kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Son Dakika
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    İşte İnsan
    Sinema
    Turizm Rehberi
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Levent Tuzemen @ SABAH
 
Başarı ve kıskançlık
Canaydın'ın cevabı
Seyircinin görevi
Paf'lar 26 yıl sonra zafere koşuyor...

Başarı ve kıskançlık

Fatih Terim, Mustafa Denizli ve Şenol Güneş dönemlerinde Milli Takım büyük başarılara imza atmıştı. 2000'de Portekiz'de çeyrek final oynayan takım ile Japonya'da dünya üçüncüsü olan takımın iskeleti UEFA Kupası'nı kazanan G.Saraylı oyunculardan oluşuyordu. Yani G.Saray yıllardır Milli Takım'a en fazla oyuncu veren kulüptü. Ersun Yanal döneminde A Milli Takım için bu sayının azaldığı görünürken G.Saray'ın geleceği gençler, geleceğin Milli Takımı'nı oluşturan oyuncular olarak göze çarpıyor.
Bugün U-20 ve U-17 Milli Takımı'nda, tam 8 G.Saraylı oyuncu hizmet veriyor. Milli Takımlar'a göz attığımızda totalde yine G.Saraylı oyuncular liste başında bulunuyor. Özellikle U-17 Milli Takımı'nı şampiyon yapan kadroda G.Saray'dan (Serdar Kesçi, Erkan Ferin, Harun Karadaş, Aydın Yılmaz, Muhammed Ali Atam, Özgürcan Özcan) 6 oyuncu bulunuyor. Bu tablo G.Saray'ın alt yapıya ne kadar büyük önem verdiğini ve Türt futboluna katkısını gösterirken Milli Takımlarımız'ı da başarıya taşıyor. Ama Türkiye'de nedense meyve veren ağaç taşlanıyor. Başarıya tutunamayanlar başarılı olanı kendine örnek seçip çıtayı yükseltmeleri için çalışacaklarına başarılı olana ya çelme takmaya ya da ayağına sarılıp aşağıya çekmeye çalışıyor.

Cehennem
fıkrası
Kazanılan başarıların kıskançlık sonucu, yapılan kötü hareketlerden bile ne kadar çok düşman kazandırdığını bir fıkrayla anlatayım: Cehenneme giden her millete birer kazan vermişler başına da kaçmamaları için birer bekçi dikmişler. Ancak Türkler'in olduğu kazanın başına bekçi vermemişler. Birileri merak etmiş ve "Türkler'in kazanının başında neden bekçi yok?" diye sormuş. Cehennem yetkilisi de, "Onlara bekçi gerekmez. Türkler birbirlerinin ayağına sarılıp kaçmak isteyeni zaten aşağıya çekerler" diye cevap vermiş.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Cim Bom ders verdi   / 12-05-2005
 Flavio'nun gecesi   / 08-05-2005
 'Benim iki diplomam federasyonda asılı'   / 07-05-2005
 En iyisi Hakan   / 02-05-2005
 Kulübeler mezar gibi!..   / 30-04-2005
 Ribery'yi kullanmak   / 25-04-2005
 Tarihi fırsatı kaçırmayın   / 23-04-2005
 Rövanş niyetine   / 21-04-2005
 Kabze'den sonra   / 17-04-2005
 G.Saray, 'Ben bilirim' inadının kurbanı oldu   / 16-04-2005
LEVENT TÜZEMEN
Başarı ve kıskançlık
Fatih Terim, Mustafa Denizli ve...
HASAN SAYDAM
Ataman Harası
Atyarışı Müşterek Bahisi'nde hasılatlar...
'Sıkıntıların nedeni geç reform yapmamız'
'Sıkıntıların nedeni geç reform yapmamız'
Adalet Bakanı, Hukuki Perspektifler Dergisi'nin toplantısında,...
Geçmişin izi, çocuk rüyalarında
Geçmişin izi, çocuk rüyalarında
Geçmiş yaşam terapileri eğitimcisi Dr. Jeffery Ryan, dört yaşından...
Hem çok acı hem de seksi
Hem çok acı hem de seksi
Gündemden düşmek bilmeyen Paris Hilton, ABD'de bir hamburger...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu