SABAH - Ali Poyrazoğlu
kapat
   
SABAH Gazetesi
 
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Ali Poyrazoglu @ SABAH
 

Sürekli orgazm hali gibi yapmak...

Tek derdimiz sürekli tüketmek... Tüketmenin hazzında boğulmak... Bazı ürünler, yaşamımıza kutularıyla, şişeleriyle, reklamlarında kullanılan müzikleriyle, oyuncularıyla, sloganlarıyla yerleşiyor; ailenin, evin, yaşamın vazgeçilmez parçaları, tamamlayıcıları oluyor. Yaşam biçiminin vazgeçilmezleri arasına giriyor tükettiklerimiz. Duygusal olarak yaşadıklarımızı da vazgeçilmezlere döndürüp fazla emek vermeden; sevgiye, aşka çok bağlanmadan, kullanıp atarak sürekli tüketmek istiyoruz.

Tüketmenin hazzında boğulmak... Aşkı, sevgiyi, birliktelikleri de ürüne dönüştürüp, sürekli tüketmenin çılgınlığına takmışız kafayı.

Tüketmek, bitirmek, dibini bulmak, boşaltmak, boşalmak, orgazm... Gerçeği yoksa yalancısı, orgazm olsun, isterse yalancısı olsun. Olmuyorsa, derinliğine, gerçekten yaşanamıyorsa, gibisi var. Gibi yaparız olur biter. Hayallerimiz gerçekleşmiyorsa gibisini yaşarız.

SEVGİ-NEFRET İLİŞKİSİ


Şampuanla, deterjanla, içecekle, bankayla, arabalarla, elbiselerle, koltuklarla, kanepelerle, sevgi ve nefret ilişkimiz var. Her şey karşıtını içinde taşıyor. Nefret öğesi, sevgiyi vazgeçilmez kılıyor. Gel gitler tamamlıyor sevgiyi... Gerilimler yaratıyor sürekliliği, enerjiyi, sinerjiyi... Peki, yaşamımızı kuşatan 'şeylerle' oynadığımız takım oyununun sinerjisi nerede gizli? Büyük bir aşkla bağlanmanın kuralları ne? Bağlandıklarımız, bize kendilerini nasıl sunuyor? Biz kendimizi onlara nasıl sunuyoruz?

Büyük aşk, nasıl devam edecek? Ürünlerle bize sürekli yaşam biçimleri pazarlanıyor. Sevgi de aşk da ürün de bir yaşam biçiminin içine yerleştiriliyor. Koşullar bize reklamlarla sunulan yaşam biçimini hiç andırmasa da o ürünler, özendiğimiz dört bir tarafından düzen ve mutluluk akan 30 saniyelik, 45 saniyelik yaşam parçacıkları olarak yerleşiyor zihnimizin alt katlarına, bodrumlarına... O ürünü alırken farkına varmadan o yaşam parçacıklarının içine yerleşiyormuşuz gibi geliyor bize...

Gibi yapıyoruz. Hoşumuza gidiyor bu oyun. Belki de o ürün vasıtasıyla sana sunulan hayatla senin yaşadığının bir ilgisi yok. Olsun, gerçek hayatının dışında o ürünlerle kurulmuş yedek bir hayatta da var olduğunu, böyle bir hayatı da sürdürdüğünü sanıyorsun.

Gerçek yaşamını zihninde kurduğun yedek yaşamla aldatmaya başlıyorsun.

İKİZ YAŞAM PEŞİNDEYİZ

Heyecan, müthiş bir heyecan... Gerçek yaşamın, asıl sevgilin, reklamlardan yola çıkarak sana önerilen, algılaman istenen yaşam, metresin, sevgilin oluyor. Aşk... Evet, aşk... Aşk oyunları, evet!!! Yaşamı süsleyen, dayanılır kılan aşkın bütün parıltıları, yansımaları, hazzın peşindeki yolculuk daha da derinlik kazanıp içine işliyor. Gerçek yaşamında kendini içinde gördüğün aynanın karşısına, yedek yaşamının aynasını yerleştiriyorsun.

Aynadan aynaya yansıyan görüntülerin ortasında, bir haz labirentinde var olmanın tadını yaşıyorsun. Ruh ikizi arar gibi ikiz yaşam peşindeyiz hep... Gerçek yaşamının yarım olduğunu, yedek yaşamın seni bütünleyeceğini düşünme hali... Sürekli orgazm histerisi içinde birbirimizi, aşkı, yaşamı ıskalıyoruz...

Gibi yapıyoruz... Gibi hayatlar peşinde...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Sürekli orgazm hali gibi yapmak...   / 24-03-2007
 Hepiniz çocuk tacizcisisiniz   / 17-03-2007
 Ev değil, tımarhane   / 10-03-2007
 Gülme ruhun müziğidir   / 03-03-2007
 Müjdat Gezen'i kınıyorum...   / 24-02-2007
 Savaş Dinçel ve saz arkadaşları   / 17-02-2007
 Sorgulamak gençleştirir   / 10-02-2007
 Temizlik zamanıdır şimdi   / 03-02-2007
 Yalnızlığın kaleleri   / 27-01-2007
 Tak Tak... Takıntı...   / 20-01-2007
    Cumartesi Yazarlar
    Güncel
  » Yaşama Dair
    Sinema
    Gurme
PROF. DR. BENGİ SEMERCİ
Tedaviler hakkında özel bir açıklama
Soru: Sayın...
METİN KALKAVAN
Türkiye'nin en büyük Motosiklet...
Işık kentinde kesişen öyküler
Işık kentinde kesişen öyküler
"Herkesin gözde şehri" Paris'e 19 farklı bakış. Aslında 20 olacakmış,...
Hugh Grant'i şarkıcı yapan film!..
Hugh Grant'i şarkıcı yapan film!..
Ününü 1980'lerin çılgın pop gruplarından biriyle yapmış, ama sonradan...
Küçük bir gurme cenneti
İyi mezecilerin giderek tarihe karıştığı İstanbul'da hem kaliteli...
Evren 'Zincirbozan'a gitmek istiyor!
13 Nisan'da vizyona girecek Zincirbozan, 12 Eylül 1980 darbesini, bilinmeyen...
Muhteşem horozlar sergileniyor
Faruk Bil'in 'Muhteşem Horozlar ve Sultani Soyutlar' adlı resim sergisinde...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.