X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Ben bu makama zembille inmedim'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Ben bu makama zembille inmedim'

  • Giriş Tarihi: 24.3.2015
'Ben bu makama zembille inmedim'
'Ben bu makama zembille inmedim'

Cumhurbaşkanlığı makamına gökten zembille inmediğini belirten Erdoğan: benim sorumluluğumda başlamış ve bugünlere gelmiş bir süreçtir. Bundan sonraki gelişmelere ilişkin söz söylemek hem hakkım hem de vazifemdir

Cumhurbaşkanı , ile ilgili eleştirilerine yanıt verenlere isim vermeden yüklendi. Erdoğan, 5. Muhtarlar Buluşması'nda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

BİZİ BİZ TANIMLARIZ: Bizim Kürtler'le olan irtibatımızı, ilişkimizi, muhabbetimizi ve uhuvvetimizi ancak ve ancak Türkler ve Kürtler olarak, biz tanımlarız. Marjinal, ateist, inançsız, özellikle bu toprakların değerlerinden, özünden ve ruhundan kopuk akımlar, çıkıp da bizim birbirimize olan muhabbetimizi yeniden tanımlayamazlar.



KÜRT SORUNU YOKTUR: Diyarbakır'da 2005'te "Kürt meselesi benim meselemdir" dedim. O gün inkar politikalarını ellerimizin tersiyle ittik. Asimilasyonu bir daha geri gelmemek üzere tarihe havale ettik. Devletin sorunları kabul ederek, çözüm çabasına girmesiyle birlikte, Kürt sorunu kavramı artık geçerliliğini yitirmiştir. Ben "Kürt sorunu yoktur" dediğimde, bunu son derece art niyetli şekilde başka yerlere çekmeye çalışıyorlar. Söylediğim son derece açıktır. Türkiye'de artık Kürt sorunu yoktur, Kürt kardeşlerimin sorunları vardır.

KEFENİMİZLE ÇIKTIK, YILMADIK: Nice darbe girişimi, saldırı, Gezi olayları, 17-25 Aralık darbe girişimleri, Kürtlerin sorunlarının çözümünü engellemek için sahneye konuldu. Bizim politikalarımızı terör belirleyemez. Bizim istikametimizi, politikalarımızı, darbe tehditleri, istikrarsızlık tehditleri, çatışma tehditleri de belirleyemez. Bizim politikamızı sadece ve sadece milletimiz belirledi. Biz bu meseleyi çözmek için kefenimizle yola çıktık. Bu yolda baldıran zehri içmek gerekiyorsa onu da içeriz dedik.

GEÇEN NEVRUZ DA AYNISI SÖYLENDİ: Şimdi söylüyorlar, "silahlar bırakılsın". İfade olarak çok güzel. Tamam da bir yıl önce nevruzda yine bunlar söylenmişti ve "tamam" dendi, ne oldu? Ben ne dedim geçenlerde, uygulamaya bakarız. 30 Mart'ta ve Cumhurbaşkanı seçimlerinde tehditlerle iş yürüdü. Artık bu tehditlerden halkımızı kurtarmak zorundayız.
#Sayfa#
ÇAĞRIM ÖRGÜTE DEĞİL: Çağrımı terör örgütüne değil, terör örgütünün vesayetinden kendisini kurtaramayan bu siyasi partiye yapıyorum. Eğer bu ülkede siyaset yapmak istiyorlarsa, eğer çözüme katkı sunmak istiyorlarsa önce silahların gölgesinden, önce silahların tasallutundan kurtulacaklar. Ancak hiç kimsenin de benim Kürt kardeşlerimi zehirlemesine, Kürt kardeşlerim nezdinde haksız bir meşruiyet kazanmasına, haksız bir muhataplık kazanmasına müsaade edemeyiz, etmemeliyiz. Silahların gölgesinde barış olmaz. Hele hele verilen sözlerin defalarca çiğnendiği, vaatlerin defalarca bozulduğu, itimadın tahrip olduğu bir ortamda somut adımları görmeden daha ileriye gidemeyiz.

IRA GÖMDÜ: Bu sözüne güvenilmeyen figürlerle yol mu yürüyeceğiz. Yüzüne gülen, arkanı döndüğünde her türlü oyunu oynayanlarla nasıl devam edeceğiz. Önce silahı bırakacaksın. Bak IRA, İngiltere'de, İrlanda'da bölgede silahları betonlara gömdüler, bunu dünyaya da ispat ettiler. Silahı bırakacaksın, bununla birlikte savaşın, çatışmanın, fitne ve nifakın dilini de bırakacaksın. Ondan sonra söyleyecek bir sözün varsa anayasal, demokratik sınırlar içinde, siyaset zemininde söyleyeceksin.

KEYFİNİZ BİLİR: Siz çözüm istemiyorsanız kusura bakmayın keyfiniz bilir. Biz milletimizle birlikte yolumuza devam eder, silahlara rağmen, silahların tasallutundan siyaset yapanlara rağmen biz bu meseleyi çözeriz.

CUMHURBAŞKANI ÇÖZÜMÜN NERESİNDE DÖN BAK: 6-8 Ekim tarihlerinde milleti sokağa davet eden kimdi? Ondan sonra yalana başladılar. Ne yapmadın ya, sokağa davet ettin. Kendileri için hak aradılar. Şimdi çıkmışlar utanmadan Cumhurbaşkanı çözümün karşısında diyorlar. Cumhurbaşkanı çözümün yanında mı karşısında mı geriye dönüp 12 yıllık döneme bakarsın görürsün. Kürt demek yasaktı bu ülkede. Kürtçe şarkı türkü yasaktı. Sokakta Kürtçe konuşmak yasaktı. Anne evladıyla cezaevinde Kürtçe konuşamıyordu. Bölgede seyehat etmek yasaktı. Yol yoktu, öğretmen yoktu, hastane doktor yoktu. Bunların hepsini biz çözdük.

ZEMBİLLE İNMEDİM: Başından beri "terör örgütü silahları bırakacak" dedim. Cumhurbaşkanlığı makamına gökten zembille inmedim, 12 yıl Başbakanlık, daha önce de belediye başkanlığı yaptım. Halkın içinden buralara geldim. Hangi köyde, mahallede, beldede, ilçede, ilde ne var ne yok biliyorum.
#Sayfa#
'İKBAL DERDİNDE OLANLAR ANLAMAZ'

BARIŞ ADINA: Eleştiriyorsam ülkem adına, kardeşlik adına, barış adına yapıyorum. Dert adamı söyletir. Meselesi ikbal, koltuk olanlar, ucuz kahramanlık peşinde olanlar bizi anlayamadı. Biz şahsi meseleleri işin içine katmadan, hükümetimizle devletimizle bu işi çözeceğiz. Çözüm süreci benim sorumluluğumda başlamış ve bugünlere gelmiş bir süreçtir. Bundan sonraki gelişmelere ilişkin söz söylemek, değerlendirme yapmak, teklifte bulunmak, hem hakkım hem de vazifemdir.

DEMİRTAŞ'A YANIT: Birileri çıkmış "artık tek adamsın, yanında kimse yok" diyor. Bunlar çok zavallı. Ben cumhurun başkanıyım. Büyüklerimizin çok güzel bir lafı var, 'kendini bil, haddini bil, neslini bil.' Ama bunlarda hiçbirisi yok.

'MEŞRUİYET KAZANDIRMA GİBİ BİR DERDİMİZ YOK'

TÜM SORUNLARI ÇÖZECEĞİZ: Elbette bu meselede tümüyle ortadan kalkmış değil. ama biz Türkiye'nin tüm meseleleriyle birlikte bu meseleyi de çözme irademizin sonuna kadar arkasındayız. Türk kardeşimin, Kürt kardeşimin, Arap kardeşimin ne sorunu varsa, Alevi'nin, Sünni'nin, işçinin, sanayicinin ne sorunu varsa Allah'ın izniyle hepsini de çözeceğiz. Çözüm Süreci bir iki etnik unsurun değil, iki bölgenin değil, tüm milletimizin ve tüm Türkiye'nin ortak meselesidir.

İKİYÜZLÜLERLE YÜRÜMEYİZ: Kim çözümde yanımızda olursa onunla yürürüz, ama ikiyüzlülerle asla yol yürüyemeyiz. Bizim hiç kimseye meşruiyet kazandırmak gibi bir gayemiz yok olamaz. Türkiye, terör örgütleri karşısında, vandallar karşısında, paralel ihanet şebekeleri karşısında boyun eğmez. Eğer itiraz ediyorsam, bazı yanlışlara dikkat çekiyorsam, bugüne kadar yaşananları yakından bilen biri olarak yapıyorum. Bu ülkede paralele, yapılanmaya dikkat çekerek yapıyorum. Bir şeyi daha özellikle söylüyorum. Paralel devlet yapılanmasının, bizlere yönelttiği çağrılara bakarsanız, nerelerle nasıl paslaştıklarını görürsünüz.