kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   Son Dakika
   Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
  » Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Tümgeneral Özkasnak, medyada sık sık yer almasının aleyhine kullanıldığını düşünüyor.
Çuvala tepki veremedik
Haşlanan kurbağaya dönmeyelim

Çuvala tepki veremedik


Çuval olayında "ABD burnumuzu sürtmek istedi" diyen Özkasnak, terfi edememesini ise "Kimse kendi köyünde peygamber olamaz" diye açıklıyor.

* Çuval olayına nasıl bakıyorsunuz, yeterli tepki gösterildi mi?
Son derece acı, iki müttefik arasında olmaması gereken bir olay. ABD bu olayı en üst seviyeden emretmiş ve uygulatmıştır. Lokal veya tesadüfi bir olay değildir. ABD bu şekilde Türkiye'nin burnunu sürtmek istemiştir. Gerekçe Türkiye tarafından aldatılmak. İşin garip tarafı ılımlı İslam'a taraftar olan, Türkiye'yi bölgede ılımlı İslam'ın bir modeli olarak takdim etmek isteyen ABD'nin kendisini ılımlı İslam'ın sahibi olarak niteleyen bir hükümet tarafından yarı yolda bırakılmasıdır. Çuval olayı, Türk milletinin gururu üzerinde kapanamaz bir yara açmıştır.Bu yaranın nasıl kapatılacağını ben de bilmiyorum. Mantıklı düşünmeye çalışıyorum, ama daima milli hislerim galip çıkıyor. Çuval olayına yeterli tepki gösterildiğini ise hiç sanmıyorum.

* Peki, tezkerenin geçmemesinde başka kurumların sorumluluğu yok mu?
Tabii ki var. O döneme kadar Türkiye'nin milli stratejik konseptinin hazırlanmasında, başrolü oynayan Dışişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı'nın tezkerenin geçirilmesinin önümüzdeki yıllarda Türkiye'nin bölgedeki menfaatleri üzerinde yaratacağı katkıları üzerinde yetkili ve gerekli aydınlatıcı, bilgilendirici ve motive edici sorumluluklarını yerine getirmedikleri anlaşılıyor. Hükümetin buna ihtiyacı vardı. Bu nedenle tezkerenin oylanması, MGK toplantısından bir gün sonraya ertelenmişti.

* Siz 28 Şubat döneminde ismi ön plana çıkan birkaç generalden biriydiniz. Terfi edeceğinize ilişkin bir beklenti vardı. Neden emekli oldunuz?
28 Şubat süreci öncesi PKK'nın siyasal gücünü yok etmeye sonra irticai faaliyetlere yönelik Genelkurmayca başlatılan psikolojik harekat çerçevesinde görevim gereği basınla çok yakın bir temas ve ilişki içerisine girmiştim. Güneydoğu Anadolu'ya defalarca basın turları yaptık. Bu basın turları sonucu, TSK hiçbir dön e m d e olmadığı kadar şeffaf olmuştu. Bu arada medya da (bir kısım malum medya hariç) şahsıma karşı da çok yakın sevgi ve güven duyguları uyanmıştı. Bu durumun daha sonra silahlı kuvvetlerin en üst seviyesinde hoşnutsuzluk uyandırdığını anladım. TSK'nın, medyada bu kadar yoğun yer alması alışılmış bir şey değildi. Askeri geleneklerde böyle bir şey yoktu. Tabii benim medya ile ilişkim, Genelkurmay Başkanı ve İkinci Başkanı tarafından biliniyor, emrediliyor ve yönlendiriliyordu. Tamamiyle bağımsız, kendi başına hareket etmiş değildim. Ancak geri plandakiler sıralarını bekliyorlardı. Tabii, görevlerimi TSK'dakilerin yüzünü ağartacak bir şekilde yapmaya çalışırken, diğer taraftan aleyhime gizlice oluşturulan (yüzüme karşı asla belli etmemişlerdir) bu duruma karşı yapabilecek hiçbir şeyim yoktu. En fazla şimdi aşağıdaki anektodu size anlatabilirim: Hz. İsa köyünden ayrılmış. Civar şehirlerde peygamber olduğu, körlerin gözünü açtığını, ölmek üzere olan hastaları iyileştirdiği rivayetleri bütün bölgeyi kapladığı sıralarda, bir tüccar İsa'nın doğduğu köye gitmiş. Görüştüğü kişilere İsa'nın mucizelerinden bahsederek "Böyle bir peygamberin çıktığı bu köy, ne kadar övünse az kalır" şeklinde konuşunca köylüler; "Şu bizim Meryem'in oğlu İsa'dan mı bahsediyorsun? O kim, peygamberlik kim?" diyerek cevaplamışlar. Sonuç olarak kimse kendi köyünde peygamber sayılmaz.

1 2 3 4 5
 
DİĞER GÜNDEM HABERLERİ
 Danıştay'dan güvence
 Önüne gelen cami yapıyor
 Marketin emanetine bırakılan bomba patladı
 Kilit adam Süleyman da susma hakkını kullandı
 'Ankara' pistten çıktı
 Mahkeme: Şorej nedir? Kürt Enstitüsü: Devrim
 Kani Yılmaz Şanlurfa'da toprağa verdi
 'Rüşvet değil, borç istedim'
 Kış yurdu esir aldı
 Serbest kalan üç Sivas hükümlüsü cezaevinde
 Osman Öcalan kalp krizi geçirdi
 Diyarbakır Barosu: 11 kişi daha kayıp
 Çığ kurbanları son yolculuğa uğurlandı
 Sanal dedektif sahteymiş
 Türk tenor Paris'te başrolde
YILMAZ ÖZDİL
Taaarımın anası...
IMF'nin ve AB'nin emrine girene...
ERGUN BABAHAN
28 Şubat ve Özkasnak Paşa
Metehan Demir, çok...
UMUR TALU
Balığın başı
Ülkeniz cennettir; lakin birileri size hep...
FATİH ALTAYLI
Vurdu vuruldu
Başbakan Erdoğan, TÜSİAD Başkanı...
ERDAL ŞAFAK
Bitmeyen tartışma
Adalet Bakanı Çiçek, Sabancı Holding...
Medeniyetler arasında çatışma yok
Oxford Üniversitesi'nde profesör olan Tarık Ramazan: Batı'yla sorunu...
Mahkemeye "galabeya" ile çıkabildi
Irak devrik lideri Saddam Hüseyin ve 7 yardımcısının Duceil...
Hatasız kul olsaydı
Hatasız kul olsaydı
Hakem hatalarının damga vurduğu ligde, zirvedeki iki takımın...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu