takım halinde akıllı oynadı, farklı kazanırken inanılmaz pozisyonlar buldu ve maç boyu oyunun kontrolünü elinde tuttu.
Trabzon'daki maça bakınca Arena'daki sınav öncesi herkes "Galatasaray rahat kazanır" rahatlığındaydı. Ancak evdeki hesap Arena'ya uymadı. Sahada "Mehter Takımı" zihniyetinde hırstan, mücadeleden uzak bir Galatasaray izledik. 4 gün sonra bir takım bu kadar kötü olabilir, bu denli düşüş yaşayabilir mi? Acaba, Trabzon'daki sonucun yarattığı rehavet oyuncuların 4 günlük süreyi ciddiyetten uzak geçirmelerine mi yol açtı? Takım yardımlaşması, ayağa isabetli pas oynama özelliği ve maçı kazanma duygusu Galatasaray'ı zirveye taşımıştı. Bu özelliklerin hiçbiri Trabzon maçında sahaya yansımadı. Selçuk dışında yürekten oynayan oyuncu yoktu. Bu kötü oyunu "Nasıl olsa kazanırız" konsantrasyonuna bağlayamayız. Çünkü yetenek, ruh ve mücadele, kazanma adına Galatasaray'da hiç start almadı. Takımı ve taraftarı ateşleyen Melo bile alışık olduğumuz hırsından çok uzaktı. Trabzon'da fırtına gibi esen Eboue'nin sahada hücuma gidecek hali yoktu. Elmander mücadele edebilecek güçten uzaktı. Dışarıda müthiş goller atan Necati yine pozisyon hovardası oldu. Bütün yükü sırtına alan Selçuk'un hırsı, gol atma ve attırma isteği yetmedi.

KOCAMAN'IN YÜZÜ KIZARMIŞTIR
Riera'nın neden oyuna girmediğini anlamadım. Çünkü kenarlardan yeterli ve isabetli ortalar gelmedi. Emre'ye bu kadar tahammül etmek yanlıştı. Avrupa Şampiyonası'nı düşünen sorumsuz Baros oyuna girmemeliydi. Aydın daha erken alınabilirdi. Fatih Hoca'nın "Kazanan takım bozulmaz" güvenini oyuncular kötü kullandı.
Kişileri ve kurumları karalamanın ne kadar haksızlık olduğunu en iyi Aykut Kocaman bilir. Bu duyguları yaşayan Aykut Kocaman'ın, Trabzonspor'un mücadeleci futbolunu gördükten sonra her halde yüzü kızarmıştır ve Karadeniz ekibine atfettiği sözler için bir özür borçludur.
Not: Tolga Özkalfa çaldığı düdükler sonrası topun oyuna çabuk girmemesi adına iyi çalıştı. Yönetim ruhunda Fırat Aydınus modeli vardı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN