Ersoy Dede

Ersoy Dede

22 Mayıs 2016, Pazar

4 Mayıs Dengeleri

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Beştepe'ye çıktığı 4 Mayıs tarihi, Türkiye için bir kırılma noktasıdır.
Hep sözü edilen 'Yeni Türkiye'nin en önemli dönemeçlerinden biridir.
10 Ağustos 2014'ten itibaren Türkiye'de bir hükümet modeli değişikliği yaşanmıştı..
Ancak işin ciddiyetine geniş kitleler ancak 4 Mayıs 2016'da varabildiler..
Öyle ya da böyle artık fiili durum gerçekleşti..
Bundan sonra neler olacağına bakma vakti..

Değerli dostlar,
4 Mayıs, tamamen yürütmede yaşanan iki başlılık neticesinde yaşanmıştır.
Detaylarında boğulmaya gerek yok..
Bugün itibariyle Ak Parti başta olmak üzere,
yasama meclisi üyelerinin en öncelikli sorunu bu iki başlılığı ortadan kaldırmak, bu arızayı gidermek olmalıdır..
Buna kategorik olarak karşı çıkan CHP'nin bile öncelikli gündeminin bu olması beklenmez mi?

Bu sistemin sürdürülebilir bir sistem olduğunu mu düşünüyor CHP?..
çok açık bir hatırlatma yapmamız lazım o zaman..
Başta parti yöneticileri tarafından kandırılan CHP seçmenleri olmak üzere
herkes evindeki 1982 Anayasa kitapçığına daha dikkatli baksın..

MEVCUT ANAYASADA CUMHURBAŞKANI

Değerli dostlar..
Hiç bir değişiklik yapılmamış haliyle..
Yani bugünkü haliyle bakalım gelin Anayasa'ya..

Mevcut Anayasa'ya göre, "Cumhurbaşkanı", 'Devletin başıdır'..
Görev ve yetkiler kısmı bu ifadeyle başlıyor..
Ve şöyle devam ediyor..
"…..Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde açılış konuşmasını yapmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni gerektiğinde toplantıya çağırmak, yasaları yayımlamak, yasaları yeniden görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne geri göndermek, anayasa değişikliklerine ilişkin yasaları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak.."
Bunlar, yasama yetkileri…
Gelin şimdi de 'yürütme' başlığı altındaki yetkilerine bakalım…
"… Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek, bakanları atamak ve görevden almak, Bakanlar Kurulu'na başkanlık etmek, dilediğinde Bakanlar Kurulu'nu toplantıya çağırmak.."
Başka?
"… Dış temsilci göndermek ve uluslararası anlaşmaları onaylamak-yayımlamak…"
Başka?
"… Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Başkomutanı sıfatıyla; .. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kullanılmasına karar vermek, Genelkurmay Başkanı'nı atamak, Milli Güvenlik Kurulu'nu toplantıya çağırmak, Milli Güvenlik Kurulu'na Başkanlık etmek, Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim ya da olağanüstü hal ilan etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak…"
CHP yanlış anlamasın..
yapılacak olan bir düzenleme için teklif edilen yetkiler değil bunlar..
Hâlen yürürlükte olan maddelerden naklettim buraya..
devamı da var..
"…Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek, üniversite rektörlerini seçmek, Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek…"

Bu haliyle bugün yaşanan en büyük sorun 4 Mayıs'ta Başbakan'ın görevden affını istemesiyle neticelendi.. Daha fazlası olmaz..Cebinde 23 milyon seçmenin oyunu taşıyan bir Cumhurbaşkanı.. Bir de Anayasanın kendisine tanıdığı bu yetkilerle.. Az bile yapıyor.. Ben CHP'nin yerinde olsam, şu yetkiler hanesini regüle edecek bir düzenlemeyi koşa koşa teklif ederdim.. Ama politik körlük bu demek ki.. Kalın sağlıcakla.

SON DAKİKA