kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   Dünya Kupası
   Son Dakika
   News in English
   Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Kültür Sanat
   Turizm Rehberi
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
'Futbolu sinemaya tercih ederim!'
'Futbolu sinemaya tercih ederim!'
'Beyaz ipek bluzlu, güzel, tombulcana bir kızdı' '
'Ayhan Işık çok tuttu'

Yarım asırlık bir aşk hikâyesi

Sinemamızın en önemli isimlerinden Memduh Ün ve Fatma Girik 48 yıldır birlikte. Evleri ise bir sinema tarihi müzesini andırıyor.


'Futbolu sinemaya tercih ederim!'

Türk sinemasının iki dev ismi, yönetmen Memduh Ün ve oyuncu Fatma Girik uzun yıllardır bir arada. Sinemayı ve hayatı paylaşan ikilinin anıları sinemamızın tarihi gibi... Acı tatlı, komik hüzünlü, gözyaşları ve gülücüklerle dolu... Sanatçılar sinemadan kopmadılar.

Türk sinemasının dev çınarlarından, 86 yaşındaki Memduh Ün, ağır hastalıklarla boğuşuyor. Bu yüzden, geçen yıl çevirdiği (şimdilik) son filmi Sinema Bir Mucizedir'i bitirmeyi meslektaşı Tunç Başaran'a bırakan ustayla uzun zamandır görüşmek istiyordum, ama onun pek hali yoktu. Vefakâr eşi Fatma Girik'le de görüşmek istiyordum. Benim 'klasik Yeşilçam' röportajlarım için gerekli bir isimdi o. Üstelik son Adana şenliğinde değerli bir onur ödülü almış, böylece Altın Koza sayısını dörde çıkarmıştı. Ve sonunda, onlarla birlikte söyleşme imkânı doğdu. Aslında ikisiyle de ayrı ayrı ve uzun söyleşiler yapılabilirdi: Öyle çok anlatacak şeyleri vardı ki. Ama birlikte olmalarının, Büyükçekmece'deki Alkent 2000 sitesi içindeki büyük bahçeli, yüzme havuzlu ve bir tür müzeye dönüşmüş evlerinde bizi karşılamalarının apayrı bir anlamı vardı. Kimi sorularıma birlikte yanıt vermeleri gibi...

BİRLİKTE YARIM ASIR

Beraberlikleri, 48 yılı bulmuş. İki yıl sonra bize görkemli bir 50'inci yıl töreni vaad ediyorlar mıydı? Memduh Ün "Eğer yaşarsak, elbette," dedi. Peki ama geçmişe, bunca yıla nasıl bakıyorlardı? Önce Memduh Usta aldı sözü: "İnsan hayatında ve ilişkilerde iniş-çıkışlar oluyor. Eğer anlaşabiliyorlarsa, hayata bakışları temelde aynıysa ve hele aynı mesleği yapıyor, aynı şeylere ilgi duyuyorlarsa, o engeller aşılıyor". Fatma da bunları aynen onaylıyor. Memduh devam ediyor: "Fatma'yı tanıdığımda o 16 yaşındaydı, ben 40. Uzun süre, belki 20 yıldan fazla onu ben yönlendirdim. Çok zekidir, sünger gibi her şeyi emer. O üniversiteler bitirmiş insanlardan çok daha iyi düşünebilen biri." Onlar uzun süre yasal engellerden dolayı evlenmediler. Hâlâ da evli değiller. Memduh şöyle diyor: "Benim için evlilik söz konusu değil. Dünyada da, belki birkaç yüzyıl sonra evlilik ortadan kalkacak. Yani iki insan birbirini seviyorsa, orada atılan kuru imzayla bağlanmalarının bir anlamı yok. Ama şu var: Ayrılıklarda kadının hakkı çok yeniyor, özellikle Türkiye'de. Belki onun için, resmi formalite kadın için önemli olabilir. Güvence açısından". Eğer evlenselerdi, Fatma soyadını değiştirip Ün yapar mıydı? "Bunu hiç düşünmedim. Evliliği ben de önemsemiyorum, sanırım soyadımı korurdum". Memduh Ün, sağlık açısından durumunu anlatıyor bana. En önemli sorunu, böbrekleri. Biri alınmış, öbürü yüzde 35 civarında çalışıyor. O da durursa ne olacak? Onun yaşında nakil çok zormuş. Ayrıca ona böbrek verecek akrabası yok. Velhasıl tam bir sorun. Allah sağlık versin... Memduh Ün'e ise önce futbol dönemini soruyorum. Hele çalışma odasında asılı, Beşiktaş'ın 1940-41 deki şampiyonluğunun anısı olan ve oyuncuların resimleriyle süslü panoyu gördükten sonra... Şöyle diyor: "İyi futbolcuydum. Beşiktaş'ı o yıl şampiyon yapan ekibin içindeydim. Daha öncesinde Ankara karmasında, Çukurova formasında oynamış, milli takım seçmelerine katılmıştım. Ama hep amatördüm. Bir yandan maliyede, belediyede, elektrik idaresinde filan çalışırken, öte yandan futbol oynardım. Kulüp iş verir, ama para vermezdi". Dünya Kupası'nı izlerken, Fatma'nın deyimiyle 'içine düşüyor'muş. Ve bunca yıllık sinemacılığına rağmen, "Sinema mı, futbol mu?" deyince, "Her şeye rağmen futbol," diyor. 70 küsur yaşına kadar futbolu fiilen oynamayı sürdürmüş.

ULUSLARARASI ÖDÜL

Ün, daha sonra oyuncu olmuş: Turan Ün adıyla. Tıp fakültesini yarıda bırakıp futbol işinden de para kazanamayınca, gelen öneriyi kabul etmiş. Ve 1947'de Damga filminde baş rol almış. Ardından yapımcılık, senaryo yazarlığı ve de yönetmenlik... 70-80 kadar film yönettiğini söylüyor. Sinema tutkusu 1938-39 yıllarında, hâlâ ayakta olan Alkazar Sineması'nda gördüğü macera filmleriyle başlamış. Ün, 90'larda da Bütün Kapılar Kapalıydı, Gün Ortasında Karanlık gibi değişik filmler çektikten sonra, bir arzuya kapılmış: Ödül alacak bir film yapmak... "Herkesin bir uluslararası ödülü vardı, benim yoktu. Hep üzülürdüm buna. Zıkkımın Kökü'nü açıkça ödül almak için çektim". Sonuç iyi olmuş ve dış ülkelerden birçok ödül gelmiş. Demek ki isteyince... Onun Mimar Sinan Üniversitesi'nde uzun yıllar süren sinema hocalığı da var. Sinema Bir Mucizedir ise eski asistanı Tunç Başaran'ın ona armağan ettiği bir senaryoymuş. Bu filmi çekerken, biraz da 'dünyanın en yaşlı yönetmeni' rekorlarını kırmayı düşünmüş. Ama sağlığı elvermemiş ve filmi Tunç tamamlamış. Kendi çekip bitirebilse, bambaşka bir film olacağına inanıyor. Kısmet değilmiş... Memduh Ün'ün anıları yayına hazırlanıyor. Bu alanın yorulmaz işçisi İbrahim Türk onunla konuşup tam 36 kaset doldurmuş, yakında çıkacak.
DİĞER RÖPORTAJ HABERLERİ
 'Bakacak kimse yok diye çocuk yapmadık'
 'Ben bu âlemin delisiyim'
 İran'da bir resmi bir de gizli hayat yaşanıyor
 Gizli ev partilerinde her şey serbest
 Onun işi insanlara keyif satmak
 Bu otelde hiçbir şey yapmıyorsunuz
 Londra'da İstanbul oteli
 Hukuk fakültesinin ilk Japon mezunu
 'Avukatlık yapmam için T.C vatandaşı olmam gerek'
 Bu kız sizi dans ettirecek
 'Türkiye'de aydın yok'
 'Gereksiz kitabı yırtarım'
 Sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısı: Memo
 'Gelecek yıl bebek istiyoruz'
 'Şampiyonlukta parasızlığın ve Allah'ın etkisi oldu'
 'Sion tarikatı, Bizans'ta da mevcuttur!'
 Sion Manastırı'nın hazinesi yurtdışında!
 'Parayla sevgi bile satın alınır'
 Eski şarkılarda güzel olan, 'söz' olmasıydı
    Pazar Sabah Yazarlar
    Güncel
    Hobi
  » Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
Gidip Himalayalar'da bir mağarada oturalım bari
Gidip Himalayalar'da bir mağarada oturalım bari
Ferrari'sini Satan Türk Bilge Ersin Pamuksüzer, "Hayatımız işgal...
'Bu koleksiyonun modası geçmez'
'Bu koleksiyonun modası geçmez'
İlk jean'ini 1972 yılında üreten Gas firmasının sahibi Claudio...
Gıda zehirlenmesi tezgâhlarda...
Kokoreç ve döner gibi, kültürümüzde önemli yeri olan geleneksel...
Futbolun gerçek krallığı sokaklarda
8 Temmuz'a kadar devam edecek Dünya Sokak Futbolu Şampiyonası'na katılan...
Kim korkar çağdaş sanattan?
Önemli sanat fuarlarından biri olan Art Basel'ın bu yıl bir de Türk katılımcısı...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.