kapat
   
06 Ocak 2007 Cumartesi
 
SABAH Gazetesi
 
Servislerimiz
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Ergun Babahan @ SABAH
SMS:
EB yaz
boşluk bırak
mesajını yaz
4122'ye gönder
 

Demirel'e yanıt

9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan' ın idamıyla ilgili yazıma yanıtını dün bu sütunlarda okudunuz.
Benim için en çarpıcı kısım, Demirel'in üç gencin hukuka aykırı biçimde, siyasi bir kararla asılmasına hâlâ sıradan bir olay, adi bir vaka gözüyle bakması, en küçük üzüntü belirtisi göstermemesi oldu.
Görünen o ki Sayın Demirel 35 yıl önce üç gencin asılmasına eli titremeden evet demiş, aradan geçen bunca yılda da en küçük bir vicdan azabı çekmemiş. İnsanlık temelinde bu ruh halini anlatmak kolay değil benim için.
Baştan başlayalım.
1971 faşist darbesi ve o darbenin kukla mahkemeleri bu ülkenin üç gencini sudan sebeplerle idama mahkûm etti.
Anayasa gereği bu karar son aşamada Meclis'e geldi ve CHP'nin karşı çıkışına rağmen başta AP olmak üzere sağ partilerin oylarıyla onaylandı.
Sayın Demirel, bu idama oy verenler arasındaydı.
O gençler asıldığında yaşları 2425 arasındaydı. Onlar dönemin devrimci gençliğinin lideriydi.
Türkiye'nin ABD tarafından sömürgeleştirildiğine ve tam bağımsız bir Türkiye için 2'nci bir bağımsızlık savaşı verilmesi gerektiğine inanıyorlardı.
Dönemin ruhuna uygun olarak bunun Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu tarafından yapılacağını düşünüyorlardı.
Topu topu 30-40 kişiydiler. İşledikleri suç biriki gasp ve adam kaçırmadan ibaretti.
Demirel ise sıradan bir milletvekili değildi, Adalet Partisi Genel Başkanı idi.
Dönemin gazetecilerinin anlatımıyla, o gün Meclis'te kendisi evet demekle kalmamış, oy verirken arkasına dönüp bakarak grubun nasıl oy kullandığını denetlemiştir.
Demirel faşist darbecilerle işbirliği yapıp idamların onayıyla kalmamış, bu üç gencin idamına karar veren mahkemenin başkanı Ali Elverdi'yi Adalet Partisi'nden, mahkemenin savcısı Baki Tuğ'u Doğru Yol Partisi'nden Meclis'e sokmuştur.
Dönemin işkenceci komutanı Faik Türün'ü İstanbul'dan senatör adayı yapmış, ancak Türün sandıktan çıkamamıştır. (Demokrasiyi savunmak adına tuhaf bir yöntem.)
Gelelim Sayın Demirel'in oy sayılarına.
Ben Demirel'in seçimleri gayri meşrudur demedim. Demirel'in elinde üç gencin kan izi var dedim ve hâlâ sözümün arkasındayım.
Sayın Demirel bu ülkede ne yapıp yapmadığınızı tarih elbette yargılayacak.
Benim yaptığım hayatınızın bir gününü, hatta bir saatini, o saatin belirli bir anını sorgulamak.
Ben kukla bir mahkemeden çıkan kararla üç genci ölüme göndermek için kaldırılan eli, o elin havaya kalktığı anı sorguluyorum.
Siz Meclis kararı formalite diyorsunuz. Siz o gün hayır oyu verseydiniz o çocuklar asılır mıydı, bunun cevabını vermiyorsunuz.
Çünkü biliyorsunuz ki, Meclis'ten çıkacak red oyu bu infazları engellerdi.
Ama siz infazdan yana oldunuz hayattan değil.
Meclis'in geri çevirdiği idam kararı yok diyorsunuz.
Soruyorum size o kararların kaçı bağımsız mahkemelerden verilmiştir, kaçı faşist sıkıyönetim mahkemelerinden.
Kaçı adi suçlara ilişkindir, kaçı tamamen siyasidir.
Siz de çok iyi biliyorsuuz ki, Meclis'in o dönem onayladığı tek siyasi idam kararı budur.
Siz dönemin siyasi figürü olarak bu kararlara karşı çıkma yürekliliği göstermediğiniz ve bugün de bu idamlara sıradan olay muamelesi yaptığınız için sorumlusunuz.
Ben de size teessüf ederim.
Üç genç adamın haksız yere idam sehpasına gidişine evet dediğiniz için teessüf ederim.
Aradan 35 yıl geçtikten sonra bundan dolayı üzüntü duymadığınız için teessüf ederim.
Anayasayı tankla, topla, uçakla ihlal, ilga eden darbecilerle işbirliği yapıp onları yanınızda Meclis'e taşırken 35 tabanca ve tüfek sahibi genci anayasayı ihlal suçundan astırmayı tercih ettiğiniz için teessüf ederim.
Yaşamın yanında olmayıp ölümü tuttuğunuz için teessüf ederim.
12 Mart ve 12 Eylül'de işkenceden geçen, düzmece mahkemelerde mahkûm edilen, ölen, öldürülen binlerce genç adına teessüf ederim.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Demirel'in mektubu   / 05-01-2007
 Mandalina değil kahır üretiliyor   / 04-01-2007
 Artık yeter   / 03-01-2007
 Elinizde kan izi var Süleyman Bey   / 02-01-2007
 2007'den dilekler   / 01-01-2007
 Saddam Hüseyin
Abdullah Öcalan
   / 31-12-2006
 İnsanın içi acıyor   / 29-12-2006
 Bir insanlık sorunu   / 28-12-2006
 10 numara...   / 28-12-2006
 Faşizmin komedisi veya çıplak gerçeği   / 27-12-2006
ERGUN BABAHAN
Demirel'e yanıt
9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in...
FATİH ALTAYLI
Olcay sepet mi?
Milliyet'in manşetinde Kadından Sorumlu...
ERDAL ŞAFAK
Ankara-Madrid
Türkiye'nin Güneydoğu sorunu...
Cep icat oldu 'mertlik' bozuldu
Dünya liderlerinin halktan gizlediği olaylar cep telefonu...
'ABD Kuzey Irak'a asker kaydırmalı'
Irak'ta çözüm için ABD'li eski müsteşardan öneri: Kürtler'in...
Aslantepe imzaları
Aslantepe imzaları
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın TOKİ'ye uyarısı "Seyrantepe...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2007 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu